Asgari Ücrette Ne Yapmalı


Seçim sürecinde siyasi partilerce “asgari ücret” konusunda muhtelif rakamlar üzerinden sözler verilmiş ve AK Parti asgari ücret vaadini 1300 TL olarak belirlemişti.

Şimdi asgari ücret vaadinin yerine getirilme zamanı.

Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından da deklare edildiği üzere 1300 TL asgari ücret sözü yerine getirilecek.

Ya sonrası?

Önemli olan sonrası.

Sonrasının çok iyi düşünülmesi gerekiyor. Yani enflasyona sebebiyet vermeden asgari ücret artışı yapılırsa başarı sağlanır.

Aksi halde; Merkez Bankasının başı iyi ağrıyacak demektir.

Ülke

Asgari Ücret/Milli Gelir*

ABD

0,29

Avustralya

0,46

Belçika

0,51

Fransa

0,52

Hollanda

0,49

İngiltere

0,45

İspanya

0,36

Japonya

0,38

Kanada

0,38

Türkiye

0,49

*2012 verilerine göre

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloya baktığımızda aslında ülkemizde asgari ücretin milli gelire oranı azımsanmayacak bir düzeyde:

İngiltere, ABD, Avustralya, Kanada gibi gelişmiş ülkelerin üzerinde bir orana sahibiz. Yapılacak iyileştirme ile bu oranın üzerine çıkacağı kesin.

Asgari ücrette % 30’luk bir artışın, enflasyonu artırma ihtimali oldukça yüksek.

Sorun sadece asgari ücretler de değil. Asgari ücretten yüksek olanları da aynı oranda olmasa da yukarı ivmeli olarak artırma durumu söz konusu.

Hal böyle olunca hassas bir durum ortaya çıkıyor.

Asgari ücret artışını enflasyona sebebiyet vermeden artırma yollarını iyi düşünmek ve iyi uygulamak gerekiyor.

Bekar çalışanlar için mevcut asgari ücrette işverenin SGK ve vergi yükü toplamda; tutar olarak 363 TL, oran olarak % 37 civarında.

% 30’a tekabül eden 300 lira daha artış yapılması, işverenin yükünü yaklaşık 408 TL artıracak.

Bu da mevcut duruma göre işverenin yükünü % 40,8 oranında artıracak demektir.

Bu yönüyle bakıldığında işverenin omuzuna yüksek bir yük binmiş olacak.

Bunun fiyat yükselişi yani enflasyon artışı olarak geri dönüş yapacağı açık.

Ancak bunu hafifletmek veya tamamıyla ortadan kaldırmak mümkün:

Özel sektör normal asgari ücret artış oranını (2015’te toplam % 12 artmıştı) zaten göğüslemek durumunda. (2015’te işverenin yükündeki artış oranı toplamda % 17 olarak gerçekleşti)

Ancak bu orandan sonraki kısma tekabül eden % 23’lük kısmı 1 Ocak 2017’ye kadar devlet tarafından yüklenilmeli.

Aksi takdirde beklenenden daha yüksek bir enflasyon durumu ortaya çıkacaktır.

Diğer taraftan; 300 TL’lik ücret artışı durumunda yatırım teşvikleri kapsamındaki sosyo-ekonomik düzeyi en düşük olan 6.bölge için de işverenin yükünü özellikle hafifletmeye yönelik bir çalışma yapılması gerekir.

Asgari ücretteki bu artış ya devletin ya da işverenin yahut da her ikisinin omuzuna yük olarak binecek.

Peki, faydaları olmayacak mı?

En başta iç talebi yani tüketimi artıracaktır.

Az da olsa 2016 ekonomik büyümeyi olumlu etkileyecektir. Yani milli gelirimizin artmasında payı olacaktır.

Belli bir kesimin gelirini ve yaşam kalitesini artıracak, yüzlerini güldürecektir.

Gönül ister ki, ekonomik şartlar daha iyi olsun. İnsanımız daha kaliteli yaşasın.

Zira; ülkemiz ve insanımız her şeyin en güzeline layık.

İyi ki, varsın “GÜZEL ÜLKEM”, iyi ki varsın “CENNET ÜLKEMİN GÜZEL İNSANI”.

Kaynak: Milat Gazetesi