Şeytan\'ın Çocukları
Merve Albayrak Demir

Merve Albayrak Demir

Şeytan\'ın Çocukları

27 Nisan 2013 - 16:28

 

  İlk savaş :Şeytan ve Adem   Savaş bir hastalık halidir.  Bir nevi yoldan çıkmışlık, bir çeşit sapmışlıktır.  Tarih boyunca savaşı hep menfaati olanlar, yahut menfaati bozulanlar talep etmiştir.   Düşünüldüğünde insanlık için ilk sayılabilecek savaş, çıkarı ve otoritesi sarsılan ve içine düştüğü üstünlük kompleksi bakımından ilk faşist sayılan Şeytanla İnsan(Adem)arasında gerçekleşmiştir.  Şeytan Adem'den daha üstün olduğunu idda ederek, sonrasında da onu yoldan çıkarmak için ettiği yeminle ilk savaşı ilan etmiştir. Ve böylelikle bütün savaşların şeytaniliğini deklare etmiştir.  Dolayısıyla tüm savaşlar Şeytanidir ve Şeytandandır.    Yeryüzünde ilk savaş: Kabil-Habil   Kabil'in Habil'i kıskançlık temelli bazı çıkarlar için öldürmesi yeryüzündeki ilk savaş sayılabilir.  İşte o günden sonra savaş; iyiyle kötünün, zalimle mazlumun, aydınlıkla karanlığın mücadelesi olarak günümüze kadar gelmiştir.  Savaşlar, etkileri bakımından bazen insanlığın kaderini dahi değiştirmiştir denilebilir. Savaş, çağların bitişi, yeni çağların başlangıcı, kıtaların el değiştirmesi vs gibi sonuçlar doğurmuş ve binlerce insanın suçsuz yere ölümüne sebep olmuştur.   Özellikle içinde bulunduğumuz eski ve önemli coğrafyada meydana gelen savaşları yazmaya kalksak, bu sütün elbette yetmeyecektir.  Savaşların görünen kazananları ve kaybedenleri vardır. Ama tüm savaşlarda kesin olan birşey varsa, o da insanlığın kaybettiğidir.  Tarih sahnesi bu acılara doludur.    30 yıllık savaşın bitişi ve tepkiler    Şimdi ülkemizde 30 yıldır devam eden anlamsız savaşın bitmesi noktasındayız.  Bu konuda çeşitli yaklaşımlar, süreci destekleyenler, desteklemeyenler, durumdan kuşku duyanlar var.  Şöyle objektif bir gözle bakıldığında bu ülkede acı çekenler, bir şeyler kaybedenler, vicdan taşıyan kişiler savaşın bitme umudunu bile büyük bir başarı olarak görürken, birileri de kesin bir dille 40 bin kişinin hayatını yitirdiği bu savaşın daha sert bir şekilde devam etmesini arzu ediyor. Başka bir kesim de bu barışın hangi şartlarda yapıldığını bilmediklerinden yahut taviz verildiğini düşündüklerinden çekimser kalıyorlar.  Birinci ve üçüncü kesimi anlamak mümkün. Ama maalesef ikinci kesimi anlamak gerçekten çok zor.    Savaş çığırtkanları    Savaşta ısrar eden, ırk ve ulus kavramları üzerinden politika geliştiren unsurların bu savaşta hiçbir şekilde bedel ödemedikleri, aksine bazı illegal yapılanmalarla süreçten nemalandıkları, siyaseten varlıklarını bu çatışmaya borçlu olduğu aşikardır. Oysa son dört ayda bu ülkede bir vatan evladının bu eksende burnu bile kanamamamıştır. Hiç birşey olmasa bile bu durum dahi her türlü alkışı hakketmektedir.  Fakat kahvaltı sofrasında çatışma, öğle yemeğinde kan ve gözyaşı, akşam yemeği menüsünde insan cesetleri ve banknot arzulayan bu insan görünümlü sırtlanlar, tarih boyunca hep savaşın çığırtkanları olarak  tarihe geçen üstadları gibi, irin ve kan hülyalarıyla yokluğa mahkum olacaklardır.  Çünkü hiçbir dönemde zulüm kısa süreli olmamıştır. Ve bu coğrafyanın makus savaşı da ağzı salyalı, elleri kanlı cellatları ve onların kukla oynatıcıları yüzünden otuz yıl sürmüş ve çıkan Musalar, ibrahimler sayesinde geç de olsa bu uzun süreli zulüm bitme noktasına gelmiştir.  Bu süreç bitince savaşın senaristleri, oyuncuları, finasörleri, şakşakçıları tarihin lânetli çöplüğünde kendine yer bulacaktır. Çünkü zulüm ile abad olanın sonu berbad olur.    Medya havarileri / Savaş borozanları    Savaşın medyadaki kirli adamlarına borozan demek istiyorum. Çünkü savaşın bitişi yeni bir medya düzenini kuracağından şimdiden koltukları, köşeleri, programları ellerinden gideceği için kamuoyuna yanlış bilgiler vermekte, onları menüple ederek çağdaş goygoyculuk yapmakta, mukadder bir hezimeti ötelemeye çalışmaktadırlar. Borozanlar ennihayetinde kendilerine üflenen nesefle hayat bulurlar. İşte bunun için bu tip medya havarilerine borozan demek daha uygun olur.  İlerde çocuklarımız bu dönemin manşetlerine, köşe yazılarına göz attıklarında birilerine dua, bazılarına da lanet göndereceklerdir.    Tercih zamanı   Şimdi Şeytan'ın yahut Adem'in yanında olma zamanı.  Sevgili okur belirledin mi safını?

Bu yazı 6408 defa okunmuştur .

Son Yazılar