Belediyeler ve çağdaş kent


Çağdaş bir kentte en temel özellik, eğitim seviyesinin yüksek oluşu ve fikirlerin rahatça ifade edilebilir olmasıdır. Çünkü eğitim seviyesinin düşük olduğu ve fikirlerin özgürce tartışılmadığı bir yerde, çağdaş bir kent için gerekli koşullar oluşmaz; koşullar oluşursa da toplumsal ve sistemsel aktivasyonlar tam işlemez.

 

Çağdaş bir kent; sadece lüks binalardan, son model arabalardan ve şık kıyafetlerden ibaret olmayıp; altyapı, ulaşım, sosyal ve ekonomik refah ile hoşgörü temelinde güçlendirilmiş toplumsal-kültürel ilişkilerden oluşan yaşam kalitesini içerir.

 

Doğalgazdan yoksun, su, elektrik, telefon ve kanalizasyon sisteminin işlemediği altyapıyla, ulaşımın keşmekeş olduğu üstyapıyla, tüm kesimlere yansımayan sosyal ve ekonomik refahtan dolayı düşük sosyaliteyle, kültür içinde veya kültürler arasındaki bağı zayıflatan hoşgörüsüz ortamıyla, lüks binaların ve abraların, şık kıyafetlerin hiçbir önemi yok.

 

Peki, yaşam kalitesi nasıl artırılr?

 

-Eğitimde fırsat eşitsizliği yerine, fırsat eşitliğiyle, eğitimsiz yığınları bilgi toplumuna dönüştürerek,

-Farklı kültür, inanç ve düşüncelere sahip kesimlerin bir arada yaşayabilecekleri demokratik kültürü oluşturarak,

-Bilgi toplumunu oluşturma neticesinde gelişen ticaret ve sanayi ile sosyal ve ekonomik refahı yükselterek,

-Her türlü güvenliği sağlayarak,

-Maksimum sağlık hizmetlerini sunarak,

-Kentsel dönüşüm projeleriyle dayanıklı ve ucuz konutlar üretip, gece kondu varoşlarını eriterek,

-Engelli, yaşlı ve bisikletli dolaşımını kentin tüm yollarına yayarak,

-Sağlığı ve çevreyi tehdit eden etkenleri ortadan kaldırarak,

-Kültürel, tarihi ve doğal varlıkları koruyup, kent estetiğini zenginleştirerek,

-Özel araç bağımlılığını azaltacak hızlı toplu ulaşım ağını oluşturarak,

-Bilim, kültür, sanat ve spor olanaklarını oluşturup, bunların etkinliklerine yer vererek,

-Rekreasyon(eğlence, dinlence)olanakları oluşturarak,

-Görüntü, gürültü ve çevre kirliliğine son vererek.

 

Peki, bunlar nasıl oluşturulur?

 

Bunların oluşması için en başta yerel yöneticilere iş düşer. Yani belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri yukarıdaki modern yaşam imkânlarının çoğunu oluşturmakla yükümlüdürler. Yerel yöneticiler kadar milletvekilleri de bunların gerçekleşmesi ve takibiyle görevlidirler. Aydınlar, sivil toplum örgütleri ve halk bir bütün olarak, modern bir yaşamın oluşması için istekçi ve yönlendirici, gerçekleşmesi için kolaylaştırıcı, ne derecede gerçekleştiği için de takipçi olmalıdırlar.

 

-