Bekliyordum bu isyanı
Funda Ateşoğlu

Funda Ateşoğlu

Bekliyordum bu isyanı

18 Haziran 2012 - 11:35

Bekliyordum böyle bir isyanı yada kavgayı,


Kim ne derse desin içerisi kalabalıktı; bundan dolayı tam bir cehennem.


Böyle bir yazıyı yazmak için biraz çekindim kimseyi zor durumda bırakmak istemiyorum ama bir vatandaşlık görevi olarak anlatmak istiyorum.


2009-2010 yıllarında Yenişehir halk eğitim merkezinden görevli olarak cezaevinde kadınlara yönelik atölyede öğretmenlik yaptım.


Hiç gocunmadım oraya gitmekte,ne işim var buralarda demedim.


Cezaevi kuralları vardır bunları gittiğimin ilk aylarında öğrenmiştim.


Size çok masumane gelen işler Adalet bakanlığının ve cezaevininkatı kurallarına çarpıyordu.


Kuralları öğrendim. Bu kuralları ancak yolu cezaevinden bir şekilde geçenler biliyor.


Kurallar ve yasaklar olmasa cezaevleri olmazdı AMA…


Görev sürem genelde yaz tatiline rast geliyordu.


Şanlıurfa sıcağının 40-50 derecelerde seyrettiği zamanlarda.


Çalıştığımız süre içerisinde birçok halledilebilir sorunları çözmeye çalıştık.

Şanlıurfa belediyesinden rica ettik, iş adamlarımızdan rica ettik,


Atölyeyi bağışlarla yaşanılacak hale getirdik,bağış olarak temin ettiğimiz klimayı bir türlü atölyeye alamadık.Diğer koğuşlardan itiraz olur diye…Eşitlik esası teşkil ediyor çünkü.


Kadın koğuşunda buzdolabı yoktu,


‘’Ramazandı, kadınların çoğu oruçtu. Su Sebilden suyu doldurup ıslak bezlere sarıp iftar saatine kadar muhafaza ediyorlardı. Ben bir ramazan boyunca soğuk su içmedim. Halen soğuk su içerken aklıma onlar geliyor’’


Arkadaşlarımızın yaptığı maddi yardımlarla cezaevi kantininden içeride yaşayan çocuklara süt ve bisküviler kekler alıyorduk.


Atölye kadın bölümünün avlusuna bakıyordu. Beyaz badanalı bir avlu, belki göz yanılması büyük ve aydınlık görünsün diye.


O avlu tüm mahremiyetlerini yaşadıkları yer.


Ama ben asıl yaşadıkları yeri merak ediyordum. Nerde nasıl uyuyorlar ve nasıl yaşıyorlar.


Bir gün MORAL GÜNÜ adı altında yaşadıkları yere indim. Yatakhaneye girdim. Bir ranzada 2 kişi yatıyordu bazen 3kişi.ve Şanlıurfada hava şartlarını düşünürseniz.


Eğlendiler; suyun akmadığı günler için tedarik edilmiş beyaz su matarasını ters çevirip çalıp söyleyip oynadılar.


O günden sonra hiçbir eğlencede oynamadım.


Şuan hatırlamak istemiyorum çünkü bu resmi beynimden silmek için çok çabalamışımdır.


Çalıştığımız  dönemde birçok heyet geliyordu.


Ağlamaklı acıklı duygu yüklü anları yaşayıp ayrılıyorlardı.


Mahkûmlar çıkmak istemiyorlardı bu heyetlerin karşısına kendimizi tiyatroda oyuncular gibi hissediyoruz  diyorlardı. Çünkü hiçbir talepleri yerine gelmiyordu.


Cezaevi eksiklerini herkes biliyordu defalarca yazıldı çizildi rapor edildi.


Adalet bakanlığına giden mektup, rapor ve tutanakların haddi hesabı yoktu.


BEN BU OLAYA HİÇ ŞAŞIRMADIM BEKLİYORDUM…


Eğer iyileştirilmeler olmazsa daha fazlasıda yaşanır.

Bu yazı 28229 defa okunmuştur .

Son Yazılar