Aşma Haddini!
Deniz Zehra

Deniz Zehra

Aşma Haddini!

28 Nisan 2012 - 17:56

\"Semayı yükseltti ve mizanı vaz\'etti.Tâ ki, hadd-i tecavüz etmeyesiniz.\" der Ömer Nasuhi Bilmen, Rahman suresi\'nin 7. ve 8. ayet meallerini verirken. \"Sakın mizanı (teraziyi) bozmayın\" diye de tercüme eden olmuş, 8.ayeti,\"sakın dengeyi bozmayın\",\"tartıda taşkınlık etmeyin\" diye tercüme eden de.\"Mizân\" kelimesinin arapça anlamına vâkıf olan kelâm ehlince elbette daha isabetli ve son tahlilde -her hâlukârda!- Allah celle celâlehû tarafından doğrusu daha iyi bilinir.Ben Ömer Nasuhi Bilmen\'in \"hadd-i tecavüz\" kavramını konuya daha uygun bulduğum için alıyorum.Allah kendisinden râzı olsun.


Haddi tecavüz ne demek,peki...Sınırı aşmak,haddini aşmak;aşmak ama nasıl,mütecaviz bir tavırla!Belirlenmiş meşrû bir çizginin ötesine haksızca geçmek;gayrîmeşrû olmak!Mesela,başkasının olan bir hakkı gaspettiğinde,başkasının yaşam alanına haksızca daldığında,başkasının hakkı olana el sürdüğünde...Mesela otobanda 140\'la gitmek uğruna bir kediyi ezdiğinde!Mesela,çalıştırdığın işçinin ücretini sallayıp ödemeyi onu ve çocuklarını mağdur,hiç olmazsa huzursuz edecek kadar aksattığında!!Mesela,asla hakkın olmayan ve olmayacak olan bir faize el uzattığında!Mesela,ozonu delecek zehirli gazları atmosfere fışkırttığında;fışkırtanlara dur demediğinde!Ağaçları,ormanları tüketmek bir yana,deste deste A4\'leri koli koli ziyan ettiğinde!Mesela,geri dönüşüm kutusuna atmak varken bir plastiği fütursuzca çöpe yolladığında!Mesela,haram olan içkilerle demlenip bir diğer insana,hayvana,ota ,böceğe,hiç bir şeye değilse o haram alkol üretilirken denize,toprağa,havaya verdiğin zararla!Sadece alkol mü:deterjan,kimyasal,HES,nükleer santral ...Nice nice böyle şeylerle!..


Daha sayayım mı..O kadar çok ki...


Üç kuruşluk dünya menfaatleri ve hiç kuruşluk izzetsiz nefislerin fiyakası uğruna,Allahın kelamını satmaya cüret ettiğinde!İnsanların etiyle,kanıyla,canıyla,malıyla,ırzıyla,duygularıyla hâsılı bir nevî \"fabrika ayarlarıyla\" oynayıp tağut\'un düzenine onları peşkeş çektiğinde!Nasıl mı...Daha sayayım mı...


İhtiyacından fazlasını alıp,gereksizce tükettiğinde!Emanet edilen canını ve dünyayı,sana bir şans olarak sunulan zamanını hoyratça tükettiğinde...İşte böyle..Ve daha neler nelerle,aşmış olursun haddini!Tecavüz etmiş olursun senin olmayan bir diğer şeye...


Ey , bu kısa dünya hayatını sadece yiyip içmek,har vurup harman savurmak,kendinin efendi-başrol oyuncusu diğer her tür yaratılmışın,canlı-cansız nesnenin dekor-köle olduğunu sanmakla pek kısıtlı zamanını tüketen nefs!


Ey Nefsim! Dinle!


\"Tıpkı taşıdığımız can gibi,içinde yaşadığımız çevre de bizlere emanettir ve kesinlikle bize ait bir mülk değildir.Bu sebeple de hoyratça kullanılması,israf ve tahrip edilmesi \"günah\"tır!\"(*)


\"Çevrecilik\" der kimileri..Oysa ben bir \"tree hugger\" olmaktan daha fazlasından bahsediyorum!Daha fazla anlam vaad eden bir ruhtan!Sizi tek başına bir devrimci,tek başına bir kahraman,sizi zamana teslim olmuş bir orduyken,bir orduyu tek başına teslim adan bir nefer yapan islam\'dan!


Tam da burada okuduğum bir şey geliyor hatırıma.Diyor ki;


\"İslamın ağaca ve yeşile verdiği önemi bir \"çevrecilik\" göstergesi olarak okumak yanlıştır;onu,İslâm\'ın varlığa ve hayat verdiği anlamın bütünselliği içinde görmek gerekir.Aksi halde çevre felaketlerinin ortaya çıkmasından yüzyıllarca öncesinden ağaç dikmeyi ya da akarsulardan abdest alırken dahi israf yapmamayı ısrarla tavsiye ve emreden Nebevî tavrı anlamlandırmak mümkün olmaz.


Bugünün insanının anlayışında,tabiatı istediği gibi \"kullanmak\" insana ait bir \"hak\" iken,İslâm,insan dışındaki varlıkların da hak sahibi olduğu anlayışıyla hayvanlara,ağaçlara ve bütün tabiata yumuşaklıkla muameleyi öngörür.Zira tıpkı insan gibi ağaç da güneş de Râhman\'a secde eden varlıklardır,her varlık kendi lisanıyla Rabbini tesbih eder ve tabiattaki bu hayretengiz denge ve uyum,ona ancak \"müslümanca\" bakabilenlerin gördüğü bir hakikattir!\"(*)


İşte İslâm,çağlar ve -izm\'ler,siyasetler,menfaatler-üstü bakış açısıyla böyle yaklaşır olaya!

Yaşanan hiç bir tahribatı ve tecavüzü,aşılan hiç bir haddi,bozulan hiç bir dengeyi,sarsılan hiç bir teraziyi,tahrip edilen hiç bir ölçüyü onaylamaz islâm!Çünkü bu dengeyi,ölçüyü,teraziyi,haddi koyan Rabb\'dir bizatîhî!


Ey,kendinden başka hiç bir şeyi önemsemek istemeyen nefs!

Ey nefsim!


Öyleyse,bozma dengeyi!

Aşma haddini..


****


(*)Alıntılar,Dr.Ebubekir Sifil\'in \"Sana Dinden Sorarlar-I\" adlı kitabının 538,539.sayfalarından aktarılmıştır.

Bu yazı 5727 defa okunmuştur .

Son Yazılar