Toprak Olmak!
Esra Dağ

Esra Dağ

Toprak Olmak!

12 Mart 2012 - 14:10

İnsanoğlu topraktan geldi ve yine ona dönecek. Topraktan yaratıldığı için, ,araştırmalar, toprakta bulunan elementlerin insan vücudunda var olduğunu ispat etmiştir.

Dinimiz, din adamları, büyüklerimiz her zaman bizlere mütevazılığin, alçak gönüllülüğün yakışacağını kibir ve gururun da ancak şeytanın ileti olduğunu söylerler.

‘mütevazı olunuz bakın bütün verimli araziler, bağlar açıklardadır. Burnunuz yükseklere bakmasın, yüksek tepelerde ağaç bile yetişmez, oralar çakalların mekânıdır.’

Hangimiz toprak olabiliyoruz hangimiz bizden istenildiği gibi davranıyoruz. Toprak olmak nedir? Toprak olmak sadece sonsuzluğa yolculuk alacağımız zaman bedenimizin örtülmesimidir? Okuduğum bir kitabın içinden geçen bir paragraf (yukarda yazılan) çok hoşuma gitti ve paylaşmak istedim.

Okuduğum kitapta geçen bu önemli satırlar insanoğlunun nefis duygusunun dünya yaşamı içinde ne kadar önemli bir yön gösterici olduğunu gösteriyor aslında. Hele de içinde bulunduğumuz zaman içinde insanlığa düşen görevlerin tam yerine getirilmemesi, herkesin nefsine düşkün, kibirli, bencil, duygusuz davranması her insanın kendini çok tepede görmesi her şeyi yok ediyor. Yok, ederken tüm kötülükleri doğuruyor. Ve insanoğlu topraktan çok uçsuz bucaksız bir tepe olmayı tercih ediyor. Ne varsa artık kibirde ve gururda. Bizi yaratan bizim o kadar günahımızı affederken insanların birbirine karşı olan bu gurur ve kibirli tutumları sadece akıllara ve kalbe zarar…

Hepimiz kendi çevremizde, ailemizde, iş yerlerimizde, arkadaşlarımızda gururdan, kibirden, bencilikten, sevgisizlikten kendini kaybetmiş insanlara şahit oluyoruzdur. Nedeni nedir? bu gururun. Nefretin paylaşımsızlığın anlamıyorum doğrusu. Yeryüzünde tüs güzellikler verilmişken ve bu güzellikleri yaşamak varken neden biz insanlar hep bizi zora sokacak şeyleri seçeriz hiç ama hiç anlamam.

İnsanoğlunun fıtratında hep bir doyumsuzluk, hep bir açlık yatar zaten bunu ne yenebildiğimiz sürece en büyük zafer bizimdir. Çevremizde mutlaka vardır kendi gururumuza yenik düşerek konuşmadığımız, görmek istemediğimiz veya en basit bir hatasını çok büyüttüğümüz hatası büyük olsa da fark etmez biz neyiz ki affedemiyoruz. Bizi yaratana karşı biz o kadar çok suç, günah, kötü davranış sergilerken o (Allah) bize her zaman açık kapı bırakırken biz şu kısacık ömrümüzde neden hep kibir ve gurur içinde oluruz?

Tüm savaşlar, tüm kavgalar hep kibir yüzünden insanların birbirine üstün gelme çabasından kaynaklanıyor. Toplumsal sınıflar yine bu yüzden doğuyor. Nedir içinde bulunduğumuz üstün gelme yarışımız hepimizde iki göz, iki kulak, iki el, iki bacak…

Birbirini affetmeyen kardeşler. Annesini, babasını kabul etmeyen çocuklar, arkadaşının başarısını kabullenemeyen arkadaş ilişkileri, iş yerlerinde tek merkezli çalışmalar ve bunun sonucunda oluşan güvensizlik ortamlar ve bu ortamların içinde bulunan her günü aynı olan biz insanoğlu…

Herkesin toprak olduğu yarınlar görmek dileğiyle…

Bu yazı 7278 defa okunmuştur .

Son Yazılar