Sıdıka Eryılmaz'ın Londra Gezi Notları
Bugun...




Sıdıka Eryılmaz'ın Londra Gezi Notları
SANLIURFA.COM için gezi notlarını aktaran Sıddıka Eryılmaz, bu kez Londra’da. Eryılmaz’ın Londra gezi notları 21 Mayıs 2016 tarihinde uzun süredir istediğim İngiltere-Londra’ya gitmek üzere 08.00’de yola çıktım.

facebook-paylas
Tarih: 01-07-2016 08:28
Sıdıka Eryılmaz'ın Londra Gezi Notları

 Ankara-İstanbul-Stansett havalimanındayım. Yaklaşık 20 Dakikalık pasaport kontrolünden sonra otobüsle kalacağım adrese Victoria doğru yola çıkıyorum. Havalimanı ile  kalacağım yer arası 1.15 dakika. Firmalara göre fiyatlar değişebiliyor. 10 Paund olan da var 12 paund olanda sanırım firmayla ilintili bir fiyat. Londra’ya varınca ilk dikkatimi çeken ulaşımın pahalı olduğuydu. Bir diğer şeyde muhatap olduğum kişiler İngiliz harici milletlerdendi.  Victoria’ya varınca Londra’nın bir dünya şehri olduğunu görüyorsun her ırktan millet var. Londra’da gezilecek o kadar çok şey var ki hangisinden başlayacağımı bilemedim.  

PORTOBELLA CADDESİ
Eskiye olan merakım ve çokça adını duyduğum için önce Notting Hill’de  Portobella pazarına  gitmeye karar verdim. Londra’da ulaşım çok kolay ister metro ile ister otobüs ile; ben otobüs ile gitmeye karar verdim, çünkü etrafta izlenecek o kadar çok manzara var ki ve ben bu güzel manzaraları izleye izleye gittim.  Cadde trafiğe kapalı  eski yeni her şey var.  Etrafından da mağazalar var. Antik eşyadan tut yeni sezon ürünler, meyveler, hatta bizim krep sıcak sıcak yapıyorlar üzerine çokella sürüyorlar, 4 Paund. Caddeyi bir baştan bir başa  gezmek  kalabalıkta hiç kolay olmuyor. İki adımda bir Türkçe konuşanla karşılaşıyorsun.  

TOWER BRİDGE

Tower bridge mutlaka görülmesi gereken bir yer. Köprünü altı normal araçların ve yayaların geçtiği yer, zaman zaman da büyük deniz araçları geçinde köprü açılıyor ve deniz araçları geçiyor. Tower bridge  exhibition müzesini ve yukarıya çıkıp Glass Floor adlı cam zemin üzerinde yürüyerek heyecan yaşayabilirsin. Aşağıdan geçen araçlar yayalar ve insanları izleyebilirsiniz. Kişi başı 9 paund:  Ayrıca yakınında hemen bölge yönetim binası var, Belediye de diyebiliriz. Haziran ayı boyunca festival varmış bol bol müzik dinledik.

BOROUGH MARKET

Borough Market, Londra’nın en ünlü parazı.  “Londra’da şuraya git” diye ağzını açan bütün tanıdıklarım muhakkak bu pazarı görmemi istediler. Bilhassa Londra sakinlerinin öğle yemeği için uğradığı bir mekân olduğunu öğrendiğimden beri bayağı merak ettim. Çünkü bizler Türkiye’de öğle yemeği için pazara gitmeyiz. Çeşit çeşit ekmeği barındıran tezgâhlar karşıladı bizi. Envai çeşit ekmek var,  zeytin ve yağları, turşular, tatlılar,  makarnalar, peynirler,soslar çocuğu sos bana çok acı geldi.  Market derken bizim hal gibi birşey yarı açık. Öğle yemeği için geliniyor. Bizde öğle yemeği için gitmiştik. Beni en çok etkileyen, yulaftan yapılan kurabiyeydi. Birde Türk usulu yuvarlak köfteler vardı, küçük fırın gibi birşey var orada pişiriyorlar. Bunun yanında sebze ve meyvelerde satılıyordu. Adını şuan hatırlamadığım  bir çok meyvelerden alıp tattım. En çok beğendiğim meyve de passon diye bir meyveydi.

 

LONDON EYE
London Eye dev bir dönme dolaba benzeyen bir rasathane, Thames nehrinin kenarında Conuntry Hall’ün dışında Westminster Sarayının karşı tarafından bulunmaktadır. Tekerlek sabit ama tam bir dönüş yapması yaklaşık 25 dakika sürmekte ve 135 metrede  dönüşünün en yüksek noktasına ulaşınca, Londra ayaklar altında kalıyor. Dönüş boyunca manzara olağan üstü ve sürekli değişen manzara. Hop-on, hop off bus ve London Eye ile birlikte 38 paund verdim. Hatta tesadüfen Türk olduğunu öğrendiğim Batmanlı Fesih’ten  indirimli olarak aldım. Üstüne bir de kahvesini içtim. 10 Yıl önce gelmiş İngiltere’ye bir İngiliz kız ile evlenmiş eşi de Westminster’de çalışıyormuş.

WESTMİNSTER SARAYI
Westminster Sarayı ya da diğer adıyla  Parlamento Binası Birleşik Krallık'ta, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası'ndan oluşan İngiliz Parlamentosu'na ev sahipliği yapıyor. Saray, Westminster semtinde Thames Nehri'nin kuzey yakasında, Whitehall'da bulunan diğer kamu binalarının yakınında yer alıyor.

VİCTORİA VE ALBERT MÜZESİ
Londra’de gezilecek bir çok yer var bunlardan biri de, Londra Victoria ve Albert Müzesi, Müze dünyanın en büyük dekoratif sanat müzesi aynı zamanda. Bu müzede 3000 yıllık özel eserler sergilenmekte olup, müze oldukça büyük ve içeride sergilenen eser sayısı da çok fazla. Bu nedenle içiride  sergilen eserler hakkında burada tek tek bilgi edinmemiz zor.  Müzede en çok ziyaretçiye sahip olan ve en popüler olan eserler Avrupa anıt ve  heykellerinin sergilendiği bölüm. Ayrıca, kral ile kraliçenin geçmişte giydikleri kıyafetler,  kullandığı diğer eşyalarda burada sergilenmekte ve giriş ücretsiz.

LONDRA BİLİM MÜZESİ

Elektrik santralleri, uçaklar, uzay araçları, otomobiller ve benzeri  sanayi devrimine tanıklık eden araçlar sergilenmekte. bilimin değişik dallarını ve bunların sanatlara ve sanayiye uygulanışını gözler önüne sermek, bilimin ve icatlar tarihinin ilerlemesinde rol oynamış aletleri korumak, bilim ve sanayi alanında araştırmalar yürüterek ziyaretçilerin isteklerini karşılamak ve son olarak, geniş halk kitlelerinin ilgisini uyandırmak. Ayrıca, müzenin bilim ve teknoloji konularında 500 000’in üzerinde kitap içeren kütüphanesi pek çok araştırmacı ve öğrenciyi kendisine çekmekte. Müzenin işlevi, kuruluşundan beri, eğitim, araştırma ve boş zaman etkinliklerinin tamamlayıcı ya da birbiriyle yarışan gereksinimlerinin karşılanmasına dayanmaktadır. Geniş bir kitlenin eğitimden yararlanabilmesi ve bilimin geliştirilmesi, öncelikleri. Öğrencilerin uğrak yeri olmuş,  bu müzeye de giriş ücretsiz. 

 

HYDE PARK
Marble Arch istasyonunda inerek İngiltere’nin sembolü haline gelmiş olan Hyde parkta  geldik. O kadar büyük ki bir günde tamamını  dolaşmak mümkün değil gibi geldi. Ankara’da yaşayan biri olarak söyleyebilirim, Londra’nın en küçük parkı buradaki tüm parkları karşılayacak düzeyde. Güneşi bulan  vatandaşlar parkta güneşlenmekte ve yollarda da bisiklete binmekteler. Bizde evde hazırladıklarımızda  burada   kahve  alarak kahvaltı bir güzel kahvaltımızı yaptık. Tabi gölette bulunan ördekleri de unutmadık, onlara da ekmek attık.

HARRODS MAĞAZASI

İngiltere’nin başkenti Londra’nın simgelerinden biri olan Harrods mağazası hala cazibesini koruyor. Londra ziyaretçileri için alışveriş açısından Dünyanın en cazip şehri Hollywood’un ünlü isimleri bile özellikle yaz ve bahar aylarında haftalık alış veriş için bu Harrods mağazasını tercih ediyormuş.
Londrada akla ilk gelen mekan tabi ki Harrods mağazası çok eski bir geçmişe sahip olan mağaza İçinde ev eşyasından giyime, mücevhere, parfümeriye  kadar; satın alınabilecek ne varsa bünyesinde barındıran olağanüstü büyük ve  lüks  bir mağaza olan Harrods ayrıca özellikleri bakımından bir müzeyi andırıyor en çok ilgimi çeken ise tuvalete temizlikçinin beklemesi,  krem ve pahalı bir parfümün de  kullanıcılara sunulmasıydı.

MADEME TUSSAUDS

Baker  Street İstasyonunun hemen yanında  Mademe Tussauds  bal mumu heykel müzesi açılmış.  Her önemli şehirlerde şubebeleri var. Sanatçılar, sporcular ve tarihin ünlü isimlerinin heykellerine ev sahipliği yapıyor. Çok sevilen simaların bal mumuyla ölümsüzleştirilmesinin yanında dünyanın en ünlü suçlularının da tasvirlerini bu müzede görmek mümkün fakat 2014 yılında Hollanda/Amsterdam’da gördüğüm için girme gereği duymadım.

EDİNBURGH

İngiltere’ye gitmişken, Edinburgh’a gitmesek olmazdı. 1.25 dakikalık bir uçak yolculuğundan sonra Edinburgh’dayız.  Havalimanından  şehre   airlink otobüsüyle 20 dakikada. Edinburgh oldukça kumpakt bir şehir. Her yer yürüme mesafesinde. Ortaçağ’dan kalma. Kendimi film setinde gibi hissettim.    Şansımıza hava o kadar güzel ki. Otelimize valizlerimizi bırakmak için otobüs şoförüne soruyoruz gayet nazik bir şekilde bize hangi otobüsle gideceğimizi söylüyor.  Otelimizde konakladıktan  sonra, gelmeden önce her ne kadar araştırma yapsakta bir de kendi gözümüzle görmek gerektiği düşüncesiyle ilk işimiz şehri hop on hop in ile  (Gold Tour) şehri keşfetmek oldu. Edinburgh kalesi kısmen bakım çalışmasına  girmiş.    Şehirde gezecek çok yer var, eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız   Camera Obscura,  girişte sizi komik aynalar karşılıyor. Saraydan sonra şehrin en görkemli yapısı  St. Giles Katedrali. Ayrıca, Holyrood Parkı’ndan manzara muhteşem.   Her dükkanda “kilt” var İskoç eteği lakin pahalı  150 Paund istiyorlar.  Yine o bölge yakınlarındaki The Elephant House Harry Potter sevenler için mutlaka gidilip görülmesi gereken bir yer, çünkü J.K. Rowling parasız dönemlerinde Harry Potter’ı bu kafede yazmaya başlamış, hatta fikri ilk bir peçeteye yazmış.
Kısacası tekrar gidip görülmesi istenecek bir şehir. Benim 21 gün bitti İngiltere bitmedi. Tekrar gidebilmek dileğiyle… Sıddıka Eryılmaz

 

 




Bu haber 50262 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ



YORUMLAR
13 Yorum

seher can sevinc
22-07-2016 17:22:00
Merhaba siddika hanim rnLondra maceraniz cok eglenceli gecmise benziyor zevkle okuduk, guzel yazilariniz icin size tesekkur ederiz.rnDilerim bizler de bir gun oralari gorebiliriz. rnSevgiyle kalin...
Mehmet Yilmaz
07-07-2016 10:09:00
Siddika hanim merhaba. Googlede arama yaparken tesadufen yazinizi gorup okudum. Londrayi bilen biri olarak soyleyebilirim ki gercekten guzel amlatmissiniz. Elinize, yureginize saglik. Sizin araciliginizla Londra'daki dostlara selamlar.
Müzeyyen Deveci
01-07-2016 15:40:00
Sıdıka hanım yazinizi başından sonuna merakla ve sıkılmadan okudum tek kelimeyle mükemmel. Tebrik ediyorum sizi,bence siz rehber olmaliymissiniz , kesinlikle yurt dışına sizinle birlikte çıkmak isterim . Ayrıca fotoğraflarda süper . Bence icinizin güzelliğine yüzünüze vurmuş. Önce umre yazınız şimdi ingiltere ikiside harika merakla bir sonrakini bekliyor olacağım .Allaha emanet olun.
Müzeyyen
01-07-2016 15:31:00
Deveci
Davud Hasan Ulukaya
01-07-2016 15:30:00
Güzel bir yazı kaleme almışsınız. Keyifle okudum
Davud Hasan Ulukaya
01-07-2016 15:28:30
Güzel bir yazı kaleme almışsınız. Keyifle okudum.
Davud Hasan Ulukaya
01-07-2016 15:27:26
Güzel bir yazı kaleme almışsınız. Keyifle okudum.
Yavuz şen
01-07-2016 15:24:00
Evliya Çelebi talebem gezi dışında bilgiler çok güzel eline yüreğine sağlık. .
Hasan said tortop
01-07-2016 14:48:00
Sıdıka hanim oldukça verimli bir gezi olmuş, paylaşımınız için teşekkürler
Fesih
01-07-2016 13:43:00
Mükemmel bir yazı olmuş , Londra'da rehber olduğum halde bu kadar güzel tarif edemem , sizi kutlarım Sıddıka hanım , tekrar bekleriz ;)
Ankaradan Hüseyin
01-07-2016 13:21:00
Sıdıka hanım, gerçekten de o kadar güzel sade okunaklı ve akıcı yazmışsınız ki sular seller gibi okudum ve gitmiş gibi oldum. Bu yazdıklarınızdan sonra inşallah en kısa süre de 3 -4 yıl içinde bir Londra seyahati planlıyorum.
Ahmet Aktan
01-07-2016 11:30:00
Kesin kanaatim olustu. Kisinin yuzu boyle guzel olunca kaderi de guzel oluyor. Siddika Eryilmaz'i uzun zamandir takip ediyorum, guzel yerlere gidiyor ve bize aktariyor. Bilgilendurmesi icin tesekkur eder, saygilarimi arz ederim. Tanisabilmek umuduyla...
Londradaki urfali esra
01-07-2016 10:56:02
Sidika hanim keske sizinle tanissaydik. Bende Gatwicke yakin oturuyorum.

FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
Reklam
YUKARI