Ölü Kadınları Diriltmek Kolay Mı?
Deniz Zehra

Deniz Zehra

Ölü Kadınları Diriltmek Kolay Mı?

15 Mart 2012 - 16:01

Ailenin korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun\'u okuyorum.8 Mart\'ta kanun tasarısı kabul edilmiş;Dünya Emekçi Kadınlar gününde!Belli ki hükümet için bu kanun ve bu tarih,biraz da show malzemesi.İçimde,alel acele yapılmış işlere karşı duyduğum sorgulama ve samimiyetsizlik hissi.


 

Henüz komisyon aşamasında ve öncesinde başlayan tartışmaları uzun uzadıya geçmeyeyim.Kısa bir özet yapmak gerekirse,CHP ile AKP arasında daha kanun tasarısının adı üzerinde başladı tartışmalar.Daha adı üzerinde tartışma çıkan bir kanun metninin,içeriğiyle ilgili ne gibi fikir ayrılıkları olabileceğini varın siz tahmin edin.MHP derseniz, 8 Mart dolayısıyla Mehmet Şandır\'ın mecliste yaptığı konuşmaya bakılırsa,birebir kendi ifadelerinden diyorum, \"bu kanunun çıkmasını her şeye rağmen doğru, gerekli, faydalı görüyor, destek vereceklerini ifade ediyor\"!BDP\'de (Batman Milletvekili Ayla Akat Ata) elbette boş durmuyor ve Kanun Tasarısı\'na, \"trans kadınlar\", \"lezbiyen\", \"gay\" ve \"eşçinsel\" ibarelerinin eklenmesini istiyor;öneri reddediliyor,hâsılı henüz toplumumuz pek çok şeye olduğu gibi buna da hazır değil:)Sevinsek mi üzülsek mi şimdi!:)Tevekkeli bu günlerde, 8 mart,4+4+4 derken birbirlerinin gırtlağına sarılmış görüyoruz milletvekillerimizi,ne diyelim Allah muhabbetlerini arttırsın!


Aslında bu yasa yeni değil . 1998 yılında çıkartılan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair bir Kanun halihazırda var. Çok yetersiz olmasına rağmen,hukuk sisteminin benimsediği \"kadına karşı pozitif ayrımcılık\" felsefesinin bir tezahürü olarak karikatür de olsa hukuki bazı tedbirleri içeriyordu.Bu yasayı da geçtim,imzalanan ve kanun hükmünde olan Uluslararası sözleşmeler,her geçen gün sesini daha yükseltmeye çalışan sivil toplum kuruluşları,faaliyetler,platformlar,toplantılar,toplantılar!Sonuç: kadına karşı artan şiddet,artan aile içi şiddet,şiddet,şiddet şiddet!Demek ki kanunlarla düzeltemeyecek kadar derin bir sorunumuz var!


Yine de acilen bir şeyler yapmak gerekiyor.Hepimiz canlı birer tanıkken,pek çok şey çevremizde ,ailemizde,kendi hanemizde olup biterken medyayı,şunu bunu yalan ve abartılı haber yapmak ve dezenformasyonla suçlamak bu durumda çok da adil durmuyor.Her gün bir kadın cinayeti,saldırı,şiddet eylemi gerçekleşirken hükümetin de kendini biraz zan altında hissetmesi normal.


Peki,eskisine nazaran biraz daha ayrıntılı düzenlemeler içeren 6284 sayılı yeni yasa ne getiriyor?


Yeni kabul edilen kanun,



şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması; 
diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddi yardım yapılması;
psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan, rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi; 
hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması;
korunan kişinin çalışması durumunda varsa çocukları için gerektiğinde ücreti bu kanun kapsamında karşılanmak suretiyle kreş imkanı sağlanması; 
Şiddet uygulayan kişi müşterek konuttan derhal uzaklaştırılarak, müşterek konutun, korunan kişiye tahsis edilmesi;
Şiddeti uygulayan kişinin,(aslında kişi dediğime bakmayın kocalardan bahsediyor!)Kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi; 
silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı yine kurumuna teslim etmesi;
Korunan kişilerin bulundukları yerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanamaması ya da bu maddelerin etkisindeyken korunan kişilere yaklaşamaması; bağımlılığının olması halinde hastaneye yatmak dahil, muayene ve tedavisi sağlanması gibi ayrıntılı bir dizi koruma ve güvenlik tedbiri içeriyor.Bunların çoğu eski kanunda da vardı ancak yeni kanunu eskisinden ayıran bazı önemli noktalar da var.

Buraya kadar eyvallah herşey iyi güzel...Olması gerektiği gibi duruyor...

 

Gelelim 6284\'ün neler götürdüğüne..


Bir kere baştan kabul edelim,bu kadınlara pozitif ayrımcılık yapan bir kanun. daha 1.maddeden \"Bu Kanun kapsamında kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddeti önleyen ve kadınları cinsiyete dayalı şiddetten koruyan özel tedbirler ayrımcılık olarak yorumlanamaz.\" diyerek önünüzü kesiyor.Bu size garip gelmesin. Şimdi \"hani kadın erkek eşitti!\" diyebilirsiniz ama biz hukukçuların hiç de garibine gitmeyen bir uygulama.Buna benzer bir ayrımcılık mesela,iş hukukunda da vardır ve işçi lehine,işveren aleyhine bir pozitif ayrımcılık/koruma anlayışı hâkimdir.Zayıf olanı korumaktır tüm mesele.Ve aslında daha derin mesele,bu zayıflığın nerede başlayıp nerede bittiğidir.Yani verilen haklar bir müddet sonra suiistimâle yol açmasın diye endişe edilir.Edilmelidir de...


Bir diğer mesele, Kadın dernekleri ve CHP\'li vekiller,yasada \"aile\" kavramından çok \"kadın\" kavramı üzerinde durulmasını istemesi üzerine çıkıyor karşımıza. AKP ne yaptı etti  yine de \"ailenin korunması\" doğrultusunda bir kanun çıkardı. İlk bakışta \"kadın\"ın korunması da \"aile\"nin korunması fikri de kötü gelmiyordu kulağıma.Ancak derin zihniyet farklılıkları var. İş göründüğü gibi bir kaç kelimeden ibaret değil.Sağlıklı durup düşündüğümde,\"evet,kadının korunmaya ihtiyacı var ama erkeklerin yok mu\",diye soruyorum kendime. Neden  illaki \"kadın\" ve \"erkek\" unsurlarını ayrı ayrı düşünüyoruz,her birinin \"insan\" olduğunu unutarak!Aslında futbol takımı tutar gibi birbirimizi yiyeceğimize kadın\'a karşı şiddete hayır demektense \"insana karşı şiddete hayır!\" neden diyemiyoruz?Ben tüm kavganın,çelişkilerin bu zihniyet eksikliğinden doğduğuna inanıyorum.


Bu zihniyet malûllüğü ile gâzi bir kanun var şimdi elimizde. O kadar mâlul gâzi ki,neredeyse savaşa gidercesine cephe alınan \"kahrol düşman\" safındaki erkekleri çekip çevirmek için delil,belge bile aramayacak kadar gözünü intikam hırsı bürümüş!Kanunun en vahim tarafı da bu işte bu;8. maddede bahsedilen; \"Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.\" hükmü!



Ne demek delil ve belge aranmaması? Aslında kolluğun ,mülki amirin durumun vehameti karşısında derhal önlem ,tedbir ve sair ne gerekirse alması için kanun koyucunun,kanunu uygulayıcılar üzerinde bir baskı kurmasını mı ifade ediyor.Yani \"kan çıkmadan işlem yapamam ey vatandaş!\"diyen bir kısım kolluğa ,\"Ağzı burnu kan dolmuş bir kadın gördüğünde Ey Polis!Derhal gerekeni yap!Bu zavallıyı koru!\"mu denmek istiyor? İşlerini hakkıyla yapanları tenzih ederim,Kolluk güçlerimizin önlerine kadar sürüne sürüne gelmiş pek çok kadını görmezden gelip telafisi mümkün olmayan mağduriyetlere sebeb verdiklerinden mi yoksa bu tepki!

 

Maddenin gerekçesinde gerekli hallerde dosya üzerinden inceleme yapılabileceği ve zorunlu hallerde duruşma üzerinden bu tedbir ve korumanın hükme bağlanacağı izah edilmiş.İçimden bir ses,ne olursa olsun duruşmasız bu kararlar alınmaz,diyor.Bir gün içinde tüm ülkenin şakraları ve vicdan damarlarındaki tıkanıklık açılmazsa tabi! Maddedeki \"gerekli haller\" tanımı da çok muğlak ve ayrı hukuk cinayetlerine kapı açacak gibi. Kanun\'a göre verilecek tüm hükümlere itiraz yolunun açık olduğunu da söylemekte fayda var.Yani hepten astığı astık kestiği kestik değil bu kanunun.İçinizde hâlen karısını falan dövmek isteyeniniz varsa bence o kadar  da korkmasın,elini korkak alıştırmasın!!



Avukatlık yaptığım o kısa süre içinde,en çok eşleri dolayısıyla sıkıntı yaşayan hanımlarla muhatap oldum. O süreden çok daha uzun bir süre yine aynı ve benzer hanımların dertleriyle hemhâl olmakla geçti zamanım.Halen de geçmişte bir zaman avukatlık yaptığımı duysalar,gelir beni bulur,köşeye çeker aynı kederli gözler,yüzlerinde aynı çizgilerle ,aynı soruları sorarlar.Çoğuna yardım edemedim.Elimden bir şey gelmedi.Anlattım,dinledim,ağladım,yeri geldi desteklemeye çalıştım,yeri geldi hiçbir ücret almadan yazdım dilekçelerini.Bu kadınların hepsinin ortak özelliği sahipsiz olmalarıydı.Eşlerinin fütursuz,sorumsuz ve vicdan özürlü olmasıydı!



O kadınlar,evlerinden atıldılar.Hakaret üstüne hakaret yediler.Çoğu,aldatıldı.Gücü ancak kendilerine yeten sorumsuz ve ceberrut kocaları 7 / 24 onları tüm âleme rezil rüsvâ etti.Aileleri,çocukları,kendileri darp edildi.Çok şükür,tanıdığım hiç kimsenin bu sebepten ölümüne şahit olmadım.Dilerim olmam da.Ancak biliyorum,her biri ölmekten beter edildi.Yine de çoğu direndi.pes etmedi,O heriflere papuç bırakmadı!Çalıştı,çocuklarına sahip çıktı.Hayatlarına devam etti.Ancak o adamlar yine peşlerini bırakmadı!Bir süre sonra,ama uzunca bir süre sonra o adamlar da pes etti.Geçti evet ama,her bir gün deldi de geçti...



Şimdi bu kadınlar için yazıyorum bu yazıyı.Ben feminist değilim,feminizmin sahte değerlerine inanmam,en az kadın ve erkek eşitliğine inanmadığım kadar!Yani şimdi bu yazıyı okuyan beyefendilerden peşinen özür dilerim ve söz de veriyorum onlara,bir gün erkekler için de yazacağım. Ama o gün,bugün değil.



Çıkan yeni kanun eksik,yeterli değil,çok su götürecek yanı var!Ancak bu kanuna hepten çıkmasın,olmasın demek de kaya gibi bir kalp gerektirir!Belki Bakan Fatma Şahin hanımefendi derhal bu yasanın yeniden gözden geçirilmesini dileyebilir hepimiz adına.Oluşabilecek erkek mağduriyetlerine belki ,zararın neresinden dönülse kârdır denebilir.



Bu mağduriyetin giderilmesi dışında ,lütfen kimse \"erkekler artık istedikleri gibi karılarına bağıramayacak vay erkeklik öldü,aile kavramımız bitti\" demesin!(Ayrıca ,erkeklik bu mu,bulduğun her zayıflığın karşısında höykürmek mi acaba!?)Lütfen şimdi,bugün bana kimse  \"kocaları avutmak kolay olmayacak\" demesin..



Kanunlar elbet değişir,erkeklerin de mağduriyetleri bugün yarın giderilir.Ancak ölü kadınları diriltmek hiç kolay değil...

 


Not:Linkteki istatistiklere de bir göz atmanızı öneririm.

_____________________



Kaynaklar:Radikal,cocukaile.net,tbmm.mhp.org.tr,


kanun metni için; http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k6284.html

kanun madelerinin gerekçeleri için ; (PDF formatında) http://www2.tbmm.gov.tr/d24/1/1-0572.pdf


http://icimizeyolculuk.blogspot.com




 

Bu yazı 5612 defa okunmuştur .

Son Yazılar