İnsanlığımızı ne Zaman Kaybettik


Dünyanın bir sürü ülkesinde cam kırıkları gökyüzüne yükselip yere inerken TV camının diğer tarafında milyonlarca çerez huzurla mideye indiriliyor. Görüntüler o kadar uzak ve soğuk ki evde yürürken ayağımıza hiçbir şey batmıyor.

 

 

Sokaklarda birbirini öldüren insanlar, tecavüzler, depremler, seller dünyayla dalga geçercesine inatla sürdürülen zorba savaşlar, dünyanın geleceği için üretilen karamsar komplo teorileri canımızı pek sıkmıyor. Yiyoruz, içiyoruz, sevişiyoruz ve unutuyoruz. Bir Pazar meydanında yığılmış yüzlerce ceset görüntüsünü midemiz bulanmadan rahatça izliyoruz.

 

 

Üst üste bindirilmiş kesimiş kafalarla dalga geçen beyinsiz , sözde Müslüman İşid lileri nefretle izliyoruz ama biliyoruz ki bu ilk değil ve çerez yemekten başka bir şey yapmak çooook zor. Batırırken çaya bisküvileri, konsantrasyonumuz bozuluyor ve o arada parmağımız kanalı çoktan değiştirmiş oluyor. Bırakın tepki göstermeyi, bu görüntülerden sıkılıyoruz

 

 

Hüzün zehirli bir gaz gibi dünyanın her yerini kısa aralıklarla yokluyor ve iki gün üst üste mutlu olacak fırsatı bırakmıyor bize. Mutsuzluğa alıştık artık. Her yerden dumanlar yükseliyor ve insanlar farkında olmasa da değişiyor, 

 

 

Neredeyse savaş , ölüm haberleri olmayan gün yok; bizler bu haberleri izlerken sıradan Bir film gibi izliyor gibi bakıyoruz artık bizler için savaş alışkanlığımız oldu, öyleki Suriyeden Canını kurtaran, ülkemize sığınan yezidilere bile acıma duygumuzu yitirdik. Onlar bizler için ülkemizi işgal eden gereksiz insanlar oldu, rahatımız yerinde ya ..! gerisi önemli değil bize ne başkaların dan ölen ölsün açlıkları da onların sorunu

 

 

Duygusuzlaştık, ruhsuzlaştık, bencilleştik, olaylara tepki gösterenlere kızar olduk, gezi olaylarında ölenlere laf söyledik, onları haksız gördük, bütün bu olayları televizyondan izlerken çayımızı yudumladık,

peki ama biz insanlığımızı ne zaman kaybettik...??