Sorunları çözmeyeceklerse neden gönderiyoruz meclise?


İbni Haldun “coğrafya kaderdir” der, coğrafyamızdaki ölümlerin bu kadar sıradanlaşması aslında bundan ve bunca derdin olduğu bir coğrafyada medya sözde bir aliminin “ oral sexyin fazlası zarar” tartışmalarına odaklanması da cehaletimizin boyutlarını gösteriyor. İnsanlar “Allahu Ekber” deyip birbirini kesiyorken, cihat diye bu ülkenin gencecik çocukları ölüme götürülürken bunun söylenmesi garip. Ama alim dediklerimiz bilinç altındakilerini seriyor ortalığa, ortalık çöp yığını… Sahi çöp demişken ve coğrafyayla da ilişkilendirip anlatayım; İsveç’te çöp bitti, yaklaşık 250.000 evin ısınma ve elektriğini çöpten karşılayan İsveç hükümeti en yakın komşusu Norveç’ten çöp ithal edecek. Ne dert ama! Biz de de dert çok mesela: mevsimlik işçilerin sorunu, Suriyeli mültecilerin sorunu, uyuşturucu kullanımının artması, Gap’ın tamamlanmaması, eğitimde derslik problemi ve tabi öğretmen açığı, işsizlik, elektrik, sağlık yatırımları, göç… var da var bizde. Oysa İsveç’te de var.Bir de tabi İsveç’te monarşi(parlementer monarşi) var hani bizim anti demokratik deyip garipsediğimiz sistem.Refah seviyeleri çok yüksek ve herkes anadilde eğitim alabiliyor hatta Türkiye’den oraya siyasi sığınmacı olarak gidip vatandaşlık alan Kürtler,Türkler bile.Yine herkes dinini istediği gibi yaşayabiliyor.Durumun tam tersi olması gerek,demokrasi kültürünün olduğu ülkelerde refahın daha yüksek olması gerek ama değil. Uzatmadan “coğrafya kaderdir” sözüne tekrar döneyim, evet coğrafya kaderdir.Ama cehalet değil,ama işsizlik değil, ama geri kalmışlık değil.Sorumluları işte alim bildiğimiz o adamlarda ve her seçimde oy verdiğimiz adamlarda.Sahi onları bu sorunları çözmeyeceklerse neden gönderiyoruz meclise?