Aslında yok olan varlarımız...


2015 Genel seçimleri yaklaşıyor. Siyasi hareketlilik artıyor. Seçmenin aklında 2011 Genel Seçimlerinde, kentin siyasi otoritesinin verdiği ve birçoğu gerçekleştirilemeyen sözler var. 4 yılda 400 proje kitapçığı var. Memleketten 2015’de gidecek siyasetçilerin umurlarında olmadığı bir Şanlıurfa var.  

Yine varlarla dolu bir yazı okuyacaksınız. Aslında hiç birisinin olmadığı.

Şimdi bakalım yok olan o bazı varlarımıza;

Kış olunca sisten uçakların kalkamadığı, yolcuların perişan olduğu bir havaalanımız var.

Türkiye’nin yüzde 20'sine elektrik veren ve Dünya’nın 5. büyük barajı olan Atatürk Barajımız ve bunun yanında her gün elektriklerinin kesildiği ilçelerimiz var.

Türkiye sıralamasında son sıralarda olduğumuz ve sınıfta kaldığımız eğitim, öğretmen ve derslik açığımız var.

Çöplerinin toplanmadığı, hizmetin taraflı yapıldığı, rantın kol gezdiği, ihalelerin peşkeş çekildiği bazı belediyelerimiz var.

Sağlıkta doktor, hasta yatağı açığımız var. Çene Cerrahımızın olmadığı bir Diş Hastanemiz var.

Yoğunluğundan polikliniklerine iğne atsan yere düşmeyen, hastaların araçlarını park edemediği hastanemiz var (Akif İnan).

Gittikçe keşmekeş bir hal alan trafiğimiz var.

Seçmenin çekmecesinde saklı duran 4 Yılda 400 Proje kitapçığının yanı sıra, birde o kitapçığa eklenen bonusu 763 proje kitapçığı var.

Şanlıurfa’nın tanıtım eksiği var. Hala batı da memleketimizin adı geçince akıllara sıra gecesi ve Balıklıgöl’ün geldiği bir kentimiz var. Hem de daha nice tarihi özelliklerimiz var iken.

Yıllardır düzeltilmeyen ve bu dönemde omurgası iyice eğilen bir siyasi yapımız var. Düzeltilemeyen omurgası nedeniyle, siyasi yapısının gelişemediği, sorun çözememe yeteneği var. Bu nedenle de kentimizde siyaseten yapanların çoğunluğunun her meseleyi ve gelişmeyi kendi çıkarına, menfaatine göre değerlendiren bir yapısı var.

Kentimizden gittikten sonra ne yapacağını hesap eden ve kirli ellerini memleketimizin üzerinden çekmek istemeyen üst düzey siyasetçilerimiz var.  

Bütün bunlar varken birde Şanlıurfa’ya her gelip konuştuklarında ülke gündemini değerlendiren bazı Milletvekillerimiz ve yine bazı Belediye Başkanlarımız var.

Geliyorlar Urfa’ya, çıkıyorlar kürsülere, ülke gündemini değerlendiriyorlar. AK Parti’nin ülke genelinde yaptığı icraatları anlatıyorlar. Sanırsınız hepsi birer bakan. Zaten akşam ana haberlerde, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ülke gündemini değerlendiriyorlar. Açıklamalar yapıyorlar. Onların işleri bu. Lütfen sizler kendi memleketinizi anlatın. Kendi memleketinizde yaptıklarınız varsa, onları anlatın. Vatandaşlar sizden bunu bekliyor.

Yaptığınız hiç bir şey yoksa eğer; Siverek'i kısa sürede kalkındırıp, açılışına vesile olduğu fabrikayla yüzlerce kişiye istihdam sağlamışken, Siverek'teki yolsuzluğun musluğunu kesmişken, ilçenin her köyüne, mezrasına eşit hizmet götürmüşken, Siverek'te seçim kazanıp imkansızı başarmışken ve burada sayamayacağım bu kadar varları varken, yapmadıklarını anlatan Kasım Gülpınar’ı örnek alın.

Gerçekleştirdiği projeleriyle kadının sesini Şanlıurfa'da yükselten, kadını iş hayatına kazandıran, açılmasına vesile olduğu okullarla eğitime katkı sağlayan Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu'yu örnek alın.

Yıllardır telefon numarasını değiştirmeyen, Ankara'ya giden Urfalıları otogardan kendi aracıyla alan, hastaneye götürüp tedavi ettiren, evini açan, seçmenin gönlüne değen Seyit Eyyüpoğlu'yu örnek alın.

Ve lütfen, Urfa sevdalıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun memleketimize olan ilgisinden, memleketimize pozitif ayrımcılık yaptırabilmeyi becerebilin.

Kentimizin sorunları elbette sadece bu saydıklarımdan ibaret değil. Daha nice sorunları var. Çözemeyen siyasetçilerinin olduğu gibi.