Mağduriyet ve Fakıbaba
Mustafa Demir

Mustafa Demir

Mağduriyet ve Fakıbaba

02 Aralık 2013 - 11:04

Benim halkım hep mağdurun yanındadır. Rengine, aidiyetine, söylemine bakmadan, hep mağdurun yanında yer alacak kadar âlicenap bir milletin mensubuyuz biz. Rastgele açtığımız bir kanalda oynayan maçta skor 2-0 ise, otomatikman yenilen takımı tutmaya başlamamız bu mağdurun yanında olma psikolojisinden başka bir şeyle izah edilemez. Türk siyasi tarihi de halkımızın mağdura ve mağduriyete nasıl baktığının açık seçik örnekleriyle doludur. Geçen yerel seçimlerde de yapay bir mağduriyet sonucu Şanlıurfa halkının asil merhameti ve mağdurun yanında konumlanması sonucu Fakıbaba bağımsız başkan seçildi. Ve nerdeyse boş geçtiği söylenebilecek bir ikinci dönem yaşandı. 2009 yerel seçimlerinin şampiyonu Fakıbaba’dan ziyade, onun PR danışmanlığını yapan reklam firmasıydı. Urfa’yı iyi bilen ajans sahipleri birçok reklam taktiğini deneyerek sanal bir mağduriyet oluşturmayı başarmıştır. Bu muhteşem algı yönetimi sayesinde asil Urfa halkı “Ben başkanımı yedirtmem” deyip, çok sevdiği Başbakanından özür dileyerek Fakıbaba’yı yeniden o koltuğa oturttu. Çok geçmeden yapılan yanlışlığın farkına varıldı, fakat iş işten geçmişti. Artık yüksek egosuyla “küçük dağları ben yarattım” havasında olan Fakıbaba, bu sanal başarıyı kendi başarısıymış gibi hissederek, gazetecileri tokatlamaya, esnafları dövdürmeye başlamıştı. Halktan iyice kopmuştu, birinci dönemdeki işler şahsi ikbal arzusuna kurban edilip, ikinci dönemde nerdeyse durmuştu. Allah’tan imdada Bakan Çelik, Yeni milletvekilleri ve Valinin olağanüstü gayretleriyle gerçekleştirilen hizmetler yetişmişti. Siyasi otoritenin girişimi ve desteği ile devletten gelen bu hizmetlerin çoğunu başkan sahiplenmeye çalışmışsa da halk bu sefer gerçeği görmüştü. Belki de sırf onun için, halkın arasında gezen bakana artık Urfalılar geçen dönem sahip çıktıkları başkanlarını şikâyet ediyorlardı. Kısacası rüya bitmişti. Film bitmişti. Yeni bir mağduriyet, yeni bir strateji, yeni bir reklam ajansı gerekiyordu. Trajik olansa ajans da onun vefasızlığını görmüş, başka bir aday adayının çalışmalarına destek veriyordu. Bu sefer sadece halk değil, milletvekilleri de antrenmanlıydı. Ortada herhangi bir mağduriyet yoktu, başka bir şey lazımdı. Ama aranan o sihirli şey bulunamadı. Ve rüya bitti. *** Fakıbaba, Urfa siyasetinde gerçekten bir kilit ve geçiş noktasıdır. Şehrin vizyonunun değişmesine katkısı çoktur. Şehrin ülkenin en temiz şehri olması tamamen onun başarısıdır. Bu hizmetlerinden dolayı kendisine Urfalılar müteşekkir ve minnettardır. Fakat Fakıbaba’nın egosu, benlik duygusu, değişime ve ortak akla kapalı oluşu, burnundan kıl aldırmaz tavrı, bu şehrin önündeki en büyük engeldi. Ve bu kabarık ego, benlik duygusu 2023 perspektifine hazırlanan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi için en büyük handikaptı. Yerel yönetimlerin üstadı sayılan Sayın Başbakanımız, el de ettiği bilgi ve belgeler ışığında bu görevi, bu işin üstesinden gelebileceğini düşündüğü tecrübeli bir isme, Vali Celalettin Güvenç’e verdi. Şimdi zaman kenetlenme, birlik ve dirlik içinde 2023’ün Şanlıurfa’sını inşa etme zamanı. Gerçek Urfalılık, ırkını ve DNA’sını Urfa’ya borçlu olmaktan çok, oraya gecesini gündüzünü katarak hizmet etmektir. Şimdi herkes vicdanına dönsün ve sorsun: “Bu çerçevede kim daha çok Urfalı?” *** Uzun zamandır aday gösterileceğini ifade ettiğimiz Celalettin Güvenç beyi tebrik eder, üstlendiği görevle “ateşten bir gömlek” giydiğini hatırlatırız. Görüşmek üzere.

Bu yazı 27476 defa okunmuştur .

Son Yazılar