Urfalı Aday Konusu
Mustafa Demir

Mustafa Demir

Urfalı Aday Konusu

10 Kasım 2013 - 18:05

Zaman zaman dilimize bir şarkı gibi pelesenk olan moda ifadeler vardır. Ya bir yerlerde duymuşuzdur, ya çok seviyoruzdur, ya bilinçaltımızın bir dışa vurumudur bu sözler. Ama en beklenmedik yerde bu sözleri tekrarladığımızı görürüz. Son zamanlarda da ­-iyi niyetlileri tenzih ederim- bazı çıkar odaklarının diline pelesenk olan moda ifade, tadından yenmeyen Urfalılık edebiyatı üzerinedir.   “Bürokratlar Urfalı olsun, vekiller Urfalı olsun, belediye başkanları Urfalı olsun.” Herkesin malumu olduğu üzere Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, illere atanacak bürokratlarda oralı olmama şartını bir teamül haline getirdiği bilinmekte. Hatta bazı bakanlıklarda (Örn. Aile ve Sosyal Politikalar il müdürlüklerinde)bu nedenle rotasyon uygulamaları yapılmıştır. Bu teamülün temelinde makul sayılabilecek birçok etmen mevcuttur. Örneğin, en basit bir ihalede akrabalardan başlamak üzere dostlardan, siyasi ve bürokratik çevreden gelecek baskılar, oralı olan bir bürokratı sıkıntıya sokacaktır. Bunun sonunda ya iltimas, irtikap, rüşvet ve yahut şiddet gibi nahoş durumlar ortaya çıkacaktır. Bunun yerine liyakat ve ehliyet karinesine göre atanmış bir bürokratın, oralı olan bir bürokrata göre daha özgür olduğu su götürmez bir gerçektir. En azından üzerinde sivil yaptırım uygulayacak bir çevre söz konusu değildir. Elbette bu nedenleri artırabiliriz. Şimdi konumuza dönecek olursak, belediye seçimleri arifesinde, bazı düşük profilli aday adaylarına yatırım yapan, yapmaya devam eden bazı odakların çirkin bir tezviratla Urfalı olmayan bazı kişilerin önünü kesmesi tam anlamıyla bir yer altı örgütçülüğü örneğidir. Hatırlayacak olursak son genel seçimler öncesinde, aynı kurnadan su içen bu kirli odaklar kabinenin en başarılı ismi Faruk Çelik’e bile “hayır” demişlerdi. Nedeni ise Çelik’in Urfalı olmayışıydı. Oysa gelinen noktada Urfalı olmayan Sayın Bakanın, elele verdiği vekillerle birlikte- Urfaya çağ atlattığı güneş gibi ortadadır. Urfa tarihi boyunca görmediği hizmetlere bu dönemde kavuşmuştur. Daha ilginç olanı ise bu dönemde, her dönem bazılarına atfedilen yolsuzluk türü ithamlar ortadan kalkmasıdır. Tüm muhalefet partilerinin bile “Ak Parti adayı Urfalı olsun.” dediği bir ortamda bu “Urfalılık” kozunun şehre ne kattığını, şehirden ne götürdüğünü bir daha düşünme vakti. Yani “düşük profilli Urfalı aday adaylarından birini aday yapın, biz de size gol atalım!” anlamına gelen bu ifadeyi, Urfa’da Ak Parti siyasetine yön veren insanların detaylıca düşünmesi gerekmektedir. Liyakat ve ehliyet ölçütlerine göre gelecek olan bir Urfalı adayın, aynı şartlara sahip Urfalı olmayan bir adaya tercih edilmesi elbette tercih nedenidir. Ama şu an ortadaki tablo bu anlamda karanlık olduğuna göre, gelecekteki makam, para, ihale, siyasi rant gibi kaygıları olan derin odaklar yatırımları, Urfalı olan kendi adayına yapmaktadır. Diğer yandan Urfa’ya gerçek anlamda hizmet etme ihtimali yüksek, ama ondan arzu ettiği rantı elde edemeyeceğini kesin kes bildiği Urfalı olmayan adayı da vicdansızca, insafsızca ve bir Müslümana yakışmayacak şekilde karalamaya devam etmektedir. Aslında şu an kimin kimi neden desteklediği herkesin malumudur. Maalesef şu an bazı odaklar ellerini ovuşturarak kendi çıkarları için toplumunun, şehrinin, ülkesinin çıkarlarını elinin tersiyle itmektedir. Fakat tarih en iyi aynadır ve kısa sürede herkesin nasıl bir yüze sahip olduğunu gösterecektir. Hiçbir platformda adını resmen açıklamayan sözde bir aday adayı üzerinden yapılan bu Urfalılık edebiyatı en çok Urfa’mıza zarar verecektir. Tayyip Erdoğan Rizeliydi, İstanbul Büyükşehir Başkanı olarak oraya altın devrini yaşattı, Kadir Topbaş Artvinli olmasına rağmen İstanbul’a harika hizmetler yapıyor, Melih Gökçek Halfetili olmasına rağmen başarılarından dolayı nerdeyse Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından emekli olacak, CHP’nin İzmir Belediye Başkanı Kocaoğlu (başarısı tartışılır) Tokatlıdır. Van’ın BDP’li Belediye başkanı Bekir Kaya Ağrılıdır. Elbette bu örnekler artırılabilir. Demek ki, bu tip işlerde orda doğmak geçerli bir neden değildir. Kısacası, Urfa’mızın bu kritik dönemecinde, şehrimize katkı yapacak kişilerin nereli, hangi ırka mensup olduğu, hangi takımı tuttuğundan ziyade, objektif bir bakışla liyakat ve ehliyetini sorgulamalıyız. Aksi takdirde Urfa’nın yanlış kurgulanması telafisi olmayan sıkıntılara yol açacaktır. Başbakanımız en kısa zamanda, kim olursa olsun, hepimizin destekleyeceği adayı açıkladığı zaman, birbirimizin yüzüne bakabileceğimiz bir kampanya süreci yaşamalıyız. Başka aday adaylarının olumsuzluğundan ziyade, kendi aday adayımızın olumlu yönleri üzerinde propaganda yaparsak hiç kimse yıpranmaz, üzülmez, mahcup olmaz. Allah hepimiz ve şehrimiz hakkında hayırlısını nasip etsin. Görüşmek üzere.    

Bu yazı 6651 defa okunmuştur .

Son Yazılar