Vali Küçük Yargısız İnfaz Kurbanı Oldu!


Şanlıurfa çok önemli bir dönem yaşıyor. Şehrin fiziki konumu, nüfusu, sosyolojik durumu, eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alandaki sorunları ve daha birçok özel durum söz konusu iken bunlara bir de Suriye’den ülkemize sığınanlarla birlikte gelişen ve her gün giderek büyüyen sorular ekleniyor.

Kendi nüfusu 2 milyona yaklaşan Şanlıurfa’da sayıları yüzbinlerle ifade edilen Suriyeli göçmen yaşıyor. Şehir böyle bir yükün altında adeta inim inim inlerken bütün bu olup bitenlere karşı teslim olmayan, direnen, mücadele eden, görevini hakkıyla hatta fazlasıyla yerine getirenler de var. Zaten şehir biraz da bu kişilerin sayesinde ayakta durabiliyor.

İşte bahsettiğim bu örnek insanların başında Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük geliyor. Memleketimize geldiği ilk günden bu yana her kesin takdirini kazanacak şekilde her konuda özel çaba sarf eden Vali Küçük, özellikle Suriye’den gelen göçmenlerle ilgili olağanüstü gayretler ve fedakârlıklar ortaya koydu. Yaşanan hadise öyle kolay kolay altından kalkılacak gibi değil. O kadar çok boyutu ve olumsuzluklara açık pencereleri olan böylesine bir gelişmenin altından kalkmak da öyle herkesin harcı değil.

Bir yandan kendi nüfusu 2 milyon olan farklı ve önemli bir şehri başarı ile idare edeceksin. Kentin bütün sorunları ile yakından ilgilenip çözüm üretmeye çalışacaksın. Hiçbir vali el atmamışken, atıl bir durumda kalmışken, 3-5 fabrikanın dışında bir işletme yokken, Şanlıurfa’da sanayi bölgesinin bacalarını tüttüreceksin. Binlerce insana istihdam sağlayacaksın. Diğer yandan Türkiye’nin birçok şehrinin nüfusundan fazla, sayıları yüzbinlerle ifade edilen Suriyeli göçmenlerin bütün sorunları ile hem de bu şehire taşıdıkları her problemi yerinde ve zamanında çözmeye çalışacaksın. Bu gerçekten başarılması çok bir mesele.

Bu başarının mimarlarından birisi ve en önemlisi olan Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük bugünlerde adeta yargısız bir infaza kurban ediliyor. Akçakale’de yaşanan ve aslında kimlikleri ile ilgili kendilerinin sebep olduğu bir sorun sebebi ile birkaç gazeteci ile yaşanan bir polemikten yola çıkılarak bu başarılı ve fedakâr Vali, birilerinin başka hesaplarına kurman edilmek isteniyor. Amaçları hükümeti ve AK Parti’yi yıpratmak olan ama yaptıkları ile asıl Devleti yıpratan ve her vesile ile ortaya kaos ortamı çıkmasını isteyenler bu kez kendilerine kurban olarak Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük’ü seçtiler. Bugüne kadar gösterilen çaba, ortaya konulan olağanüstü gayret, elde edilen başarı, herkesin takdirini kazanmış olan fedakârlıklar hiçe sayılarak adeta bir bardak suda fırtına koparılmak isteniyor.

Vali Küçük’e saldıranlar bugüne kadar “Bütün bu karmaşa ve zor durum içerisinde Vali şu işi yanlış yapmıştır veya insanlara şöyle hatalı davranılmıştır ya da şu hususlar eksik bırakılmıştır” diyemedikleri için belki de böyle organize bir polemik çabası içerisinde girmiş ve emeği çok BÜYÜK olan Valimizi akıllarınca küçültmeye çalışmaktadırlar. Bu birkaç sözde gazeteci ya da muhabir dışında da bütün bu süreç içerisinde Şanlıurfa’ya yüzlerce muhabir ve gazeteci gelip gitmiştir. Hiç kimsenin bugüne kadar şikâyetçi olmadığı Vali bir anda birilerinin yargısız infazı ile karşı karşıya kalmıştır.

Biz de yıllardır muhabirlik ve gazetecilik yapıyoruz. Objektif haberciliğimizle geçmişte yapılan bir çok yanlışı ortaya koymuş, yazılarımızla bir çok yetkiliyi eleştirmişizdir. Bunların arasında Valiler, Belediye Başkanları, Milletvekilleri hatta Bakanlar bile vardır. Eleştirdiğimiz ya da haber yaptığımız için hiç kimse bize herhangi bir olumsuz davranış sergilememiştir. Maksat üzüm yemekse sorun yok. Ancak bu son olayda amaç asıl bağcıyı dövmektir.

Şimdi bizim için bugün başarılı, gayretli ve fedakâr Valimize sahip çıkma günüdür. Eksiği, hatayı, yanlışı yine yazarız, konuşuruz, eleştiririz. Ancak hiç birimiz şu şehre hizmet eden başarılı, onurlu, kararlı ve fedakâr bir Devlet adamının yargısız infaza kurban edilmesine de izin vermeyiz. Vermemeliyiz.

Seçim Sonuçları ile İlgili Birkaç Söz

7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimleri Şanlıurfa için de sürpriz kabul edilmeyen sonuçlarla tamamlandı. Hemen hemen herkes “HDP barajı aşarsa 5 vekil çıkarır ve geriye kalan 7 vekil de AK Parti’nin olur” diyordu. Çok az da olsa da MHP ya da CHP’nin de 1 vekil çıkarabilme ihtimali üzerinde duruluyordu. AK Parti’nin 7. Vekili olan Ahmet Fakıbaba’nın kendi çabası ile çıktığını söyleyerek hakkını teslim etmek isteriz. Diğer bütün AK Parti adaylarının kendi bölgelerinde başarısız olduklarını da söylemek gerek. Özellikle Birecik, Halfeti ve Bozova ilçelerimizi içine alan Hartavi Bölgesi’nin adayları AK Parti adına seçimin en başarısızları olarak gösterilebilir. MHP adayı İbrahim’in Özyavuz’u da seçilemese bile aldığı oy itibariyle başarılı olarak görebiliriz.

Bu seçimlerin HDP adına sorumlusu, koordinatörü ve lideri durumundaki Osman Baydemir’e sonuçlar itibariyle başarılı oldu dememiz, AK Parti’nin aynı konum ve durumdaki liste başı Nurettin Nebati’ye ise başarısız dememiz doğru olacaktır. Bu şehrin her kesimimin kabul edebileceği, yıllarını bu memlekete, bu partiye vermiş, kişiliği ve hizmetleri ile öne çıkmış önemli isimleri listesine koymayan AK Parti daha büyük hezimetin de eşiğinden dönmüştür diyebiliriz.

Şimdi seçim bitti. Herkes kendi payına düşeni bu sonuçlardan çıkarabilir ve almak isterse çok ders alabilir. Bizim için önemli olan kişilerin ya da partilerin elde ettikleri başarısızlıklar ya da başarılar değildir. Biz bu sonuçlardan Şanlıurfa’nın ne kazanıp ne kaybedeceğine bakıyoruz daha çok. HDP’nin elde ettiği 5 milletvekilliği ile şehrimizin genel ve özel sorunları ile ne kadar ilgilenebileceği, sorunların çözümü için nasıl bir çalışma yapacağını yakından takip edeceğiz. Zaten kendi geleceklerini de bu çaba belirleyecektir. AK Parti’nin 7 vekili için de bu önemli bir husustur. Devam eden ve yeni seçilen milletvekillerinin samimiyeti asıl bu dönem ortaya çıkacaktır.

Belki söylemesi ve kabul etmesi çok acı olacak ama herkes şunu bilsin ki bu dönem Şanlıurfa Milletvekillerinden herhangi birinin Bakan olması çok zor hatta imkânsız gibidir. İşte memleketimizin asıl kaybı bence budur.

Ne diyelim ki sebep olanlar utansın…