KERB-Ü BELA


Dünya misafirhanesinde imtihan edilmek için ağırlanan insanoğlunun manevi yükü pek ağırdır.

 

Ahzab Suresinin 72. Ayeti bu gerçeği şöyle dile getirmektedir:

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ancak onu insan yüklendi…”

 

Hz. Nuh’un kavminin helak edildiği büyük tufanı anlatan Kur’an ,”Fİ MEVCİN KEL CİBAL” diyerek dağlar büyüklüğündeki dalgalardan oluşan azim bir imtihana işaret etmektedir.

 

Ruhunu Rahman’a teslim edinceye kadar insan, “KERB-Ü BELA” yani sıkıntı ve acılarla sürekli imtihana tabi tutulmaktadır.

 

Kufe’ye gitmek üzere yola çıkan Hz. Hüseyin’e Ferezdak’ın uyarı niteliğindeki sözleri Kerb-u Bela’nın yaşanacağına dair endişeyi ortaya koymaktadır;

“Ey Evlad-ı Resul, Kufe’ye gitme!

Kufelilerin gönlü seninle, kılıçları Yezidledir.”

 

Hz. Muhammed SAVin torunu ve cennet gençlerinin efendisi olan Hz. Hüseyin’in şahadeti de dâhil olmak üzere İNSANLARIN BİRBİRİYLE İMTİHAN EDİLECEĞİNİ şu ayetler dile getirmektedir:

En’am Suresi 53.Ayet:”Biz o insanların bazısını bir kısmıyla imtihan ettik.”

Furkan Suresi 20.Ayet:”Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle imtihan ediyoruz.”

 

Hz. Muhammed Sav’in “Kur’an ve Sünnet yolundan” giden Hz. Hüseyin’in ahlakı, ibadeti ve takvasının olmadığı her gün AŞURA  ve her yer KERBELA’dır.

 

Gönlünün Hz. Hüseyin ile olduğunu iddia ettiği halde kılıcı, silahı ve tarafı “çağdaş bozguncular" ile olanlar Hz. Ali’nin barış misyonunu temsil edemezler.

 

Kılıçlarını Kerb-u Bela fitnesinden korudukları gibi dillerini de bu fitneden koruyan Ömer bin Abdulaziz gibi barış, güven ve denge insanlarının manevi soluğuna her zamandan çok bu zamanda hepimizin ihtiyacı vardır.

 

Kâinatın gül goncası Hz. Muhammed SAV yeni kerb-u belaların oluşmaması adına yaptığı tarihi uyarısını nazar-ı dikkatinize arz ediyoruz:

“Fitne uykudadır. Onu uyandırana lanet olsun.”

 

Hz. Muhammed SAV’in sünnetinin bekçisi ve muhafızı olan Al-i Beyt’e  “meveddet(sevgi)” isteyen Yüce Allah, Kur’an’ın Şura Suresi 23.Ayetinde bu gerçeği dile getirmektedir.

 

Yazımızı tüm zaman ve zeminlerin vahiy zirvesi Kur’an’ın Şura Suresi 23.Ayetiyle noktalıyoruz:

Deki;”Ben peygamberlik görevine karşılık sizden yakınlarıma sevgi ve muhabbet göstermekten başka bir şey istemiyorum…”