M. KASIM GÜLPINAR


Urfa siyaseti genelde geleneksel bir kıvamda iş tutma özelliğine sahiptir.

Geleneksel dediğimiz siyaset anlayışının en belirgin özelliği yaşlı, tecrübeli hatta ‘kurt’ diyebileceğimiz kişilerin ana aktör olmasıdır.

Fakat son birkaç seçimde bu anlayışın nisbî olarak aşıldığı görülmektedir.

Bu çerçevede Urfa politik vizyonuna, referansları tecrübeli ama kendileri genç olan yeni siyasî aktörlerin çıktığını görmekteyiz. M.Kasım Gülpınar, Emin Önen, Mahmut Kaçar, İ.Halil Yıldız, Yusuf Eğilmez, Mehmet Ekinci gibi isimler bu tespite örnek olarak verilebilir.

Bu gençlerin arasında özellikle M. Kasım Gülpınar ortaya koyduğu çizgiyle adından epeydir söz ettirdi.

Kasım Gülpınar sadece gençliğiyle değil, farklı siyasî tavrıyla da kısa sürede kalıcı bir siyasî aktör olduğunu herkese kanıtladı. Siyasete giriş seçimi olan 2011’de 3.,7 Haziran seçimlerinde 2., 1 Kasım seçimlerinde 2. sıra onun hem başarılarıyla hem de iş tutuş şekliyle vazgeçilmez olduğunu gösteriyordu.

İş takipçiliği yapmayan, ihale kovalamayan, kulis faaliyetleri esnasında bu tartışmaların içinde olmamak adına özellikle yurt dışına çıkan, mensup olduğu yerli ve manevi iklimi koruyan, siyasette ahlakî çerçeveyi ve inanç damarını kendine rehber edinen Gülpınar, sadece üzerinde etkisi olan muhiblerinin değil, kendisini yeni tanıyan Urfa seçmeninin de takdirini kazandı.

Rakipleri genelde onu sert tavrından dolayı eleştirse de O, doğru bildiklerini her platformda söylemekten çekinmeyerek farklı bir siyasi çizgi oluşturdu. Başta tuhaf karşılanan bu tavrın aslında daha doğru ve tutarlı olduğu maşeri vicdanda makes buldu. Böylece bakanlığa yakıştırılacak kadar bir ilgi ve sempati ile karşılaştı.

“Ağabey” diye hitap ettiği Faruk Çelik’in üç döneme takılmasından sonra Urfa’da birçok STK onu muhtemel bir kabinede Bakan olarak görmek istediklerini sosyal medya platformlarında açıkça dile getirmiş olmalarına rağmen O, mütevazı kişiliğinden ödün vermedi, kendini bu tartışmaların dışında tutmayı başardı. Gülpınar, o durumda bile Faruk Çelik’le asla bir rekabet içine girmeden ‘ağabey kardeş ilişkisi ‘içerisinde çalışmalarına devam etti.

Aday adaylığı sürecinde listelerde kendisine yer verilmeyeceği, başka bir şehirden aday gösterileceği gibi iddialarla hiç ilgilenmeden seçim bölgesine hizmet eden, aldığı siyasi risklerle başarılarını arttıran Gülpınar’ın, 1 Kasım seçimleri için başta Faruk Çelik olmak üzere diğer Ak Parti adaylarıyla gözle görülür bir uyum içerisinde olması ona yöneltilen haksız eleştirileri de boşa çıkarmış oldu.

Yeri garanti olan bir adayın gece gündüz demeden, gerçekleştirdiği bu özverili çalışmalar, Gülpınar’ın babasından devraldığı bayrağı daha ileri noktalara taşıdığının da bir kanıtı oldu.