‘‘Allah belayi vere’’
Bahattin Yavuz

Bahattin Yavuz

‘‘Allah belayi vere’’

14 Haziran 2012 - 11:04

          Hayatta hemen hemen her şeyin bir kullanma kılavuzu var. Bir elektronik eşyanın nasıl kullanılacağını, kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiği kılavuzda en küçük detayına kadar anlatılır. Bazen o cihazı kullanan kişilerden bu konuda bilgiler almayı da ihmal etmeyiz.


          Ama hayatımızdaki en önemli durumlar, ilişkiler, konular için araştırma yapmayı, insanlardan bilgi alma ihtiyacını hissetmeyiz. Bunların başında evlilik ve çocuk eğitimi gibi konular ipin başını çekiyor.


          Evlilik ve çocuk eğitimi konusunda kaç kişi ailesinden ya da çevresinden ciddi anlamda bilgi desteği almıştır.
Ben görmedim.


          Destek al(a)mayan bu bireyler gelecekte evliklerini ve çocuklarını kendi kafalarına göre şekillendirdikleri için hep sıkıntı yaşıyorlar.
Evlilik konusunu başka bir yazıya havale edip bugün çocuk yetiştirmede bedduanın öneminden bahsetmek istiyorum.


          Çocuk yetiştirmek dünyanın en zahmetli ve en zor işlerindendir. Bunu çocuk sahibi olan herkes bilir. Ama çocuk yetiştirmede ciddi bir eğitimsizlik söz konusu toplumumuzda.


          Çocuklara nasıl davranmak gerektiğini hangi durumlarda hangi tepkileri vermemiz gerektiğini çoğumuz çevremizden gördüğümüz ve eğitim durumumuz ölçüsünde belirleriz.


           Dün akşam ziyarete gittiğim bir arkadaşın evinden çıkıp binanın merdivenlerinden iniyordum. Alt katların birinin tahta kapısı açık, panjurlu kapısı kapalı olduğundan içerdeki sesleri gayrı iradi duydum. Kadın evladına Urfa şivesiyle ‘‘Allah belayi vere’’ şeklinde beddua ediyor. Evin reisi olsa gerek bir erkek de ne olduğunu sorunca ‘‘Görmimısen meyve suyunu halıya töktı.’’ Düşündüm de hayattaki en değerli varlıklarımız olan evlatlarımıza bir halıya meyve suyu döktü, bir bardağı kırdı ya da bir şeyi yırttı diye beddua etmek ne kadar kötü bir şey. Çocuklara edep adap ve dikkatli davranmaları gerektiği konusunda eğitimler verilmeli ancak kesinlikle bu tür beddualar yapılmamalı.

 
          Bir babanın evladına duasının bir peygamberin duası gibi olduğunu, hayırlı evlat yetiştirmenin yeryüzündeki en kutsal ve değerli işlerden olduğu belirten medeniyetimizde çocuklarımıza bedduanın yeri olmamalı. Daha sonra evladımızın başın herhangi bir hastalık yada sıkıntı gibi durumlar geldiğinde de başlıyoruz ‘‘Allahım neydi suçumuz,bu bela neden bizi buldu ?’’ diye isyanvari kelimeler kullanmaya. O anne ya da baba geçmişte yaptığı bir bedduanın karşısına çıkacağından bihaberdir.

           Nitekim bu konuda Peygamberimizin “Kendinize beddua etmeyin! Evlatlarınıza da beddua etmeyin! Mallarınıza da beddua etmeyin! Allah’tan istekte bulunulup da kabul edilen bir ana denk gelirsiniz de isteğinize icabet eder.’’ mealindeki hadisi çok manidar olup bu hakikati bize hatırlatmakta ve beddua etmeyi de kesin bir şekilde yasaklamaktadır.


           Onun için evlatlarımıza hep hayır dilemeli ve bu yönde güzel dualar etmeliyiz.


           Kadının ‘‘Allah belayi vere’’ cümlesi hala kulaklarımda çınlıyor.

Bu yazı 20051 defa okunmuştur .

Son Yazılar