Sadık Sade: Urfa’nın En Büyük Sorunu Suriyeliler
Bugun...




Sadık Sade: Urfa’nın En Büyük Sorunu Suriyeliler
Şanlıurfalı işadamı Sadık Sade 6 yaşından beri çalışıyor. Bakkallıkla başladı. “Su hayattır, Tüp Gaz ihtiyaçtır” deyip bu iki sektöre girdi ve Şanlıurfa’nın yüzde 70’nin Tüp Gazını karşıladı. Bir süre tekstil sektörüne de giren Sadık Sade, bunda pek tat alamadı.

facebook-paylas
Tarih: 20-06-2016 11:37
Sadık Sade: Urfa’nın En Büyük Sorunu Suriyeliler

Urfa’nın inşaat sektöründe de iddialı firmalar arasında bulunan işadamı Sadık Sade, 7 yıldır Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin(TÜMSİAD) Şanlıurfa başkanlığını yapıyor. Türkiye’de ve Şanlıurfalı etkili STK’lardan biri olan TÜMSİAD’ın Başkanı Sadık Sade SANLIURFA.COM ‘un Pazartesi konuğu oldu. Sadık Sade Usta Gazeteci Mehmet Dener’e verdiği röportajında “Bir STK başkanı olarak hiçbir siyasetin arka bahçesi olmayız. Hiç kimseye de her olur olmaz konularda Padişahım çok yaşa demem“ dedi.

Sadık Sade’ye göre Şanlıurfa’nın en büyük sorunu Suriyeliler sorunu. Sadık Sade’nin dile getirdiği konulardan biri de belediyelerin TOKİ’ye gidip “Gelin Urfa’ya konut yapın” demesine karşılık  Urfa’daki konut sektöründeki firmaların evraklarını 7-8 ay sürünceme de bırakması. Sadık Sade’nin bu konudaki sözü “Bu nasıl lahana bu nasıl Turşu. Sen daha burada kendi inşaat firmalarının işini göremiyorsun. Gidip TOKİ’yi Urfa’ya çağırıyorsun. Bu nasıl da samimiyetsizliktir” şeklinde.

Başarılı bir iş adamı Sadık Sade’nin bir röportaja sığmayan öyküsünün ve çarpıcı çarpıcı açıklamalarının tamamı işte bu röportajda;

6 YAŞINDAN BERİ ÇALIŞIYORM

Mehmet Dener: Sizin iş adamlığı sektörüne adım atışınız ne zaman başladı?

Sadık Sade: Ben 1971 yılından, 6 yaşından beridir çalışıyorum. Babamın yanında olsun, çıraklık olsun çalışıyordum. Askerden sonra, 1987 yılında terhis olduktan sonra kendi ticaretime başladım. O günde bu yana yaklaşık 30 yıldır kendi ticaretimi yapıyorum.

BİR BAKKAL DÜKKANI İLE AÇTIM 2 YIL SONRA TÜP BAYİLİĞİ YAPTIM

Mehmet Dener: ilk iş hayatına atıldığınızda ne yaptınız?

Sadık Sade: Bir bakkal dükkânı açmıştım. 2 yıl sonra tüp gaz bayiliği yapmaya başladım. 1989 yılında tüp gaz bayiliğini aldım. 2005 yılına kadar tüp gaz bayiliğim devam ediyordu. Hala tüp gaz sektörüyle bağlarım var. Akabinde 2000 yılında da mağazacılığa başladım. 2 tane mağazam vardı Şanlıurfa’da. Bununla beraber bir restoran vardı. Farklı sektörlere girmeyi, macera yaşamayı çok seviyorum. Daha doğrusu biz bu memlekete istihdam sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu insanları çalıştırmayı, işsizlere iş vermeyi seviyoruz. Bununla ilgili zaten ben hangi sektöre girersem gireyim özellikle iş gücü fazla olan sektörleri tercih ederim. Ticaret, yönetici olduktan sonra farklılık gösteriyor. Yeter ki idareci olmayı bilin. Ticarette 1-2 ay bocalama dönemi oluyor ama sonra işi kavrayabiliyorsunuz.

GİYİM SEKTÖRÜNDE SIKINTILAR YAŞADIK

Mehmet Dener: Peki, en çok hangi sektörde mutluydunuz? Şu sektöre girmeseydim daha iyi olurdu dediğiniz oldu mu?

Sadık Sade:  Giyim sektöründe sıkıntılar yaşadık. Farklı işlerimiz de olduğu için maddi anlamda zorlanmadık ama giyim sektörüne girmeseydik daha iyi olurdu ama tabii ki rızıklar önceden yazılmış, kaderde her şey yazılmış. Tabii ki bu zorlukları görmek, bunları yaşamak zorundasın. Biz hayatta her şeyin Cenabı Allah’tan geldiğini bildiğimiz için tokadın sahibini aramıyoruz.

Mehmet Dener: Peki sektör değiştirirken siz kendiniz mi karar verdiniz yoksa çevrenizle yaptığın istişare ile mi karar verdiniz?

Sadık Sade: Bazen kendi kanaatimle yapıyordum bazen de şirketteki ortağımla görüşmelerimiz sonucu sektör değiştirdik veya sektörün yanına başka bir sektör ekliyoruz. Yani bir iş yaparken yanında başka işi de yapıyoruz.

TÜP SATIŞLARI ARTIK KALMADI

Mehmet Dener: Son günlerde tüp tartışmaları var. Siz de eski tüp gaz satıcısısınız. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadık Sade: Şanlıurfa merkezde tüp satışları artık kalmadı. Sadece varoş dediğimiz kenar mahallelerde var, doğalgaz firmalarının yatırım yapmadığı bölgelerde satılıyor. Tabi doğalgaz farklı bir şey. Fiyatı uygun, tüpçüyü beklemiyorsunuz, vanayı açtığınız zaman doğalgazınız var. Denetime gelince, denetim yıllar öncesinden var. 1991 yılında kanun çıktıktan sonra bu sektörle ilgili denetimler sıklaştırıldı. Bir zamanlar iş sanayi müdürlüğü, çevre sağlık müdürlüğü ve belediyeler ortak denetim yapardı. Zaten şimdi de bu sektör sanayi bakanlığına bağlı. Bilim sanayi bakanlığı ve EPDK’nın kontrolünde. EPDK cezaları da zabıta cezaları gibi değil, en az ceza 100 bin TL’den başlıyor. Bu cezaları göz ardı edipte yasal olmayan bir işe birinin girişmesi mümkün değil.   

Mehmet Dener: Peki siz o denetimlerde hiç ceza yediniz mi?

Sadık Sade: Tabi sürekli denetimler yapılırdı. Zabıtadan işgaliye cezası yerdik veya yangın söndürücümüz arabamızda olmazdı ceza yerdik. Ceza yemeyen bir esnafı bulamazsınız illaki herkes yemiştir.

TÜMSİAD OLARAK SADECE ÜYELERİMİZE HİZMET ETMİYORUZ

Mehmet Dener: Bu sektörlerden sonra TÜMSİAD geldi. TÜMSİAD’ın durumu ne? Siz ayrıca TÜMSİAD’ın kurucular kurulunda mısınız?

Sadık Sade: Ben TÜMSİAD’ın Şanlıurfa kurucu başkanıyım. 7 yıldır da Şanlıurfa şube başkanlığını yapmaktayım. 2005 yılında TÜMSİAD genel merkezimiz İstanbul’da kuruldu. Yaklaşık 12 yıllık bir sivil toplum kuruluşu. Kuruluş amacımız, misyonumuz iş adamlarını bir araya getirmek, onların örgütlenmesini sağlamak. Bunların sorun ve sıkıntılarını, yetkili kişilerle görüşüp sorunlarını çözüme kavuşturmak. Şanlıurfa şubemiz de 2009 yılında kuruldu. 2010 yılının başında biz hizmete girdik. 7. Yılımızı doldurduk. Tabi TÜMSİAD’ın bulunma sebebi KOBİ diye tabir ettiğimiz küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha kurumsal bir yapıya kavuşması ve satış yapanın imalat yapması, imalat yapanın ticaret yapması, bu kademelerin geliştirilmesi. Bu amaçla kuruldu. Tabi Türkiye’ye baktığımız zaman 350 tane sanayici iş adamları derneği var. Bunların sayıları ne kadar olursa olsun bunlar hizmet için yarışırlar.

BİZ İSTERİZKİ URFA’DA 20 TANE İŞADAMLARI DERNEĞİ OLSUN

 Mesela biz isteriz ki Şanlıurfa’da 20 tane iş adamları derneği daha kurulsun. Sayı fazla olduğu zaman biz hizmet için yarışırız, ekonomimiz, Şanlıurfa’mız, insanlarımız kazanır. İşsizlerimiz iş bulur. Bunların sayılarının arttırılması lazım. TÜMSİAD olarak biz sadece üyelerimize hizmet etmiyoruz. Bunlar geldiği zaman sorunlarını dinleriz diğer zamanlarda yan gelir yatarız demiyoruz. Çünkü bizim sorumluluğumuz ve kamuoyunun bizden beklentileri var. Biz buna göre hareket etmek zorundayız. Eğer ilimizde, bölgemizde bir sıkıntı varsa biz her zaman bunda kendimize vazife çıkarıyoruz. Vazife çıkarmaya da devam edeceğiz.

URFA’DA 3 YILDA 7 FUAR AÇILDI

Örneğin; bundan 4 yıl öncesine kadar Şanlıurfa’da fuar konuşulmuyordu. Biz kalkıp bunu gündeme getirdik. Şükürler olsun 3 yılda Şanlıurfa’da 7 fuar açıldı. İlk başta biz 3 bin metre ile başladık fuara. Sonra 6 bine, 8 bine çıktı. En son fuarımız fuar alanımız 11 bin 500- 12 bin metreyi buldu. Sektörle bazda bakıldığı zaman Şanlıurfa’da yapılan fuarlar yapı-inşaat sektöründe gerek ziyaretçi gerekse katılımcı sayısı olarak Türkiye’de ilk sıralara girdi. Yani memlekette hangi yönden sıkıntı varsa biz bundan kendimize vazife çıkarıyoruz. Bazen insanlar bizi farklı farklı algılıyorlar ama sorun değil. Biz misyonumuz, sorumluluğumuz gereği ve kamuoyunun bizden beklentileri doğrultusunda üzerimize düşen görevleri, gerek sosyal gerek ekonomik gerek kültürel anlamda üzerimize düşeni yapıyoruz. Ne gerekirse yapıyoruz. Güzel bir çalışmamız var TÜMSİAD olarak.  25 kişilik bir yönetim kurulumuz var. Bununla beraber bizde komisyonlar var. Komisyondaki arkadaşlar bazen haftada 2-3 toplantı yapıyorlar. Raporlar yazıyoruz bununla ilgili. Raporlarımızı Bakanlarımıza bazen de Başbakanımıza iletme şansımız oluyor.

URFA’NIN SORUNLARINI BAŞBAKANA VE CUMHURBAŞKANINA SUNDUK

Örneğin; biz TÜMSİAD olarak Çankaya Köşkü’nde yapılan bir toplantıya katılmıştık. Komisyonlarımızın bizlere yazdığı raporları biz orada gündeme getirdik. Mesela Başbakanımıza “ burada 100 bin Suriyeli var. Belediye bunlar için İller Bankasından ücret alamıyor. Alamadığı zaman da yeterli hizmet yapamıyor. Biz bu yüzden kaliteli hizmet alamıyoruz” dedik. Ben bunu gündeme getirdim ve başbakanımız bunu gündeme alacağını söyledi ve şuanda da mecliste görüşülüyor. Onun dışında biz turizmi gündeme getirdik. Malumunuz 20 Temmuz’da patlayan bombadan sonra Şanlıurfa turizmi can çekişiyor. Otellerin doluluk oranlarına baktığımız zaman yüzde 30’ları geçmiyor. O toplantıda “sanayiciler nasıl 6.bölge teşvik kapsamına girmişse turizmciler için de bunu yapalım” dedik. Bunun yanında “nasıl iş adamları yurt dışına seyahat edince KOSGEP’ten destek alıyorsa, 1-2 yıllığına da olsa Doğu ile Batı arasında bir gönül köprüsü kuralım dedik.

Batı’dan Doğu’ya gelen insanlar devlet desteği alsınlar. Şimdi siz İstanbul’da bir gazeteci olsaydınız ve size “Bir GAP turu var fiyatı 3 bin TL. Bin 500 TL’sini biz karşılıyoruz” deseler, müsait olursanız gelirdiniz. Biz de böyle bir şey talep ettik. Turizm Bakanımız Şanlıurfa’ya geldiğinde de raporumuzu sunduk. Böyle bir şeyin yapılmasını bekliyoruz. Sadece Turizm değil eğitim de bizi ilgilendiriyor.

BİR ÖĞRENCİ BİR YILDA 4 ÖĞRETMEN DEĞİŞTİRİYOR

Eğitim ile ilgili de Başbakana raporumuzu sunduk. Şanlıurfa eğitimde 78-79’uncu sıralarda. 13-14 yılda mevcut hükümetin yapmış olduğu desteklere rağmen hala bu kadar geride olması kötü. Biz bunun için de “Sayın başbakanım; Şanlıurfa’ya gelen öğretmenler hemen bir torpil bulduklarında burayı terk ediyorlar. Bazen bir öğrenci bir yılda 4 öğretmen değiştirmek zorunda kalıyor. Zaten bir öğrencinin öğretmene alışması 2-3 ay. Bunda dolayı verim alamıyoruz dedik. Doğu ve Güneydoğu’da öğretmenlere pozitif ayrımcılık yapılsın.

BÖLGEDE ÖĞRETMENLERİ TUTABİLMEK İÇİN KİRA DESTEĞİ VERİLSİN

Burada tutabilmek için en azından devlet tarafından onlara kira desteği verilsin. Çünkü insanlar geldiği zaman “ben Şanlıurfa’da 5 yıl kalsam, 5 yıl kira desteği alırım ve gittiğim yerde bir ev alırım” desin. Böyle olduğu zaman öğretmen Şanlıurfa’dan gitmemek için mücadele edecek. Kaldığı zaman ister istemez eğitimimizdeki kalite yükselecek. Biz bunun da önerisini yaptık. İnşallah sadece öneride kalmaz.

Biz vekillerimizle sürekli görüşüyoruz. Biz farklı farklı yerlerde bir araya geldiğimiz zaman hafızlarda kalsın diye bunları söylüyoruz. Biz yapabileceğimizi yapıyoruz. En azından biz vebal altında değiliz burada. Misyonumuzu yerine getiriyoruz ama tabii gönül ister ki bunlar ilk söylememizde çözülsün. Şanlıurfa olarak kaybedecek zamanımız yok. 

URFA’DA STK KÜLTÜRÜ YOK BİZİM İNSANIMIZDA “BANANECİLİK” VAR

Mehmet Dener: Urfa’da kaç tane Sanayici ve İş adamları derneği var?

Sadık Sade: Şu anda 4-5 tane var. Biz de aslında STK kültürü de yok. Bugün dışarıya baktığınız zaman bir iş adamımızın en azından 3 tane derneğe üyeliği vardır. Şanlıurfa’da henüz böyle bir kültür oluşmadı. Yetkililere sorduğunuz zaman Binin üzerinde STK var Şanlıurfa’da ama insanlarımızda bu STK’lara üye olma kültürü oluşmadı daha. Üye olma konusunda sıkıntı var. Yani üye olduğu zaman “ben buradan ne kazanırım? Bana katkısı ne olur?” diye düşünüyorlar. Hâlbuki bunlardan katkı beklememek, toplumsal katkıyı ön plana almak lazım. Zaten bireylerin hepsi kendi işini görüyor burada. STK demek güç birliği demektir. Güç birliği olunca da topluma yararlı projeler ortaya çıkar ve biraz daha sesin yükselir, yetkili kurumlara sesini duyurursun.

Mehmet Dener: Peki size göre STK’lara üye olmak istememelerinin nedeni nedir?

Sadık Sade: Zaman ayıramadıklarını söylüyorlar ama pek inandırıcı değil. Biz de “bananecilik” var. Bence katılmamalarının nedeni bundan kaynaklanıyor.

URFA’DA BİN 50 DERNEK VAR, YANİ 1050 STK VAR

Mehmet Dener: Peki STK’lar burada üzerlerine düşeni yapıyor mu?

Sadık Sade: Üzerine düşeni yapan STK’larımız var ama biz isteriz ki Bin 50 tane derneğimiz varsa bunların tamamı üzerine düşeni yapsın, sıkıntıları gündeme getirsin. Şanlıurfa’da çok güzel hizmet veren STK’lar da var. Bunların hakkını yememek lazım. Onları da buradan takdir ediyorum.

BİZ STK OLARAK HER OLUR OLMAZA PADİŞAHIM ÇOK YAŞA DEMEYİZ

Mehmet Dener: STK’lar genellikle siyasetin arka bahçesi oluyor söylemleri de fazla. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadık Sade: Bize de bazen bunu söylüyorlar ama ilimize, bölgemize, ülkemize kim hizmet ederse etsin, güzel hizmeti yapan kim olursa olsun onları takdir ederiz. Ülkemize, şehrimize hizmet yaparken yanlış yapan da kim olursa olsun edebimizi, adabımızı bozmadan yaptığının yanlış olduğunu söyleriz. Bizim çizgimiz budur. TÜMSİAD olarak bu çizgide başladık ve bu çizgimiz devam edecek. Biz her olur olmaza padişahım çok yaşa demeyiz.

BELEDİYELER BİR PROJEYİ 1 YILDA ONAYLAMIYOR

Mehmet Dener: Sizin bir de inşaat sektörünüz var. Urfa’daki inşaat sektöründe durum ne? Satışlar ne durumda?

Sadık Sade: Ben buradan yöneticilere özellikle de siyasilerimize sitem etmek istiyorum. Bir bakıyorsun milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız hatta bakanımız gidip TOKİ’ye “gelin Şanlıurfa’ya konut yapın” diyorlar ve TOKİ’nin Şanlıurfa’da yapmış olduğu konut ihalelerinde Şanlıurfa’nın ekonomisine hiçbir destek katılmıyor. Her şeyi dışarıdan getirtiyor, dışarıdan müteahhitlere bunu ihale yapıyor, ne belediyeye bir tapu harcı ne de bir ruhsat harcı yatırıyor. Bütün malzemeleri dışarıdan getiriyor ama maalesef biz ona karşı değiliz. Hükümetimizin politikasıdır, TOKİ gelir burada konutunu yapar.

MÜTEAHHİTLERİMİZ NEREDEYSE BELEDİYENİN BAHÇESİNDE YATMA DURUMUNA GETİRİLDİ

 Maalesef acı bir gerçek, bizim TOKİ kapasitesi sınırında olan müteahhitlerimiz belediyenin artık neredeyse bahçesinde yatma durumuna gelmişler. Bir projeye bakıyorsunuz yaklaşık 1 sene onaylanmıyor Belediyelerde. Yani bir taraftan bakıyorsun TOKİ’ye yalvarıyorlar, bir taraftan bakıyorsun senin insanın proje yapacak, istihdam sağlayacak, sana bütün harç paralarını vergilerini ödeyecek ama siz bunun dosyasını 8-9 ay bekletiyorsunuz. Bekletme nedenleri de sorulduğunda, eleman eksikleri var, belediye meclisinde onay gerekiyor diyorlar. Sizin aracılığınız ile yerel belediyelere de seslenmek istiyorum. Baktığınızda bütün belediyelerde bu sorun var. Bunların biran önce kendilerine çeki düzen vermeleri lazım çünkü Şanlıurfa’mız henüz sanayi şehri olamadı. Tarım ve Turizm şehri. 65 bin doğumun olduğu bir ildeyiz doğudaki olaylardan dolayı sürekli göç alan bir iliz. Onun için inşaat sektörünü beslemek lazım. Yerel yönetimlerin bunlara pozitif enerji katmaları lazım.

BELEDİYELER İMARA AÇTIKLARI YERE ALT YAPI GÖTÜRMÜYOR AMA MÜTAHİTLER NEDEN GELMİYOR DİYOR

Bakıyorsunuz bir yeri imara açıyorlar orası imar açmayla kalıyor. Bölgede alt yapı yok, yol yok, enerji yok, içme suyu yok. Ondan sonra “buraya müteahhitler neden gelmiyor” diyorlar. Yerel yönetimlerin bunları yaptığı zaman eş zamanlı olarak buraların yolunu, enerjisini, içme suyunu, alt yapısını yapmaları gerekiyor. Hem yerel yönetimlerde hem de kamu kurumlarında Yerel bürokrasinin Şanlıurfa’da bitmesi lazım. Bürokrasiye bizim takılmamamız lazım çünkü mesafeyi kapatmamız lazım. Mesafeyi kapatırken de bürokrasiyle ilgilenmemiz lazım. Bütün kurumlar için bunu söylüyorum.

KURUM MÜDÜRLERİ BURUNLARINDAN KIL ALDIRMIYOR

Ülkenin Cumhurbaşkanı ben hizmetçi olmaya geldim diyor ama burada bir kurum amirine gittiğin zaman adam burnundan kıl aldırmıyor. Sen maaşını benim verdiğim vergi ile alıyorsun. Sen buraya hizmet etmeye gelmişsin. İlk önce ne için geldiğini bilmen lazım ama maalesef Şanlıurfa bu konuda biraz sıkıntılı.

KONUT SATIŞLARINDA DURGUNLUK VAR

Mehmet Dener: Peki konut satışı nasıl?

Sadık Sade: Satışlarda biraz durgunluk var. Suriye’de yaşanan olaylardan dolayı ihracatımız yok şuanda. Ortadoğu ile biraz sıkıntılıyız. Bu yüzden ürünlerimizi dışarıya satamıyoruz. Satamadığımız için bölgenin ihracatı düşük. Bundan dolayı konut sektöründe de sıkıntılar var ama inşallah bunlar aşılacaktır. Önümüzdeki günlerde desteklemeler de dağıtılacak. Mahsul alımları başladı artık. Buğday, arpa satışı başladı arkasından pamuk geliyor. Bir sıcak para dolaşımı olacak. Umutluyuz biz.

Mehmet Dener: Destekleme işleri yatırıma dönüşüyor mu?

Sadık Sade: İster istemez yatırıma dönüşüyor. Destekleme alan insanlarımızın birçoğu hayvancılıkla ilgili tesislerini kuruyorlar. Yatırıma illaki dönüşüyor yeter ki piyasaya para girsin. Çiftçilerimiz desteklemeleri aldıkları ve borçlarını ödedikleri zaman ister istemez piyasada para akışı oluyor. Havuzun dolması önemli bizim için. Destekleme dağıtılınca havuz bir nebze doluyor. Dolduğu zaman da bundan illaki herkes faydalanıyor.

SURİYELİLER EN BÜYÜK SORUN

Mehmet Dener: Peki size göre Urfa’da en büyük sorun nedir?

Sadık Sade: Suriye sorunu. Maalesef ekonomik anlamda sıkıntılar yaşattılar. Görüyorsunuz şehir merkezinde bulunan 5 tabelanın 3’ü Suriyelilere ait. Asayiş yönünden sıkıntılar çıkardılar. Bunun dışında bunlardan dolayı Şanlıurfa’da artık aileler dağılmaya başladı. Buna bir çözüm bulmamız lazım. Bunu da başbakanımıza iletmiştim. Biz muhacir kardeşlerimize Ensar olarak bağrımızı açtık, açmaya da devam edeceğiz ama öyle bir duruma geldiler ki artık bunlar burada kalıcı olmaya başladılar. Bizim de bir projemiz vardı. Dedik ki devletimiz kıraç bir alanda bunlara Toki ile bir şehir oluştursun, hepsini oraya koysun, yaşam alanı oluştursun, kendi örf ve adetlerine göre orada yaşasınlar, devlet desteğini versin biz de STK’lar olarak elimizden gelen desteği verelim. Yeter ki Şanlıurfa eskisi gibi olsun çünkü sosyal yaşantımız bayağı etkilenmeye başladı. Biz burada kardeşlerimiz dışlamıyoruz. Kucaklıyoruz, yine gerekli desteği biz verelim ama herkes örfünü âdetini gitsin başka yerde yaşasın.

Mehmet Dener: Peki Semerkant Vakfı olarak nasıl hizmetleriniz var?

Sadık Sade: Semerkant Vakfı bizim kardeş kuruluşumuz. Bizim onlarla beraber ortak projelerimiz de var. 5 yıldır madde bağımlıları ile ilgili bir projemiz var. Semerkant Vakfı bu projeyi yönetiyor. Şuanda Şanlıurfa merkez, Siverek ve Viranşehir’de madde bağımlılarıyla ilgili merkezlerimiz var. Günümüzün vebası diye tabir ettiğimiz madde bağımlılığına karşı biz de sosyal sorumluluk kapsamında elimizden gelen mücadeleyi yapıyoruz. Başarılı sonuçlar da alıyoruz. Başarılarımız yüzde 60-65 civarında. Bu tür projelerde Semerkant Vakfı’na destek veriyoruz.

Mehmet Dener: Size ulaşan ailelere, gençlere nasıl hizmet veriyorsunuz?

Sadık Sade: Gençlik merkezlerimizde gençlerimizin maddeye başlamalarının önüne geçmek amacıyla çalışmalar yapıyoruz. Bu yola düşen vatandaşlarımız da bize müracaat ettikleri zaman gerekli tahliller kamu hastaneleri birliğinden yapıldıktan sonra doktor kardeşlerimiz tıbbi olarak müdahaleyi yapıyorlar. Biz orada manevi ve tıbbi tedaviyi ikisini bir arada yaptırıyoruz. Bizim orada yüzde 70 oranında başarımız var. Kuruluşundan bu yana bin 500’e yakın hasta oraya giriş yapmış. Bunun da bine yakını şu anda tedavi olmuş. Bizim Semerkant Vakfı’nın en manevi olan yapılanmasından dolayı orada tedavi olan kardeşimiz hangi semt, hangi, mahallede ise oradaki arkadaşlarımıza teslim ediyoruz. Oradaki hastamız eğitimine devam etmek istiyorsa burs temin ediyoruz. İşe ihtiyacı varsa kamu kurum aracılığıyla veya TÜMSİAD olarak biz ona iş temin ediyoruz. Hamdolsun bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Semerkant Vakfı ve TÜMSİAD olarak ancak ulaşabildiğimiz kadar ulaşabiliyoruz. Bunda kamu kurumların ve yerel yönetimlerinde şovdan ziyade taşın altına elini koymaları gerekir.



HABER VİDEOSU





Bu haber 79080 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ



YORUMLAR
20 Yorum

şanlıurfalı
27-06-2016 14:43:20
STK özellikle Sadık bey Urfanın geleceğini düşünüyorlarsa suriyeliler sorununa acilen bir çare bulmak için ellerinden geleni yapmalıdır...
sayın sade
21-06-2016 09:15:21

iyi diyosun hoş diyosun güzel konuşuyosun da ...........bu insanlar nasıl ev alacak ev kiraları çok çok çok yüksek hele bu suriyelilerde geldi tam tamam oldu memleket

Mustafa köroğlu
20-06-2016 19:23:00
TÜMSİAD ailesi mensubu biri olarak değerli hemşerilerimize dilimizin döndüğünce yapılan projelerimizi ve yapılan etkinlikleri SADIK SADE Başkan'ımız öncülüğünde anlatmaya çalışıyoruz.rnBizimle ilgili söylenen her türlü çirkin kelimeleri şahıslara şu cümleyle cevap vermek isterim rn ( KİŞİ KENDİNDEN BİLİR İŞİ )
Mustafa KÖROĞLU
20-06-2016 19:22:00
TÜMSİAD ailesi mensubu biri olarak değerli hemşerilerimize dilimizin döndüğünce yapılan projelerimizi ve yapılan etkinlikleri SADIK SADE Başkan'ımız öncülüğünde anlatmaya çalışıyoruz.rnBizimle ilgili söylenen her türlü çirkin kelimeleri şahıslara şu cümleyle cevap vermek isterim
eve lazım olan camiye haram mı?
20-06-2016 19:14:09
la urfalılar ,la isotçular yiyorsa gidin eski adıyla topçumeydanında suryeliler aleyhine bir şey söyleyin ha bak nasıl bıçaklıyorlar...haşimiye de direk tükürükle boğarlar ,akıllı olun ...suryeliler başımızın tacıdır...rntopçu meydanı resmen işgal edilmiş işgal.bir kaç gece önce belediyenin arkasındaki camiye teravihe gittim.bi ben birde hoca yerliydik diğerleri malum suryeli babalarımız..sebep olanların bu memleketi siyasi rantlar uğruna bu hale getirenleri allaha havele ederken şakşakçılarıda ve oy vererek destekleyenlere de ooohhhhh olsun diyorum ..biz zaten gundiyiz :) verin lopçulara suryeliler öpsün topunuzu :) celalettin güvenç muhabetindede dedim demedim isotçulara anlatamadım . esas fransızları özliler bence... fransızlar kibardı..suryeliler kodummu oturturuyorlar...bellerine kuvvet...yiyen varsa poliste dahil buna topçu meydanında bi omuz değsin suryeli birine bakın başınıza nasıl üşüşüp ananızı mutlu ediyorlar bunlar iyi günler daha .....muhacirlermiş yemişim muhacirini....
Mustafa KÖROĞLU
20-06-2016 19:10:00
Arkadaşlar Allah için şu mübarek ramazan ayında eleştirilerin her türlüsüne eyvallah ama hakaret vari cümlelerden sakının.
Ali
20-06-2016 17:48:46
Bu mübarek günlerde savaş mağdurlarına yardımcı olan sivil toplum kuruluşlarından Allah razı olsun
Urfalı
20-06-2016 17:45:57

Kaçak elektriğin faturası dürüst vatandaşa kesildirnTürkiye’deki havuz sistemi yüzünden kaçak elektrik kullanımının faturası diğer abonelere yansıyor. Bu yüzden her yıl dürüst vatandaş fazladan 120 TL ödüyor....

ahmet ertanoglu
20-06-2016 17:35:00
Tumsiad gerçekten türbinlere oynamadan Allah rızasini gozeterekrnŞu bizden ,bu bizden degil ayrımı yapmadan, hizmet etmeye çalışan bir dernektir.rnSadık sade orda niyetini allah rızası yapmaya çalışarak biseyler yapıyor.rnMemelekete, insanlara ,işadamlarına ve ülkesine ismi gibi sadık olduğuna Biź şahidiz.rnrnBurda yorum yapmak kolayrnyigit olan karşısına cıksın yanlişlarını yüzüne söylesin.
MEHMET ALTUN
20-06-2016 15:54:02
Sayın Başkanım. Ağzına sağlık her konuda olduğu gibi bu konuda da memleket meselelerini çok güzel anlatmışsın. Ağzına yüregine sağlık. Tebrik ediyorum Mehmet Altun-Bakkalbaşı
GÜNDİ
20-06-2016 14:48:18
Benim fikrim her zenğinliğin arkadasında bir delevere vardır.
urfanın asıl sorunu
20-06-2016 13:49:12

..... başlık açabiliriz nasıl olur acaba

mehmet
20-06-2016 13:16:02

Bencede en büyük sorun.......

mahir akkeçili
20-06-2016 12:38:32
değerli iş adamımızın memlekete olan katkılarına biz de yakından şahidiz. dürüst , sadece kendi sektöründe değil bir çok alanda hizmetleri var .fedakarca bir çok kişiye yardımları olan düzgün bir insandır. Allah nankörlere ve memlekete ihanet edenlere fırsat vermesin.
Zavallı urfam
20-06-2016 12:23:00
Yazık Urfa kimlere kaldı. ....
eyyup kuranlıoğlu
20-06-2016 12:18:29

iyi bir tespit dünyada mülteciler beli alanlara toplatılır ve devletler zamanla onları beli yünlere yada kamp larda tutar buda mülteciliğin birleşmiş millelerdeki onana haklarıdır ama türkiyede din iman edebyatıyla oy devşiren siyasi iktidarlar ya allah bismillah naralarıyla ölkeyi ölke insanına dar etiler kendileri ya küşklerde yada saraylarda yada lüküs sitelerde yaşarlar onlar şehirlerde geçeceği alanlar tarafik kapanır ve saltanatzadeler hiç bir suriyeli görmez ama biz vatandaşlar kırmızı ışıklarda yada şehir tarafikinde bu başı boş suriyeli lerle yüz göz oluyoroz para vermediğimizde arabalarımızı dahi çiziyorlar ama gel gürki

Esnaf
20-06-2016 12:17:00
Sn başkan STK olarak yanlış olan neleri yüksek sesle dile getirdiniz? Tumsiad olarak proje anlaminda ne ürettiniz? Tumsiad uyeleri olarak ne yatirim yaptiniz? Urfada ki STK'lar siyasetin arka bahçesi
suriyelilerin en büyük sorunu
20-06-2016 12:11:41
suriyelilerin en büyük sorunu urfalılar bence. suriyeleiler için bölgeye akan paranın tamamını urfalılar gasp ediyor. üstelik onlarıda hor görüyor
urfalı
20-06-2016 12:02:56

...senin ismin eğer tümsiad ın önüne geçmiş ise demek bi sorun vardır o sorunda sensin

Has urfalı
20-06-2016 11:59:00
Ağzına sağlık hemşerim allah razı olsun biz urfalılar söyleyelim ki gitsin bu suriyeliler

FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
Reklam
YUKARI