Türk Futbolu


Futbol 200 ülkede oynanan ve 250 milyonu aşkın kayıtlı oyuncu tarafından oynanan Dünyanın en popüler sporu. Ülkemizde 19. Yüzyılın başlarında oynanmaya başlayan modern Futbol, günümüz Türkiyesinin en ilgi çekici sporu hatta sektörü diyebiliriz. Futbol Futbolun çalışanları kıyaslaması yapıldığında  dış ticaret açığı aleyhimize olan bir sektör. Maalesef altyapı yetersizliği, popülist yönetimler, ceza-ödül ilişkisinde sektöre katkı sağlamayan kararlar ve daha bir çok sebep ülkemizin bu endüstride hakettiği yeri almasını engelleyen etkenler. Bir çok ülke ekonomisine Futbol ile büyük katkılar sağlarken, genç nüfus oranı en yüksek ülkelerden biri olan ülkemizde Futbol ekonomisi, Futbolcu, teknik adam ithal, ihraç kıyaslamasında ülke aleyhine işlemekte.
 
Sporda suistimallerin önlenmesi amacı ile çıkarılan '6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair kanun'oldukça kapsamlı, uygulaması pratik ve uygulanabilse caydırıcı olacak bir kanun. Fakat bu kadar güçlü bir kanun "gücü yeten yetene" misali uygulamalarla yeterince adil bir uygulama şansı bulamıyor. Hukuk önünde aklamalar kamu vicdanında paklanamıyor.
 
TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve TFF Profesyonel Kurul Başkanı Arif Koşar başkanlığında PTT ligi temsilcileri ile yaptığımız toplantılar gelecek adına ümit verici. Geçmişte Federasyonda muhattap bulmakta zorluk çeken özellikle alt lig takım yetkilileri son yıllarda ilk elden yani federasyon başkanı nezdinde dertlerini anlatabiliyorlar. 
 
Hakem hatalarından muzdarip olduğumuz bir maç sonrası görüşme fırsatı bulduğum MHK Başkanı Yusuf Namoğlu ikna edici ve gelecek adına umut verici bir görüntü sergiledi. Umarım Başkanımız kararlarını uygulamada engellerle karşılaşmaz, Hakemlerimizin maça konsantre olmaları konusunda yeterli motivasyonu verir, en önemlisi de yeni yetişecek hakem adaylarının gerekli donanımı alarak yetişecekleri ortamı sağlar.
 
Türk Futbolu iğnenin kendimize, çuvaldızı başkasına batırma atasözümüzün tam tersi, iğneyi de  çuvaldızı da karşı tarafa batırma isteği yüzünden sürekli gerileme sürecinde. Benimde yöneticisi olduğum PTT 1. Lig takımları Federasyon nezdinde bazı girişimlerde bulunmak, ligimizin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak, kısaca ligimiz takımlarının sesi olmak amacıyla, yine benimde arasında olduğum bir komisyon oluşturdular. Öz eleştiri yaparak yani iğneyi kendimize batırarak söylüyorum, komisyonumuz henüz bir toplantı dahi yapmadan kişisel menfaat temini eleştirisi almakta. Umarım bu eleştiriler ders niteliği olarak Türk Futboluna fayda sağlayıcı faaliyete dönüşür. Hiç kimsenin iyi niyetle oluşturulmuş bu ve benzeri oluşumları kişisel çıkarları için kullanmaya hakkı yoktur. Zaten bu kullanım döner dolaşır kullanmaya çalışanın ayağına dolanır. İtibarsızlaşmak ayağa dolanmanın en belirgin halidir. 
 
Federasyonumuz, Türkiye Futbol Federasyonu tarihinin en önemli projeleri arasında yer alan hatta bence en önemli projesi olan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesislerine taşınarak, tüm birimlerin daha etkin ve rahat çalışma olanağı bulmalarını sağlayacak bir adım attı. Türk Futbolu adına övgü duyacağımız Tesisin Futbola ilgi duyan herkesçe gezilmesini tavsiye ediyorum. 
 
Futbol deyince yazacak çok şey var. Önümüzdeki yazılarımda Futbol özelinde Türk Futbolu yazılarıma devam edeceğim. 
 
Not: Bu yazı www.sanliurfa.com, Gerçek Gazetesi ve http://www.gercekyayincilik.com/forum/index.php?board=45.0 internet sitesinde yayınlanacaktır