Vatana Millete Hayırlı Olsun


Hepimizin bildiği gibi   Türkiye'de bir süredir  konuşulan bir AK Saray tartışması var   aslına bakarsanız bu benimde gündemimde ve oldukça da beni rahatsız ediyor,  Eğer bir ülkede fakirlik, geçim sıkıntısı,asgari ücretle geçinmek zorunda kalan,ve esnafın kepenklerini kapatmak zorunda kaldığı bir durum varsa  ve o ülkede  saray yaptırılıp bütün bunlar da göz ardı ediliyorsa  burda bir yanlışlık var demektir.     Ankara Atatürk Orman Çiftliğinde mahkemenin durdurma kararına rağmen inşası süren ‘Başbakanlık Sarayı’na kamu ödeneğinden yaklaşık 1 milyar TL (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sevdiği ifadeyle, eski parayla 1 katrilyon lira) harcandı bu paralar bizlerin cebinden çıkıyor  hadi parayıda geçtim  Türkiyeye gerçekten bukadar büyük bir saray gereklimiydi? Türkiyenin  büyük bir cari açığı varken, esnaf kepenk kapatıyor ken  bu saray yaptırılmak zorundamıydı?       Hükumet maden ocaklarına işçi sağlığı, iş güvenliği, denetim ve önlemler için yatırım yapmıyor. Ama Başbakan Atatürk Orman Çiftliğine bir saray yapıyor. Bin odalı bu binanın müştemilatıyla birlikte tam bir saray edasında olduğunu biliyoruz. Tamamlandığı söylenen saraya yaklaşık 1 milyar TL ve eski parayla 1 katrilyon lira harcandığı ortada.      Herkes bilmeli ki Bu tür binalar baskıcı rejimlerde inşa edilir, insanın üstüne  gelen yapılar hep faşizm dönemlerinde yapılmıştır . Erdoğanda bu güne kadar gösterdiği diktatörlüğünü  tek adam olma arzusunu,egoistliğini bu saray sayesinde kanıtlamıştır.      Bugün yapılmakta olan bu Saraya bakıyoruz,  Bütün kolonlar çelik konstrüksiyon üzerine ‘yeşil granit’ kaplama yapılmış. Bu granitlerin işlemesiz durumda 1 m² maliyeti 200 USD, işlemeli olunca maliyet artıyor.  Antalya’dan gelen Limra taşının 1 m ² maliyeti 120 USD ile 200 USD arasında değişiyor. Bunlar çelik uçlu matkaplarla işleniyor. İşlemeyle birlikte 250 USD. Kısacası bence  Mimari üslup olarak tam bir görgüsüzlük, yolsuzluk, hukuksuzluk abidesi.     Ak Saray’da 3 bin işçi çalışıyor bir vardiyada, üç vardiya ile dokuz bin işçi çalışıyor demektir. İşçilerin iş güvenlikleri denetimi yapılıyor mu? Açıklanmalı. Geçtiğimiz aylarda Savaş Oğuz adlı bir işçi gece çalışması sürecinde düşerek hayatını kaybetmiş ve gizlenmişti.   Merdivenleri Dolmabahçe Sarayı’nın merdivenlerinden, seyir terası Topkapı Sarayı’ndan özentidir. Anıtkabir’in önündeki meydandan daha büyük bir hitabet meydanı ve bin odalık sarayın büyük kabul salonları var. Cumhuriyet rejiminin yapısı olmadığı ayan beyan ortada, buda Cumhur başkanının Cumhuriyet değil, Osmanlı dönemine özendiğinin belirtisidir     Halk  zar zor geçiniyor ama , Cumhur başkanı saltanat sarayı yaptırıyor. bunun adı Hava atmaktır, ayağını yorganına göre uzatmamaktır,bunun adı bencilliktir,halkını düşünmemektir,Türkiyenin bir macera için  ekonomisini zora sokmaktır  yiyecek bulup karnını zor doyuran bir toplumu hiçe saymaktır     ama tabi ,Bu işin fıtratında var, bir taraftan işçiler katledilirken bir taraftan saraylar yapılıyor.ve ne acıdır ki evine ekmek parası götürmekte zorlanan halk ta bu savrukluğu alkışlıyor. Vatana Millete hayırlı olsun..