BAYRAM GELİYOR BAYRAM !


Bugün Ramazan Ayının ,onuncu günü ,
Bayrama daha yirmi gün var,
Kardeşlerimle beni almış bir heyecan ,
Her sabah soruyoruz anneme;
"Gidiyor muyuz bugün çarşıya?"
Annem "var daha gideriz" diyor,
Bir heyecan, bir heyecan kıpır kıpır duramıyoruz,
Nihayet  beklenen gün geldi; uça, uça,
Tuttuk çarşının yolunu annemle beraber,
Önce ucuzluk pazarına gittik ,
Girdik bir manifaturacı dükkanına,
Raflara dizilmiş rengarenk kumaş topları,
Gözlerimiz fıldır fıldır bakıyoruz renklere,
Manifaturacı amca indirdi sırasıyla rafdan,
Çiçekli, güllü,puantiyeli ,ekoseli kumaşları,
Ne de güzel kokuyordu ; basmalar ,poplinler ,
ketenler ve ipekliler,
Beğenip aldık en güzel kumaşları,
Oradan sonra girdik bir ayakkabı mağazasına,
Ağzımız kulaklarımızda deniyoruz ,
O minik ayaklarımıza rugan ayakkabıları ,
Anacığım geçiyor dikiş makinesinin başına,
Çevirmeye başlıyor tıkır tıkır pedalı,
Nasıl da bekliyoruz sabırsızca bayramlıklarımızı,
 Arada bir prova ediyor annem,teğelli elbiselerimizi,
Sağımıza solumuza iğneler batıyor ,
Olsun hiç acımıyor ki ;sonuçta  BAYRAM GELİYOR!
Ve arefe günü evde hummalı bir koşuşturma,
Bir yandan nohutlar,pirinçler ayıklanıyor,
Bir yandan mis kokulu  külünçe yapılıyor, tepsi tepsi,
Ev halkında tatlı bir telaş,
Akşam son iftarı uğurluyor büyükler hüzünle,
Seneye  bir daha karşılamak umudu ile,
Gece banyo yapıp giydik temiz çamaşırları,
Ve bekliyoruz babaannemi ,
Elinde kaplarla geliyor tonton nenemiz,
sürüyor kınaları minik avuçlarımıza,
dökülmesin diye yatağa birerde çorap geçiriyor ellerimize,
Bir sağa dönüp ,bir sola dönüyoruz yatakta,
Sonunda yenik düşüyor bedenimiz uykuya,
Sabah erkenden uyanıp yıkıyoruz ellerimizi,
Kına kokan ellerimizle baş ucumuzdaki elbiselerimizi ,
Suya hasret  toprak gibi  geçiriyoruz minik cüsselerimize ,
Birde eğilip eğilip bakıyoruz ayakkabılarımıza,
Bu ne sevinç , be ne sürur,
Bekliyoruz dedemlerin camiden dönmelerini ,
Koşarak açıyoruz kapıyı ve sarılıyoruz önce dedemin ,
sonra babamın ve sırasıyla ev halkının ellerine,
Küçük ceplerimiz doluyor bayram harçlıklarıyla,
Bir milyonerin kasasındaki paralar bile edemez onu bu kadar mutlu ,
Herşey o kadar değerli ve herşey o kadar kutsal ki ...
Kuruluyoruz sofranın başına halamlar,amcamlar ve tüm aile,
Döktürmüş babaannem hünerini ,
Zerdeler,kuzu içleri üzlemeli pilavlar,
Ha unuttum bir de dağıtıyoruz konu komşuya,
Sıcak sıcak yemekleri,
Dün gibi tüter halen kokuları burnumda,
Kapı çalıyor bir yandan,
Geliyor eş, dost ve akrabalar,
Herkeste bir saygı ,bir hürmet,
Yüzlerde tatlı bir tebessüm,
Biz kardeşimle ikram ediyoruz şeker ve kolonya,
Yemek servisleride annemlere düşüyor,
Herkes nasıl davranacağını ve görevini,
Saygıyla sevgiyle getiriyor yerine ,
Sonra annemlerle biz gidiyoruz ,
el öpmeye ,bayram ziyaretlerine ,
dolduruyoruz ceplerimizi şekerlerle,
İkindi vakti geçiyoruz amcamın karşısına,
Amcam o zaman lisede öğrenci,
"Ne olur hadi götür bizi bayram yerine"
Alıyoruz harçlıklarımızı tutuyoruz bayram yerinin  yolunu,
Rengarenk bir cümbüş içinde kalabalık ,
Tahtadan salıncaklar, dönme dolaplar, atlı karıncalar,
Herkes yeni giysileriyle kuruluyor tahta salıncaklara,
Şu sıra beklemekte olmasa daha güzel olurdu ya,
Ne olur amca diyoruz dönme dolabada binelim ,
İki tane amca çeviriyorlar elleriyle dönme dolabı ,
Binince dolaba pırpır ediyor  yüreklerimiz,
Allah'ım ne güzel bir şey bu bayram,
Pamuklu şekerler, elmalı şekerler,eskimolar ,limonatalar,
 çeşit çeşit oyuncaklar,rengerenk tatha topaçlar,
İçimiz yanınca alıyoruz birer eskimo ,
Kimimiz güllü,kimimiz limonlu ,kimimizde kahveli ,
Yıllar geçmiş aradan halen o tat damağımda,
Yorgun ama mutlu dönüyoruz eve,
Bir gece önceki uykusuzluğumuz ve gün boyu koşuşturmamızla,
Dalıyoruz uykuya gülerek...
Ve aradan yıllar geçiyor,
Şimdi ne o heyecan ne de o neşe var,
Herşey yapay ve herşey sanal,
Bilemezdik o bayramların böylesine ,
Dimağlarımızda yer edeceğini,
Velhasılı şanslı çocuklardık bizler...

Eski bayramlar tadında ,bayram geçirmeniz dileklerimle

Mekke Katrancı