LEYLA İLE KADİR


Ramazan ayı yaz mevsimine uğramıştı ,
ben altı yaşındayken,
Urfa'nın o çöl sıcağında ,
Oruç tutmakta ne meşakkatliydi.
İftara yakın dudaklar kurumuş ,
diller suskun ,
bekliyor su ile vuslatı...
Hani o zamanlar klimalarda yoktu ,
Vantilatörümüz vardı ama,
sık sık giderdi elektrikler,
Alırdı anacığım eline bir havlu ,
savururdu bir sağa ,bir sola
serinletirdi azda olsa bizleri...
O gece sahura kalkmıştı ev halkı,
babacığım nede sesli karıştırırdı çayını ,
şakır şakır ....
Uyandım ,oturdum sofraya,
"yarın oruç tutacağım "dedim ,
Canım babaannem ,
nurlar içinde yatsın ,
"olmaz kızım sen daha küçüksün ,
dayanamazsın"...
ne kızardım o küçük lafına ,
bir an önce büyümek istiyordum ,
sonrasında pişmanlık duyacağımı bilmeden ,
tutturdum ,banane tutacağım diye,
O zaman dedi babaannem
"Leyla-i Kadir ' de tutarsın ,
o gün çok sevap".
iyi tamam olur dedim ,
Leyla ile Kadir'in geleceği günü
bekledim sabırsızlıkla...
O gece sahura kaldırdı annem beni ,
"hadi kalk bakalım oruca",
Nasıl heyecanlıydım ,
Kanatlanıp uçacaktım,
tıka basa doyurdum karnımı ,
yemekten çok su ile...
Öğlen ezanı okununca ,
annem "bak çocuklar ,
ilk ezanda iftar edebilirler "dedi,
"olmaz dedim ,sizinle açacağım orucumu",
o zayıf cansız bedenimle,
direttim iftara kadar,
pırpır eden yüreğimle ...
Ve vakit geldi ,top atıldı ,
ezanlar okundu minarelerden...
Bana özel bir sofra kurulmuştu ,
küçük bir tepsi içinde,
dedemin aldığı şekerler,
babamın aldığı çikolatalar,
anacığım çok sevdiğim yemekleri yapmıştı,
babaannem çay tabağına bir mum dikmiş
tepsime koymuştu...
Ha unuttum birde harçlık vermişlerdi ,
orucumu bozmadım diye....
Zafer kazanmış edasıyla,
kurulmuştum tepsinin başına...
iftar sonrası ,
dikildim babaannemin karşısına ,
sıkılmıştım beklemekten ,
"ne zaman gelecekler ?"
"Kimler "dedi babaannem
Leyla ile Kadir dedim ,
Herkes başladı kahkaha atmaya,
çok bozulmuştum ,
Kucakladı beni babaannem,
Anlattı Leyla-i Kadir gecesinin faziletini,
Çocukluk işte ,ne kadar anladıysam...
Çok yorulmuştum ,
gözlerim kapanıyordu,
yastığımın altında dedemin şekerleri,
topladığım harçlıklar,
yüzümde tatlı bir tebessüm ,
dalıp gittim düşlerime....

Mekke