Devlet Gelirleri Giderlerinden Daha Fazla


Devlet Bütçesi iktisat ve/veya maliye politikaları bakımından önem arz eder.

Genel itibariyle hükümetlerin gerçekleştirmek istediği politika ve hedeflere göre bütçe politikası belirlenir.

Bunun için de üç temel bütçe uygulama vardır:

1) Bütçe açığı politikası,

2)Bütçe fazlası politikası,

3) Denk Bütçe politikası.

Giderlerin gelirleri aşmasına bütçe açığı denir. Kronikleşmesi durumunda ciddi bir yapısal soruna dönüşür ve ülkelerin baş belası olur.

Ancak bilinçli kullanılması durumunda sorunların çözümünde önemli bir unsur teşkil eder: Durgunluk dönemlerinde, ekonomide talebin düşük olması durumlarında açık bütçe uygulamasına başvurulur. Bu politikayla atıl kapasite ve işsizliğin önüne geçilmeye çalışılarak ekonominin canlandırılması amaçlanır. 

Bütçe fazlası, gelirlerin giderleri aşmasına denir. Nadiren rastlanır bir durumdur. Özellikle kamu tasarruflarının sağlanması amaçlanır. Ekonomide tam istihdam den­gesine dönülmesini sağlayıcı bir daralma uygulamasıdır. Sürekli uygulanması durumunda özellikle ekonomik daralmaya, hane halkı gelirlerini azaltıcı ve ülke yaşam kalitesini düşürücü bir etkiye sahiptir.

Bütçenin gelir ve giderinin birbirine eşit olması ise denk bütçe olarak ifade edilir.

İktisat bilimcilere göre “ekonominin daralma dönemlerinde bütçe açık vermeli, genişlerken ise fazla vermeli ve bunların sonucu olarak denklik sağlanmalıdır. Böylece hem para basımının nedenleri ortadan kalkar, hem de bütçe ekonomideki dalgalanmalara karşı bir kalkan gibi kullanılmış olur.”

Ancak bunu birebir uygulamanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Her ekonomik durumu kendi içinde değerlendirmek ve bütçe politikasını ona göre belirlemek gerekir. Yine bu belirlemeyi yaparken sadece ülke ekonomisini değil dünya ekonomisini de göz önünde bulundurmak gerekir.

Türkiye olarak -son yıllar hariç- bütçe performansı anlamında bir istikrar maalesef sağlayamamışız.

Özellikle 1980’li yıllar ile beraber dütçe dengesi bozulmaya başlamış. Özallı yıllar başlarda iyi bir performans sağlasa da hususan 90’lı yıllar çalkantılı yıllar olmuştur. Şubat 2001 kriziyle beraber olumsuzluk (Bütçe Dengesi/GSYİH) % -11,9 bütçe açığı oranı ile zirve yapmıştır.

Bu olumsuzluklar 2004 yılı ile beraber ciddi anlamda iyileştirilmiş ve 2005 yılında bütçe açığı/GSYİH oranında % -1,1 gibi düşük bir seviye başarısı sağlanmıştır.

(%)

GSYH'YA ORANLARI (%)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2011

2012

2013

MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GİDERLERİ

30,8

36,2

34,1

31,1

27,2

24,6

23,5

24,2

23,9

28,2

26,8

24,2

25,1

25,7

Faiz Hariç Bütçe Giderleri

18,6

19,1

19,4

18,2

17,1

17,6

17,4

18,4

18,6

22,6

22,4

21,0

21,8

22,3

MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GELİRLERİ

22,9

24,3

22,7

22,2

22,0

23,5

22,9

22,6

22,1

22,6

23,1

22,9

23,1

23,6

BÜTÇE DENGESİ

-7,9

-11,9

-11,5

-8,8

-5,2

-1,1

-0,6

-1,6

-1,8

-5,5

-3,6

-1,4

-2,0

-2,2

FAİZ DIŞI BÜTÇE DENGESİ (Maliye Tanımlı)

4,4

5,2

3,3

4,0

4,9

6,0

5,4

4,2

3,5

0,0

0,7

1,9

1,4

1,2

Kaynak: www.bumko.gov.tr

2016 Ocak-Nisan’ında bütçe fazlası…

2015 Nisan’ında Bütçe, 1,37 milyar lira fazla vermişti. Bu yılın aynı ayında ise bütçe fazlası, 5,35 milyar lira olarak gerçekleşti.

2015 Ocak-nisan döneminde 4,058 milyar lira açık veren bütçe, bu yılın aynı döneminde 5,4 milyar lira fazla verdi.

Nisan 2016'da Bütçe giderleri 44,3 milyar lira, bütçe gelirleri 49,7 milyar lira, faiz dışı fazla ise 8 milyar lira olarak gerçekleşti.

Bu rakamlar geçen senenin aynı dönemine göre mali disiplinin daha iyi takip edildiğini gösteriyor.

Bu rakamların gerçekleşmesinde Mart ve Nisan ayında beyan edilen ve ödenen doğrudan vergiler olan gelir ve kurumlar vergilerinin de etkisi bulunmaktadır.

Dolayısıyla sonraki dönemler için gelirlerin düşme ihtimalini göz önünde bulundurarak dikkatli olmak lazım…

Kaynak: Milat Gazetesi