Bizim çocuklarımız


Araba Sırrın istikametine doğru yol alırken; tatlı bir heyecan içindeyim... Kent; içindeki kalabalığı yeni damarlara taşımış... Buralarda hiç bir şey yoktu diyorum arabayı kullanan arkadaşıma... Gülümsüyor... Oturacağımız bir kafe, gideceğimiz bir sinema, hemen öncesinde telefonuma konum atar mısın? Dediğim cep telefonu da yoktu…
Her şey var ve hatta sıradan artık...

Bahçe içinde küçük bir bina...Kapıda bizi Fuat Öğretmen karşılıyor...Beyaz önlüğü, aydınlık yüzüyle pırıl pırıl bir genç Fuat Öğretmen...Burası kentte yer alan yirmi beş adet rehabilitasyon merkezinden bir tanesi...Zeynep ve Murat' ı ders odalarında masada otururken görüyorum...Ders bitmiş biz ziyaretçileri bekliyorlarmış...Utanıyor Zeynep...Gözlerini kaçırıyor...İsmimi sormuş ben gelmeden...Sımsıkı tutuyor rehber öğretmeni Müzeyyen 'in ellerini....Ardından başını yaslıyor o genç ele...O an, fotoğraf karesinde yer almış...Şefkat ve sevginin hakim olduğu bir atmosfer yaşanıyor, oturuyorum karşılarındaki sandalyeye...

Murat hiç tepki vermiyor... Kayıtsız bakışları ortak müzik zevklerimiz konuşulurken değişiyor, canlanıyor... Bende İbrahim Tatlıses hayranıyım diyorum... Murat ve Zeynep on altı yaşında fakat zihinsel gelişimleri altı yaşındaki bir çocuk düzeyinde...

Yetkililer 120 öğrenci kapasiteli merkeze bu yıl 80 öğrencinin devam ettiğini belirttiler... Kırk çocuk için daha yer var...Özel eğitime gereksinim duyan çocuk sayısı bu kadar demek isterdim ancak gerçek sebep bu değil...Aileler getirmiyor çocuklarını...Kapıdan servis alıyor iki saat eğitim görüyor ve yine servisle evlerine bırakılıyor çocuklar...Üstelik hizmet alan aileler devletten maddi yardım alıyorlar… Bütün bu imkanlara rağmen kapasitenin altında çocuk sayısı...

Aileler için bir oda mevcut...Ebeveynlerin refakat etmesi isteniyor....Bu bazı anne babalara külfet geliyormuş, yazık...Pek çoğu yoksul ailelerin, hatta o kadar yoksul ki baraka gibi evlerde açlık sınırında yaşıyorlar...Öğretmenler ve idari personel ziyaret etmiş ve belgelemişler yaşadıkları yerleri...Tek tek bakıyorum o fotoğraflara...Kalabalık ve geneli çok çocuklu aileler....Hepimizin bildiği o acı yoksulluk...

Eğitimci gençler hayata geçirmek istedikleri projelerinden bahsediyor...Kurumu daha işlevsel hale getirmenin çarelerini arıyorlar...Onları gurur duyarak dinliyorum...Bu çocuklar öz bakımlarını hiç olmazsa yapabilsin istiyorlar.... 
Eldivenden şirin bir horoz yapmışlar mesela.... Odalarının duvarında boyadıkları resimler....Kurum Müdürü Abdülrezak Bey daha iyiye ulaşmak için destekliyor gençleri...

Rehabilitasyon merkezinin hemen önünde bir ilköğretim okulu var... Çocuklar bahçede neşe içinde oynuyor... Hepsi yarınlarımız, umutlarımız...

Zihinsel ve bedensel engelli evlat sahibi olmak elbette zor bir imtihan... 
Bu çocuklar da eğitim hakkına sahipler...Getirin çocuklarınızı hiç olmazsa öğrenebildikleri kadarını öğrensinler...

Bize kapılarını açan rehabilitasyon merkezi çalışanlarına teşekkür ederim... Onlar aynı zamanda yoksul ailelere ulaşabilmemiz adına köprü oldular...

Mutlu haftalar, aydınlık yarınlar dilerim sizlere...