URFALININ İSTİŞARESİ
Fulya Kürkçüoğlu

Fulya Kürkçüoğlu

URFALININ İSTİŞARESİ

12 Haziran 2013 - 21:26

               İstişare, kelime olarak ‘danışma ‘ anlamına gelmektedir.  İstişare etmek ise meşrevet etmek, fikir danışmaktır. Önemli kararlar alınırken istişarenin önemi derindir. Bu dinimizde de böyledir.  Şûrâ suresi 38. Ayet buyurur ki ; yine onlar rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri aralarında istişare iledir.’ Ve yine efendimiz (sav) buyurur ki ; Azm, görüş sahipleriyle istişare etmek ve onların görüşlerine uymaktır. (İbn Kesir)

               Malum bizde Urfa olarak istişareyi severiz. Bugünlerde kimi görsem bir şeyleri istişare ediyor . Memleket için düzenlenen istişare toplantılarına gidiyor istişare toplantılarından geliyor. İki üç arkadaş muhabbet için  toplanıyor, adına istişare toplantısı deniliyor. Samimi şekilde yapılan istişare toplantılarını tenzih ederek sözde istişare edilmek üzere toplanan birkaç yere davet edildim. Yahu bana öğretilen ortada bir mevzu vardır. Bu mevzu bir şahsın mevzusu olabileceği gibi toplumu ilgilendiren bir mevzuda olabilir. Fikir ortaya atılır bunun üzerinde eksiler artılar konuşulur büyükler , konuda uzman olanlar dinlenilir ve kararlar alınır. Ancak biz Urfalılar biraz yanlış anlamışız bu durumu. Biz istişare etmiyoruz. Biz nabız ölçüyoruz ya da kendimizi anlatıyoruz. Önce bir ortamı süzüyoruz. Herkese bir iki güzel kelam kuruyoruz. Fırsatını bulduysak biraz kendimizi övüyoruz. Kendimizce karşımızdakileri tava getirdiysek, kim nereye aday, kim ne için aday , kim neyin yandaşı, kim kimin adamı , karşıdakinin bana nerede ne faydası olabilir ? Düşüncesiyle başlıyoruz muhabbete. Bilsek bile yeni bir şeyler  öğreniriz belki diye çabalıyoruz. Bence şu istişare anlayışımızı bir gözden geçirelim. Çünkü bu memleketin gerçek manada yapılacak istişarelere şiddetle ihtiyacı var !

 

Ah şu 11 NİSAN !

               Yine ayrışma yine bir birimizi amansızca eleştirme. Biz memleket olarak ne zaman oturup birlikte karar vermeyi, her türlü fikirleri dinleyip analiz etmeyi öğreneceğiz gerçekten merak ediyorum.

               11 Nisan projesini isteyenler istemeyenleri kırıyor öyle belli istemeyenlerde isteyenleri kırmış. Dile getirmek isterim ki; kimsenin en iyiyi bildiğini ifade ettiği yok. Herkes en doğal hakkı olan fikrini söylüyor. Ancak projeyi destekleyenler tutup ‘’sizin böyle bir araziniz olsa park olarak bırakır mısınız ? ‘’ cümlesini kurarsa bu başlı başına bir talihsizlik olur. Yahu ben devlet miyim ? Benim malım kamu malı mı ? Ben tabii şahsi malımı değerlendirme yolları ararım. Eğer bir usulsüzlük yapıyorsam devlet baba beni denetler engeller izin vermez.  Bu , bu kadar basittir. Ancak devlet kamu malını şahsi malı gibi kullanamaz. ‘Kamu yararı’ gütmek zorundadır.  Bu bir hukuki zorunluluktur. Ancak şahsın kamu yararı gütme gibi bir sorumluluğu yoktur. Önce buruda bir anlaşalım. Aksi söylem işin ne denli körü körüne savunulduğunun göstergesidir zira !

 

Bu yazı 10707 defa okunmuştur .

Son Yazılar