Kurban mı, hindi mi katliam


     Müslümanların Kurban Bayramı ile Hrıstiyanların Şükran Yemeği, Yılbaşı ve Paskalya ritüellerinde hayvan kesim şekilleri aynı olmalarına karşın, amaç olarak büyük farklılıklar göstermektedir. Türkiye’de yaklaşık her yıl 2,5 milyon civarında hayvan Kurban Bayramında kesiliyor. Dünyada ise, Türkiye baz alındığında ortalama her yıl 30 ila 40 milyon hayvan kesiliyor.

 

     Şükran Yemeği, Paskalya ve tüm dünyaya yayılan Yılbaşı kutlamalarında her yıl 500 milyona yakın hindi kesiliyor. Dünyadaki bu tahmini rakamlara, Amerika Birleşik Devletleri istatiki rakamlarına bakılarak elde ediliyor. ABD’de, Yılbaşı Gecesinde 45 milyon, Şükran Yemeğinde 22 milyon, Paskalya kutlamalarında 19 milyon olmak üzere toplamda 87 milyon hindi kesiliyor. Ayrıca Noel ve Yılbaşı kutlamalarında tıpkı hindiler gibi milyonlarca çam ağacı kesilerek kutlanır.

     Kurban bayramının temel misyonu kesilen hayvanların 2/3’ ü fakirlere dağıtılmasıdır. Kurban, Yoksullara dağıtılmadığında ise tıpkı hindi kesimi gibi katliam özelliğine giriyor. Şükran Yemeği, Yılbaşı ve Paskalya’da hindi kesimi ise sadece eğlence içindir.

 

     Ancak, temel faydası yoksulların ihtiyacını giderici olan kurban vecibelerine katliam diyen, sayıca olarak kurbanlık hayvan kesiminden onlarca kat fazla olan eğlence amaçlı hindi ve ağaç kesimine hayvan severlerin ve çevrecilerin kılı bile kıpırdamaması, kültürel ayrımcılıktır. Yani etinin önemli bir bölümü fakirlere giden kurban katliam, eğlence için hindi ve ağaç kesimi ise medeniyet olarak algılanıyor.

 

     Batı’nın kültürel değerlerinin, özellikle kendi kültürümüzün üyeleri tarafından bu şekilde algılanmasına neden, teknolojik ve demokratik gelişmişlik ihracı ile birlikte, kültürel emperyalizmin diğer toplumların iliklerine kadar yayılmasından kaynaklanıyor. Yani Batı’nın kültürlerine ait olumlu değerlerin ardından, zamanla olumsuz değerler de olumlu olarak özümsenmektedir.

 

     İslam ya da Doğu toplumlarına ait olumlu olarak her türlü durum olumsuzluk ve gericilik olarak algılanmaktadır. Bunun nedeni ise, tıpkı şimdilerde radikal İslami terörün insan kafası kesmeleri gibi her türlü geri kalmışlığı çağrıştıran durumların yaşanmasından kaynaklanmaktadır. Bu gibi geri kalmışlığa ait uygulamaların devam etmesi, cehalet, sefalet ve kaotik atmosferin sürmesi neticesinde, zaman içinde, Batı değerlerine dönüşme süreciyle bir reddi mirasa doğru gidilmektedir.