Vali Erin 15 Temmuz'da Yaşadıklarını Anlattı
Bugun...




Vali Erin 15 Temmuz'da Yaşadıklarını Anlattı
Son kararnane ile Şanlıurfa'ya atanan Vali Abdullah Erin, darbe girişiminin yıldönümünde, 15 Temmuz'da Adıyaman'da kentte yaşananları anlattı.

facebook-paylas
Tarih: 16-07-2017 18:22
Vali Erin 15 Temmuz'da Yaşadıklarını Anlattı

15 Temmuz ihanet teşebbüsünden bir ay önce Adıyaman Valiliği görevine başladığını ve kalkışmayı esnaf ziyaretinde öğrendiğini anlatan Erin, "15 Temmuz gecesi erken saatlerde saat 20.00'ye doğru Jandarma Komutanımız ve Emniyet Müdürvekilimiz ile beraber valilikte o gün içerisindeki vatandaş ve devlet işlerini tamamlayıp ardından yine her zaman yaptığım gibi çarşıya, vatandaşlarımızla buluşmaya gitmek üzere valilikten ayrıldık. Çarşıda esnaflarımızla sohbet edip, hal hatırlarını sorup, en sonunda bir çay evinde vatandaşlarımızın bulunduğu bir alanda oturduk. Saat 21.30 civarında Emniyet Müdürvekilimize gelen bazı telefonlar ve haberler üzerine hemen yanımızda Jandarma Komutanımız albayımız ve Emniyet Müdürümüz vardı. Yine gelen telefonlar üzerine Emniyet Müdürvekilimiz daha rahat konuşabilmek için müsaade istediler ve yan tarafa geçtiler. Belli bir süre görüşme yaptıktan sonra tekrar geldiler ve darbe girişiminde olduğundan bahsettiler. Tabi bunları vatandaşlarımızın içerisinde değil beni de yan tarafa davet etmeleri üzerine orada bize ifade ettiler" dedi.
'DAVETE 1 YARBAY GELMEDİ'
Vali Erin, emniyet personeline telsiz aracılığıyla silahlarını bırakmamaları talimatını verdiğini anlatarak, şöyle devam etti:
"Bizim biliyorsunuz Adıyaman’da Jandarma Özel Harekat Birliğimiz var ve ağır diyebileceğimiz mühimmat ve silahların bulunduğu yer de orası ve biz yolda gelirken Emniyet Müdürvekilimize verdiğimiz talimatla özel harekatın bulunduğu alana hem iş makinelerini, hem de polis özel harekattan sağlam bildiğimiz arkadaşlarımızı o alana sevk etmek üzere oradaki hareketliliği terör şube müdürümüzle birlikte yakından takip etmelerini ve en ufak bir olumsuz gelişmeye müsaade etmemelerini, olması halinde ise bize bilgilendirmelerini talimatını verdik ve arkadaşlarımız kısa bir süre içerisinde yerlerini almışlardı. Jandarma Komutanlığı'ndaki albay ve yarbay rütbesindeki bütün arkadaşların harekat merkezine davet edilmesi talimatını verdim, Bunun üzerine albayımız, yarbaylarımızı aramak süratiyle o alana davete ettiler. Tamamı olumlu yanıt verdiler. 1 kişi ise gelemeyeceğini ifade etti. Rahatsızlandığını ve gelemeyeceğini ifade etti, diğer albaylarımız geldiler, tekmillerini verdiler, milletin ve devletin emrinde olduklarını söylediler. Biz de hızlı bir şekilde tekrardan görevlerinin başına dönemlerini hazır ve hazırlıklı olmalarını ve gelecek talimatları aynen uygulamaları gerektiğini kendilerine ifade ettik ve görevlerinin başına gönderdik. Bu davetimize olumlu yanıt vermeyen yarbayımız o gün Başsavcımızın desteği ile hakkına idari işlemler, daha o gece, o saatlerde gerekli idari işlemler ve aynı zamanda adli işlemler başlatıldı. Ve 15 Temmuz'dan sonra gözaltına alınıp adalete teslim edildi."
'KONUTUMA 2 POLİS GELİP, GÖREVLİLERDEN SİLAH BIRAKMASINI İSTEDİLER'
Valilik konutuna 2 polisin gelip, nöbetçilere silahlarını bırakmalarını istediğini ifade eden Erin, "Yine o kriz diyebileceğimiz olayların  geliştiği ve yaşandığı saatlerde valilik konutuna Emniyet Koruma Şube Müdürlüğü'nde görevli 2 polis memuru, noktadaki polis memurlarına gidip darbe girişiminin başladığını ve bunun başarılı olacağını, onun için konutta görevli polis memurlarına biraz sonra gelecek kuvvetlere herhangi bir direniş göstermemelerini bunun kendilerinde hayrına olacağına ifade ettiklerini bize ilettiler. Bunun üzerine arkadaşlarımız konutta ailemde vardı. Eşim, çocuklarım da o konutta idi. Arkadaşlarımız, eşim ve çocuklarımın daha güvenli bir yere nakil edilmesinin uygun olacağını söylediler. Biz o gece vatandaşımızın eşlerinin ve çocuklarının güvende olmadığı bir ortamda bizim güvenli bir yer aramamızın doğru olmayacağını ve ailemin kalması gereken ve onlarında gerekiyorsa direnmesi gereken yerin bulunduğu nokta olduğunu ifade ederek, bunu reddettik" diye konuştu.
'EŞİMDEN HELALLİK İSTEDİM'
Vali Erin, kentteki tüm unsurlarla birlikte vatandaşların da desteğiyle milli iradeye sahip çıktıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
"Ve eşimi de aramak suretiyle hakkını helal etmesini, böyle bir olayın yaşandığını ama Allah'ın izni ile bunun içinden anlımızın akıyla, devletimizin, büyüklerimizin, hükümetimizin çıkacağını söyleyerek herhangi bir yere götürülmeyeceklerini ve çocuklarımı eşime emanet ederek, telefonu kapattım. Ve oraya birkaç tane kahraman kardeşimizi göndermek süratiyle konuta gerekli önlemlerin alınmasını sağladım. O polis memurlularına gelip cesaretini kırmamaya yönelik ve silahlarını teslim etmeye davet eden emniyet personelini de yine aynı gün haklarında işlemler başlatıldı. Biz genel olarak ilin koordinasyonunu, ilçeler ile tam bir birlikte hareket etme anlayışını yapmaya çalışırken, vatandaşlarımız Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi biliyorsunuz Adıyaman’da da meydanlara akmaya başlamıştı. Adıyaman’da bu ayaklanma erken saatlerde oldu ve bu darbeye teşebbüs haberinin duyulmaya başladığı andan itibaren o gerçekten asil sürekli, devletinin yanında yer alan, bayrağına, milletine, temel değerlerine her zaman saygılı olduğunu gösteren Adıyaman halkı, Alevi'si ve Sünni'si ile farklı etnik insanları ile Kürt, Türk ile meydana akmaya başladıkları ve bu yönden de bize haberler gelmeye başladığını ifade edebilirim. Albayımızın üniforması üzerindeydi. Belediye Başkanımız, Alay Komutanımız, Emniyet Müdürümüz ile birlikte el ele, kol kola vererek ve halkımızın karşına çıkarak, askeriyle, emniyet personeliyle, sivil idaresiyle, yerel yönetimiyle, milletvekiliyle birlikte toplumun ve devlet yönetiminin bütün kesimlerini temsil eden kişiler ile bir araya gelerek milli idareye sahip çıktık ve Cumhurbaşkanımızın ikinci bir emrine kadar meydanları boş bırakmadık" şeklinde konuştu.




Bu haber 6504 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI