ŞİMDİ İZİN VER ÖLMEME ANNE KİM BİLİR BELKİ İYİDİR ÖLÜM... AĞLAMASANA...


Özgecan oldum üç gün, iki gecedir.

Annem de Annesi.

Kuş kafeste nasıl çırpınır bilirsiniz,

Biliriz de ne istediğini pek anlamaz, yemiyle, suyuyla o çırpınmayı çoşku sanırız.

Hele bir de sesi ne hoş gelir kulaklara

Oysa, o kanadını her çırptığında ve sesini her duyurduğunda

Sessiz çığlıklarıdır dünyayı saran,

İnsanoğlu sağırdır duymaz, kördür görmez,

“Beni Yaradan özgür yaratmışken, Senin kafesin kime der?” gibi isyanda,

Ah bir dile gelse...

Nefesim daralıyor, astım krizinde boğulurcasına yutkunamıyorum.

Ve Özgecan olmayı hayal bile edemiyorum.

Yavaş yavaş tükeniyorum.

Hayatım geçiyor film şeridi gibi gözlerimin önünde,

En çok da Annemin yokluğuma alışamamasından korkuyorum.

Sonra hayallerime veda etmek... gelmiyor ki içimden

Oysa daha yaşayacak ömrüm yok muydu,

Umutlarım...

Kır düşsün isterdim saçlarıma, sen gibi yaşlanmak benim de hakkım.

Ağlama Anne,

Son yaşadıklarımı sakın hatırlama!

En güzel günlerimiz gelsin hatrına.

Vücudumda hain darbe izleri silindi,

Ben değil, onlar yandı Anne,

Yaralı elim yakalarında...

Şimdi izin ver ölmeme Anne

Kim bilir belki iyidir ÖLÜM... AĞLAMASANA...