RAMAZAN'I HAYATIN İKTİDARINA TAŞIMAK


Kâinatın incisi, Maşuk-u Rahman olan Allah’ın sevgilisi Hz. Muhammed Aleyhisselam, Ramazan’a az bir süre kala şöyle buyurmuştur:

“Ey insanlar! Büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu ayda bir gece vardır ki, bin aydan hayırlıdır. Bu ay öyle bir aydır ki; Allah, gündüz orucunu farz, gece ibadetini nafile kıldı. Bu ayda bir hayır işleyen, diğer aylarda bir farz işlemiş gibidir. Bu ay içerisinde bir farz işleyen, diğer aylarda yetmiş bin farz işleyen kişi gibidir. Oruç sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. Oruç yardımlaşma ayıdır. Bu ayın bereketinden dolayı müminin rızkı bereketlenir. Ramazan ayında kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu günahlarının bağışlanmasına, Cehennem'den kurtulmasına sebep olur.Oruçlunun sevabından hiçbir şey eksiltilmeksizin onun sevabı kadar sevaba da mazhar olur…”

Manevi gücüyle kendisi dışındaki onbir aya hükmeden “Kur’an ve Bereket Ayı” Ramazan, diriltici nefhasıyla Ümmet-i Muhammed’e(SAV)bir kez daha arz-ı endam etmeğe başladı.

Mihrabı Mekke,Minberi Medine sayılan Yeryüzü Mescidinde vecde gelip secde eden tüm müminlere mesaj için minbere çıkan Hz. Muhammed Aleyhisselam'ın yaşadığı şu ibretlik olaydan ders almalıyız.

Hutbe verdiği minnerin birinci basamağına ulaştığında Hz. Muhammed Aleyhisselam âmin dedi. Ardından ikinci basamağa çıktı yine âmin dedi. Sonra üçüncü basamağa vardığında yine âmin dedi.Allah Rasulu SAV,kendisini başı üzerinde kuşlar varmış gibi edeple ve ciddiyetle dinleyen cemaatine yönelerek şöyle buyurdu:

Bana Vahiy Elçisi Cebrail gelerek;Ey Muhammed! Kim Ramazan’a ulaşır da bağışlanmazsa Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın dedi. Ben de âmin dedim.

Ardından Cebrail şöyle ekledi:Kim ana-babasına veya onlardan birine yetişir de Cehennem’e girerse, Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın dedi.Ben de âmin dedim.

Cebrail sözünü şöyle tamamladı:Ey Muhammed(SAV)senin adın zikredildiğinde salâvat getirmeyeni Allah rahmetinden uzaklaştırsın dedi. Ben de âmin dedim.

Kâinatın gül goncası,canlı Kur’an Hz. Muhammed Efendimiz (sav)Kur’an ayı Ramazan ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

Benden önceki hiçbir peygambere verilmemiş şu beş şey ümmetime Ramazan Ayında verilmiştir.

1-Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda Yüce Allah oruç tutacak ümmetime rahmet nazarıyla bakar. Allah’ın rahmet nazarıyla baktığı kimseye ebedi olarak azap görmez.
2-Oruçtan dolayı oruç tutanların ağız kokusu Allah indinde misk kokusundan daha güzeldir.
3-Melekler her gün ve her gece "Saimun"(oruçlulara) istiğfar ederler, bağışlanmalarını isterler.
4-İlahi rahmetin tecelligahı Cennet’e Yüce Allah emrederek şöyle der;Kullarım için hazırlanıp süslen ey Cennet! Dünyanın imtihan meşakkatlerinden kurtulup, benim yurduma ve ihsanıma dinlenmek için onların gelmeleri yaklaştı. 
5-Ramazan'ın son gecesinde Allah rahmet ve keremiyle oruç ehlini bağışlar.

Hoş geldin Sultanım,hoş geldin! Biz seni hakkıyla değerlendiremeyiz.Zira sen çok değerlisin.

Biz senin değerinle değerlenebilirsek o zaman değerli ve kadr u kıymetli olabiliriz.

Şeytana,nefse ve şeytanlaşan tüm odaklara rağmen seni hayatımızın iktidarında sözü geçen Muktedir-Manevi Sultan etmek istiyoruz.

Sadece kendi ayında iktidarda bir Ramazan değil kendisiyle beraber diğer onbir ayda da manevi iktidarını sürdüren Ramazanlar'ı hayatın tüm alanlarına taşımak gerekmektedir.

Rabbimiz bizi sağlık ve afiyetle,barış ve huzur içerisinde Ramazan’a eriştirerek bu güzel ve mübarek aydan hakkıyla istifade etmeye ve bütün ömrümüzü Kur’an âdâbına, erkânına uygun, Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olacak salih amelleri yapmaya muvaffak etsin.