Rekabetçi Ekonomi Şart…


İnovasyonla ilgili önceki haftalarda iki yazı yazmış ve bu konunun önemine dikkat çekerek almamız gereken çok mesafe olduğundan bahsetmiştim.

Yeni Dünyada yeni ekonomi, enformasyon ve iletişim teknolojileri üzerine kurulu.

Ekonomilerin kuralları artık global rekabet ve hızlı teknolojik gelişmelere göre yazılıyor.

Eski ve Yeni Ekonomi Farkları

Konular

Eski Ekonomi

Yeni Ekonomi

Piyasa

Durağan ve Statik

Dinamik

Rekabet Alanı

Ulusal

Küresel

Organizasyon Şekli

Hiyarerşik-Bürokratik

Esnek Üretim

Büyümeyi Etkileyen Unsurlar

Sermaye-Emek

Yenilikler-Bilgi

Teknolojiyi Yönlendiren Unsurlar

Makineleşme

Dijitalleşme

Rekabet Avantajı

Ölçek Ekonomileri ile Düşen Maliyetler

Yenilikler-Kalite-Piyasa Önceliği-

Ar-Ge ve İnovasyonun Önemi

Az-Orta

Yüksek

Diğer Firmalarla İlişkiler

Bireysel

İşbirliği ve Anlaşmalar

Politik İşgücü Hedefleri

Tam İstihdam

Yüksek Reel Ücretler ve Gelirler

İşgücü Eğitimi

Bir Uzmanlık Alanı veya Derece

Ömür Boyu Öğrenme

Çalışan-İşveren İlişkisi

Muhalif

İşbirlikçi

İş Alemi-Hükümet İlişkileri

Baskı Gerektiren

Cesaret Veren

Hükümet Düzenlemeleri

Kumanda ve Kontrol

Piyasa Araçları-Esneklik-Kolaylayıcı

Kaynak:http://www.rekabet.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FPer%25c5%259fembe%2BKonferans%25c4%25b1%2BYay%25c4%25b1n%2Fperskonfyyn23.pdf

 
Yukarıya aldığım tablo, bu konunun önemini çok net olarak ortaya döküyor.

Yeni Dünya Ekonomisinde biz de varız diyoruz.

Ve 2023’e kadar ön sıralarda yer almayı kendimize hedef olarak belirledik: 2 trilyon dolar milli gelir, 500 milyar dolar ihracat devasa hedefler. Hayallere gelmeyen bu hedefleri şuan; “evet gerçekleştirebiliriz” ana temasıyla tartışır hale geldik.

Peki bunun için ne yapmalıyız, nasıl yapmamız gerekiyor:

Konumuz Ar-Ge ve İnovasyon olması sebebiyle bunun üzerinden değerlendirme yapmaya devam edelim.

Türkiye son 6-7 yıl içinde Ar-Ge ve İnovasyonla ilgili çalışmalarda 2002 ve öncesine göre kıyaslanamayacak kadar büyük atılımlar gerçekleştirdi.

“İki günü eşit geçen aldanmıştır” esasından hareketle daha alınacak çok mesafemiz ve gerçekleştirilecek çok hedeflerimiz olduğunu düşünüyorum.

-İşe önce eğitimle başlamamız gerekiyor. İnovasyon kültürünü ve anlayışını benimsememiz ve yerleştirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla gelecek için bilim, sanat ve eğitime yatırım yapılmalı; Ar-Ge, İnovasyon ve Girişimcilik konuları müfredata daha üst seviyede dâhil edilmelidir.

-İnovasyon; yeni, yenilik veya iyileştirme yahut farklılaştırma olduğuna göre farklı görmeyi öğrenmek gerekiyor.

-İnovasyon, doğası gereği risk almayı da kendisinde barındırmaktadır. Dolayısıyla inovasyon sürecinin içerdiği başarısızlıkları da hoşgörebilmek; öğrenmek ve gelişmek için başarısızlığı bir fırsat olarak görmek lazım geliyor.

-Kamu ve özel sektörün kaynakları daha rantabl kullanması gerekiyor. Yani doğru zamanda doğru teknolojilere odaklanılması gerekiyor.

-Türkiye’nin rekabete dayalı ekonomik kalkınma anlayışını benimsemesi gerekiyor.

-Sadece Ar-Ge değil ticarileşme sürecini de desteklememiz gerekiyor. Yani fikir-farklılaştırma-kazanç kurgusunu bütünsel destekleyen bir teşvik sistemi geliştirmemiz lazım.

-Teknoloji transferini hızlandıracak tüm enstrümanlar inovasyon sisteminin kaldıracı olarak benimsenmesi ve kullanılması gerekiyor.

-Kamu işletmeciliğini iyi yapmamız gerekiyor. Yani Devletimiz daha yol gösteren, daha kolaylaştıran, bıktırmayıp daha hızlandıran ve daha destekleyen olmalı.

-Ülkemizin ekonomik seviyesi de göz önünde bulundurularak “Bölgesel İnovasyon Merkezleri” kurulmalı.

-Tek başına Ar-Ge ve İnovasyona kaynak ayıramayan firmaların aynı ilde ve aynı sektörde faaliyet göstermek şartıyla ortak bir “İnovasyon Organizasyonu” kurmaları da teşvik edilebilir. Bu farklı iller kapsamında da düşünülebilir.

-Son yıllardaki büyük zıplamaya rağmen Türkiye’nin 2013 verilerine göre Ar-Ge harcaması milli gelirinin % 0,95’i. Bu oranı % 3-4 seviyelerine çıkarmamız gerekiyor.

-En önemli inovasyon inanmak ve samimiyet. Hiçbir zaman değişmeyen ve değişmeyecek olan bu “insani inovasyon” olmazsa diğerlerini gerçekleştirmenin imkânı yok. Zaten bu seviyelere de samimiyetle ve inanarak geldik.

İnovatif devlet, inovatif şirketler, inovatif yetişmiş insanımız, inanmak ve samimiyet… Evet gerçekleştirebiliriz… Hem de daha iyilerini…

Kaynak: Milat Gazetesi