Cevherini Soldurmayanlara...
Deniz Zehra

Deniz Zehra

Cevherini Soldurmayanlara...

07 Ocak 2012 - 22:21

İnsan elinin bozamadığı rengarenk bir coğrafyada hüdayinâbit yetişmiş ve kâh asi rüzgarlar onu,kâh o asi rüzgarları kovalamış gibi duruyordu Hacı Hanım ;yöresel başlığı,alnına dökülen liralar,gözlerinde onun kuşağına ait o kadim pırıltı... 75 yaşında Hacı Hanım Teyze...Sahi,farkında mısınız,o kuşak insanları bizden çok ama çok farklı ve yaşam dolular! Belki ona, geçen ay bir haber bülteninde denk geldiniz;evet,göç ettiği Hollanda\'da \"Renklerin Leydisi\" ünvanını almış yaşlı bir Kürd anası o.

Hayatı zor geçmiştir muhakkak..Savaşlar,ölümler,kıyımlar ve kimbilir ne yoksulluklar görmüştür. Zira yurdu ,Kuzey Irak. Ama hayatından bahsetmek istemiyorum şimdi size,onun 75 yaşına kadar çileyle geçen ve ahir ömründe göç ettiği Amsterdam\'da yüzlerce tablosunu sergileyerek sıradışı bir üne kavuştuğu aşırı acıklı ve aşırı azimli hayat hikayesini arama motorlarından arayıp bulabilirsiniz.Ben onun bir tek lafına takılmış vaziyetteyim. Tek bir lafına.

Amsterdam\'a gelmeden önce hiç resim yaptı mı Hacı Hanım,bilmem ama onun da elinin değdiği yeri güzelleştiren güçlü bir havası olduğu yüzünden okunuyor. Sonra o kararlı ifadesiyle şöyle diyor,\"resim yapmaya başladım,bazı resimlerim çok kötüydü ama hata yapmaktan hiç korkmadım\".

O,\"Hata yapmaktan hiç korkmadım..\"dediğinde ben, durup derin bir \"ah\" çekiyorum...

Hata yapmaktan ödü kopan,bu yüzden eli kolu dolanan ve her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran kendimi düşünüyorum. İçim acıyor. Yıllarım,hata yapmaktan korkarak ve yapmak istediğim çoğu şeyi ya erteleyerek ya yapmayarak geçmiş. Halbuki eskiden daha cesur bir çocuk olmakla övünebilirdim,şimdi kendime oturup üzülüyorum.

İnsanın neden bu kadar cesaretini yitirebileceğini düşünüyorum ister istemez.Baş döndüren bir süratle,toplum,aile,arkadaş çevremiz yapmak istediklerimizi ,heveslerimizi ,içimizden geçenleri değerlendirmek (yahut değersizleştirmek mi demeli!?),eleştirmek ve olumsuzca yorumlayıp peşin hükümlerle mimlemek için pusuda yatmış bekliyorlar gibi gelir bazen.

Sahi,çocukça bile olsa,neden düşmanız birbirimizin kurduğu hayallere? Bir insanın ümidini kırmakla ,cesaretini kırmakla elimize ne geçiyor? Daha gerçekçi olunca,elimizde karşımızdakine sunduğumuz eşsiz bir ÇÖZÜM mü oluyor? Çoğu zaman,hayır...

Kendi kırılan cesaret ve hayallerimizi,başkalarının hayallerini ve cesaretlerini kırmakla da telafi edemeyeceğimize göre?...Birbirimize destek olmak yerine \"yok sen yapamazsın\"lı ,\"ama olmaz ki..\" li cümlelerimiz niye... Hadi etraftan olumlu mânâda motivasyon alamadık;kendimizi,bu tabiri caizse,kara nehirin akışına bırakmak niye?!

Şimdilerde bu cümlelerden etkilenmeyecek kadar kararlı ve olgunum evet ama daha az tecrübeli ve daha çok cesaretlendirilmeye muhtaç olduğum o yıllarım aklıma geliyor...

İnsan ümid etmeden yaşayabilir mi?Hayal kurmayan insanların ,ümid edebileceklerine inanmıyorum. Plan yapmak için dahi hayal kurmaya muhtacız. Hayaller ,planlarımızın çocukluk hali iken,neden içimizdeki çocukları öldürüyor yahut öldürülmelerine müsade ediyoruz.

Hacı Hanım\'ın hikayesi bize,hayallerin yaşlanmayacağını ve kolay kolay ölmeyeceğini anlatıyor.Biri,yıllar yıllar önce Irak\'ta sinisi başında çorbasını kaşıklayan Hacı teyzeye \"15 sene sonra Amsterdam diye bir şehre gideceksin ve oranın en havalı ressamı olacaksın\" dese acaba o sini başındakiler bunu diyene ne derlerdi,nasıl bakarlardı merak ediyorum.

Merak ettiğim bir şey daha var,Hacı teyze daha önce resim yapmayı hiç hayal etmiş miydi? Sahi,hayal etmeseydi,fırsat eline geçtiğinde böyle cesaretli olabilir miydi? Hem, Ona bu cesareti ve yeteneği çok görmeyen ve resim yapmak istediğinde \"anacığım sen manyak mısın otur oturduğun yerde ne işin var resimle mesimle\" demeyen çevresindeki kişileri de doğrusu kutlamak gerekiyor...

Hacı Hanım sadece bir örnek...Bir şeyler yapmak isteyen azimli ve yetenekli bir insan için geç kalmak diye bir şey olmadığına güzel bir örnek! Yeter ki insanın yapmak istediği bir şey olsun.Hayalinizin,cesaretinizin solmasına,soldurulmasına müsade etmeyin!

Yeter ki,sol göğsünüzde saklı cevher,sıcak tutsun içinizi.

En baştan başarılar dileyerek,bu sene Üniversite Sıınava girecek gençleri şöyle bir kenara koyuyorum;meraklısına ve içinde bir heves kalanlara benim sözüm : 3-13 ocak 2012 tarihleri arası üniversite hayali kuranlar için ÖSYM başvuruları kabul ediliyor. ÖSYM\'nin resmi sitesinden ayrıntılı bilgiyi edinebilirsiniz.

Ben de 16 yıl sonra şansımı bir kez daha deneyeceğim.Benim gibi bir kez daha denemeyi aklından,kalbinden geçirenlere, Hacı Hanım\'ın \"hata yapmaktan korkmadım \" sözünü hatırlatmak istiyorum.

En büyük hata,hayallerimizin ve cesaretimizin ölmesine göz yummak değil miydi zaten.

Siz de bu sefer hata yapmaktan korkmayın!

Bu yazı 4561 defa okunmuştur .

Son Yazılar