Kırmızı Ne Demek,Gül Ne Demek,Sevgili Ne Demek Anne ...
Deniz Zehra

Deniz Zehra

Kırmızı Ne Demek,Gül Ne Demek,Sevgili Ne Demek Anne ...

31 Ocak 2012 - 14:30

Şehrin en işlek bulvarında yolunu kaybetmiş küçük bir çocuk;sesler bir yanda,yüzler bir yanda,araçlar,korna sesleri,bir ses sağdan \"simiiiieeetçiiieehh!\". Az ileride bangır bangır bir müzik sesi;bir mağazadan.Kırmızı kalpler ve güllerle donatılmış ve etrafa saçılmış bir sürü \"valentine day\",\"sevgililer günü\" şeysi. Aslında o valentine\'in bile bir \"saint\"i vardı..Aziz\'i yani.Bu kaotik kavanoza sığar mı bilinmez,çok uzaklardan bir tül gibi herşeyin üzerini örten uzak bir ezan sesi..Ve şehrin en işlek bulvarında kendini kaybetmiş bir çocuk;her hangi birimiz.


Bense,sakin bir sokağında doğdum Boğaziçi\'nin.Henüz o cânım arnavut kaldırımının üzerine asfalt dökülmemişti.Değil bir caddede,koca bir dünya olsa kaybolmazdım sanki,güvendeydim.Herşey küçücükken ne kadar güvenlidir, insanın içinde.Ergenlik yıllarında ayrılmak zorunda kaldığım o sevimli mahalleye çok sonra genç bir kadın olarak döndüğümde aslında evimizin karşısındaki ahşap konağın o kadar da büyük ve ceviz ağacının da o kadar heybetli olmadığını farkedivermek,asıl \"büyüme ânı\"ydı içimdeki çocuğun.Mahallemizin camiisi sonra..:)O halı ve o koku:) \"İki tozu yutmak iyidir\" diyecektim bir gün;bir sahne,bir de camii tozu.



Camii önemliydi bizim için. O dönemler henüz,şimdilerde moda olduğu gibi camii ve muhteviyatıyla ilgili sûni politik gaz vermeler ve ince ayarlar yoktu. Biz,mahallenin tüm çocukları,okullar kapanınca muhtemelen biraz da bizden kurtulmak isteyen annelerimizin ve \"gitsinler bari bi fatiha öğrenirler\" diyen anneanne yahut babanelerimizin teşvikiyle tatil sabahları camiiye kur\'an öğrenmeye giderdik. Hiçbirimiz öyle aman aman dindar ailelerin çocukları değildik,sıradan insanlardık işte.Yani o zamanlar bu sıradandı:) İyiki de göndermişler bizi,diyorum şimdi.Çünkü geriye dönüp baktığımda o sıradan günlerin,teşbihte hata olmaz,bencileyin küçük çocukların Allah\'la ilk tanışmaları olduğunu anlıyor insan.



Durup düşünüyorum ,ilk ne zaman tanıştık Allah\'la..Ya o camii günlerinden birindeydi yahut bir kandil gecesiydi sanırım.Kandil gecesi olması daha muhtemeldir;ibadeti gerektiği gibi yaşamının içine sok(a)mamış klasik çekirdek aile,o gece tek kanallı tv başına geçer ve bir camiiden yayınlanan mevlidi şerifi dinler hûşûyla. Rahmetli babam ,bizi çağırır ve oturur dinleriz,böyle bir gece miydi..Fazla ortalarda görülmeyen atlas muhafazalı Kur\'an-ı Kerim saklandığı yerinden çıkar ve açılır,meali şerif!Mealen okunur çünkü baba,Kur\'an okumayı bilmez,anne de küçükken öğrenmiş ve unutmuştur.



Ben,Allahu tealayla o meal sayesinde tanıştım:)Küçük yaşıma rağmen,okuyup anlayabildiğim için çok ilgimi çekmişti içindekiler.Özellikle kandil geceleri henüz daha ilkokula giderken o meal-i şerifi alır (çünkü şayet ramazan da değilse,başka zaman ibadet edilmez ve Kuran okunmazmış gibiydi hayat o zaman:),evin tek mahrem köşesi olan yatak odasına çekilir,annemle babamın yatağında hoplaya zıplaya kuran meali okurdum.Hiç unutmuyorum,Hz.Meryem\'le ilgili kıssa gelince şok olmuş ve ne çok ağlamıştım !Nasıl iftira atarlardı O\'na,pisler!!Bu söylediklerimi yaparken henüz 9 yaşlarında olmalıyım.Şimdi o saf kalplilikle bir kez daha okuyabilmek için  Kur\'anı Kerim\'i neler vermezki insan..



Yani,kandillere boçluyum biraz da şimdi titreyen kalbimi.Sıradan günlerin  an gelip insan için bir tohum,bir yaprak ve koskoca bir ağaç,ağacın da koskoca bir orman olabileceğini anlatan minik ışık hüzmeleridir kandil dediğin..Bir zamandır, bidattır diye kutlamıyordum kimsenin kandilini..Halt etmişim. Allah dostlarının özellikle mevlidi şerif\'e verdiği önemi bir kez daha görünce,öğrenince ,çocukluğumdaki kandillere geri döndüm;böylelikle şehrin en işlek yerinde en kalabalık ve kaotik bulvarında elini sıkı sıkı tutan annesine müştekî ve ağlayan gözlerle bakmayı kesiverdi içimdeki çocuk.Sessizce tekrarladı içinden; \"kırmızı,aşkı bir tek güne sığmayan sevgilinin rengidir;gül,sevgilinin uğrunda tutuşan bir kırmızı hayâl;sevgili ise,tüm güllerin ve kırmızıların yanında solgun kaldığı,dünya ve içindeki herşeyden hayırlı bir koca kalp imiş anne..\"



Alemlerin uğruna ,aşkla yaratıldığı ve yaşatıldığı İslam peygamberi,peygamberim,cânım efendim,benim o dişlerini yıkamayı çok seven peygamberim Muhammed Mustafa s.a.v.\'ın doğumu şerefine,hepinizin mevlid kandilini kutluyorum efendim.



***
Bu yazıyı geçen sene 14 şubat (sözde) sevgililer günü\'ne denk gelen Mevlid Kandilinde yazmıştım...Sizlerle de paylaşmak istedim. Bu vesileyle 3 şubata denk gelen mevlid kandili öncesi,kandilinizi bir kez daha kutlamak isterim.Bizleri de dualarınıza ekleyiniz..Selamın en güzeliyle kalınız efendim...

http://icimizeyolculuk.blogspot.com/

 

Bu yazı 6226 defa okunmuştur .

Son Yazılar