BOL EGOLU DANIŞMANLAR


Bir kaçını tenzih ederim ama eskiden çeşitli basın kuruluşlarında çalışıpta şimdi siyasilerin belediyelerin basın danışmanlığını yapan taşeronlar ne iş yapar?

 

Bazıları başkanı ile basın arasına Çin seddi çekmiş.

Urfa’da ki basın mensuplarıyla irtibatı kurması sağlaması gereken o kişilerden bazıları başkanlara gazetecilerle ilgili yalan yanlış bilgiler vererek soğutmaya çalışıyor.

Bilmiyor o belediye başkanı gidince kendisininde dönüp dolaşacağı yer yine medya sektörü yani kürkçü dükkanı…

Kentte daha önce spikerlik yapmış, bir internet sitesi kurmuş, programcılık yapmış, sonra başarılı olamamış bol egolu şahıslar başkandan çok başkancı gibi durmuyor mu?

Yeni göreve geldiklerinde başkanlara kendi kafalarına göre şehrin röntgenini çektiğini sanıp, kendi eksikliklerine bakmadan kentte görev yapan gazetecileri yerden yere vurabiliyor.

Başkanım gel onları gazetecilerden sor, sana saysınlar yanında yalakalık yapıpta arkandan neler saydıklarını!

“Ben söylüyorum başkana beni dinlemiyor.”

“Gençtir,”

“Acemidir.”

Daha sıralasam mı?

Kendisiyle barışık olmayan başkalarıyla nasıl barışabilir ki?

İçinde kavgalar geçiren o danışman müsveddeleri meslektaşlarını eleştirme hakkını nerden buluyor onu da anlamıyorum.

Belediyeye gelen her gazeteciyi “Kendi ayağını kaydıracak!” potansiyel suçlu gibi gören bu danışmanlar Urfalıların dediği gibi …kları göğsünde…

Kafasına göre herkesi kolayca yargılayan kişi zaten gazeteci olamaz.

Elbette bu memlekette herkes herkesi tanıyor.

Kimin tehlikeli olduğu, kimin para için kıvrandığı kimin ekrana çıkıp “Bir başkan beni görse de yanına alsın” dediğini…

Herkes biliyor!

Son olarak başkanlara 2 çift lafım var;

Bu memlekette herkes herkesi tanıyor.

O yüzden hasetlik yapan hayatı boyunca başarılı insanların yerinde gözü olup bir türlü bir baltaya sahip olamamış sonra sizin belediyeye kapak atmış o isimlere itibar etmeyin.

Medyayı kendine basamak olarak kullananlar, kesinlikle medya etiğini bilmeyen insanlar hiçbir sektörde yer bulamaz.

Zaten başarılı olsaydı işini bırakıp sizin peşinizden dolaşmazdı.

Bir sözümde kendini çok bilmiş olanlara.

Gazeteci haberi bedava yapar ama hangi haber reklamdır, hangi haber haberdir onu bilmeyen kişiler bu medya sektörüne en büyük zararı veriyor.

Bunu fark edemeyenler ya salağa yatıyor, veya geri zekalıdır. Hele bu medyanın içindeyse köpek insanı değil, insan köpeği ısırırsa mantığını kavrayamamıştır.

Basın reklamlarla var olur. Ama kamu yararını gözeterek yaptığı haberler reklam değildir. Şurayı ziyaret ettim, burada göründüm, gibi medyanın sırtına basarak bir yere tırmananlar, bunun bir bedeli vardır.

Reklamlar sadece ticari firmalardan alınmaz.

Bir yere gelmek isteyen herkes reklam yapıyordur ve bunun bir bedeli vardır.

Bu bedeli ödemek istemeyenler de “Parayla haber yapıyor” diye bir safsata uydurup salağa yatıyorlar.

Demiyor ben cimriyim. 2 kuruş için 200 takla atıyorum.