Ailemize Yedirip İçirirken...
Deniz Zehra

Deniz Zehra

Ailemize Yedirip İçirirken...

23 Nisan 2012 - 16:32

İnsan neyle gıdalanırsa,nasıl gıdalanırsa bir müddet sonra maddeten ve mânen o şeyin kisvesine bürünüyor. O şeyin özelliklerini kapıyor. Haram ve helâl gıdalarla ilgili fıtrî seçiciliğimizin zâhiri boyutu bu. Elbette bunun bir de mânevi boyutu var.


Gıda konusunda maddiyât ve maneviyâtın ilişkisi ise hiç şüphesiz,\"yumurta mı tavuktan çıkmıştır,yoksa tavuk mu yumurtadan\" sorusu kadar girift bazı incelikler içeriyor.Bu incelikleri anlamaya ve hayatıma geçirmeye çalışırken şimdi buraya not düşeceklerim,en başta nefsimin kulağına küpe olsun diliyorum. 


Eşim (Allah ondan râzı olsun) iş yerinden bugün beni arıyor ve bana şevk veren şu cümleleri kuruyor,\"Bunca yıllık evliyiz,inanır mısın yaptığın hiç bir yemek bu kadar güzel olmamıştı,hepsini yedik!\" Şimdi,bunu kendimi övmek için yazmıyorum,Allah şahid!Sonra,ben de şaşırarak tadıyorum yemeği...Sanki bize bir şeyler anlatmak istercesine yemek,şâhâne! Oysa özenli de olsa alelacele yapıldı.Malzemeler,çok kaliteli yahut pahalı değildi.Ancak bu yemeği diğerlerinden ayıran farklı bir şey oldu;sizinle bunu -bu özel mevzuyu!- paylaşma sebebim de bu.


Herşey eşimle bir anlaşma yapmamızla başladı. Aslında yıllardır bildiğimiz,ara sıra uyguladığımız,ancak sıkça ihmâl ettiğimiz bir \"âdâb\" konusunda karşılıklı el sıkıştık!İşin çoğu bana düşüyordu,evin hanımı olarak.Bu anlaşmanın sorumluluğu tamamen üzerimdeydi,ama konu da çok mühimdi. Bazı şeyler vardır hep önemlidir bilirsiniz,ancak bir anda anlarsınız;belki de o ân bizim için gelmişti.Neydi anlaşma konumuz?

 

Konumuz,evimizde yemek yapma usûlü idi. Peki,nasıl yapılırdı bir yemek?\"Önce soğanları küp küp doğrardınız,sonra domatesini...Sonra malzemesini...\" Hayır,bahsettiğimiz bu değil!:)


Her ne yemek yapılırsa yapılsın,anlaşmamıza göre,yemek hazırlığından önce mutlaka güzelce bir abdest alınacaktı!Sonra besmele ve 25 adet estağfirullah çekilecek bir güzel temizlenme niyeti ve iradesi ortaya konulacaktı!Sonra 3 ihlâs-ı şerife ve 1 fâtiha-yı şerife okunup Resûlu ekrem efendimizin,aleyhisselatu vesselam,ruh-u şeriflerine,aile ve ashâbının,mâneviyât büyüklerimizin ruhuna hediye edilecek,dualarla yemek yapılacaktı!Yani yemek bir yemek gibi değil,bizi ibadete hazırlayacak,gafletten arındıracak bir nevî ilaçmışcasına özenilerek,duayla,gayretle,samimiyetle... Daha yüreğinizin kabı ne kadar genişse,Allah için o kadar eklenebilecek şeyle!İşte böyle,yapılacaktı...


Bunu yıllardır biliyordum. Yıllardır da ihmâl ediyordum,vebâlimizi Allah affetsin;gafletimizdendir. Şimdi geriye dönüp bakınca ne kadar çok şey kaçırdığımızı farkediyor,çok üzülüyorum.Keşke çoğu zaman gafletle pişirilen yemeklerin,hele ki besmelesiz yapılan yemeklerin maddi ve manevî bünyemize verdikleri zararı görebilseydik akıl gözümüzle;belki daha çabuk kavrardık kendimizi mahrum ettiğimiz şeyleri. O kadar ki,bir ablamız \"zehirlenme\" tabirini kullanımıştı böyle pişen yemekler için!


Zehirliyorduk işte eşimizi,çocuğumuzu,kendimizi! Sonra her gün kara kara düşünüyorduk,\"neden namaza zorla kalkıyoruz,neden içimizden hiç Allah muhabbeti gelmiyor,neden bu kadar gafletteyiz...\" Elbette bütün soruların tek bir cevabı yok,ama sorulara cevab vermeye bir yerden başlamak gerekiyor.


Müslüman,hayatındaki delikleri azimle kapatacak.Kaçakları giderecek!Kendindeki yamuklukları bir bir tespit edip,üstesinden gelmek üzere Allah\'ın rahmetini üzerine çekene dek mücahede edecek!


Nasıl ki beyler,evlerinden helalinden kazanmak için çıkıyor,rızkını helal yoldan elde etmek,ona haram karıştırmamak için belki kendisine cennet bahçelerinde süs olacak boncuk boncuk nice terler döküyor!Böyle bir erkek,bir de namazını kılsa,Rabbine sığınsa evden çıkıp akşam evine varıncaya dek yaptığı her âmel nasıl ki ibadet hükmüne geçiyor;biz hanımların da böylesine uğraşan eşlerimizin getirdiği,bu tertemiz nevâleleri ziyân etmemiz revâ mı?

Özellikle iş hayatı esnasında,mânen ve maddeten,nasıl yapıldığını bilmediğimiz yemekler yemek zorunda kalan kardeşlerimiz de var.Besmele kalkanına bürünüp hiç olmazsa yediğimiz bu yemeğin üzerine yine 3 ihlâs ve 1 fâtiha-ı şerife okuyup başta Resulullah aleyhisselatu vesselam olmak üzere hediye edip,yemeklerdeki maddi-mânevi zulmetin,gafletin kalkması için Rabbimize sığınsak,hoş olmaz mı...

Gayretsiz,ekmek yok;maddeten de böyle mânen de.Rızkın kazanılması konusunda beylere nasıl ağır yük düşüyorsa,hanımlara da burada çok iş düşüyor!Mümkün mertebe,hanımların eşlerini dışarıda yememek konusunda iknâ etmeleri en doğrusu.Bu da taşın altına,biz hanımlar olarak,biraz elimizi sokmayı gerektiriyor.


Besmelesiz,abdestsiz,duasız yemekler yedirmeyelim ailemize.İnanın maddeten de lezzetlenecek hayatımız,mânen de.


Kendime söylüyorum bunları,sakın size akıl öğrettiğim sanılmasın...Sizden daha çok bildiğimi yanılıp da sanmayın...Ben de bir garip kardeşinizim işte,kendince bir nimet bulursa paylaşmaya gayret eden..


Allah\'ın selamı râhmeti,bereketi hepimizin üzerine olsun.

Bu yazı 5178 defa okunmuştur .

Son Yazılar