GÜMRÜKHANI KİMİN MALI
Mustafa Türkeri

Mustafa Türkeri

GÜMRÜKHANI KİMİN MALI

19 Kasım 2013 - 16:40

Şanlıurfamızın sorunu biter mi? Bitmez elbette, hele benim gibi sorun çıkaranlar olduğu müddetçe. Şehrimiz 3 E felsefesiyle yönetilmeye başlandığından beri 1 T miz adam olmadı gitti. 3 E bildiğiniz üzere; Eğitim, Ekonomi, Ehlak. 1 T’ye gelince o da Turizm. Diğer T’yi saymıyorum bile çünkü tarım diye birşey kalmadı memlekette bilinçsiz sulama sayesinde.

 

Gelelim esas T’ye. Yani kanayan yaramız Turizme. “E yav kardeşim Mardin bi mahallemiz kadar bize niye bu kadar turist gelmiyor”. “Hele Antebe bak Antebe bi kapalı çarşıyla milyonlarca yerli yabancı turist çekiyor bizim sokaklarımız niye boş” diyerekten uzayıp giden sohbetlerimize konuk olan Urfa turizmi içler acısı halde.

 

Ben mevcut aday adayları gibi sizlere Urfa’nın Turizmi hakkında projeler sunacak değilim. (Daha o kadar gelişmedim) Ben daha küçük bir konuya değineceğim bu minvalde. O da başlıktan anlaşılacağı gibi Gümrükhanı.

 

Şimdi tarihicarsilar.org adlı siteden aldığım minik bir pasajı paylaşayım sizlerle ;

Kanuni Sultan Süleyman zamanında Behram Paşa tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Dabbakhane Camii’ndeki 1562 tarihli başka bir kitabede de adına rastlanılan Behram Paşa’nın1564 tarihinde Diyarbakır Beylerbeyi olan Halhallı Behram Paşa olduğu tahmin edilmektedir.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “Yetmiş Hanı” olarak geçen bu hanın dış cepheleri iki renkli kesme taşların almaşık sıralanması ile yapıldığı için “Alaca Han” adıyla da tanınmaktadır. Şanlıurfa’daki hanların en güzeli ve anıtsal olanıdır. Han’a, doğu cephede eyvan şeklindeki büyük kapıdan girilir. Mermer duvarlı giriş eyvanının her iki yanında üzerlerinde ayet yazılı mukarnaslı mihrap nişleri bulunur. Ayetlerin sağında ve solunda geometrik geçmeli süsleme şeridi uzanır. Bu şeritle birlikte, giriş eyvanının üzerinde yer alan mescidin doğu cephesindeki pencere alınlıklarında bulunan geometrik geçmeler Han’daki süslemenin tamamına oluşturmaktadır.

 

Bu güzelim yapının etrafında bulunan ne idüğü belirsiz yapıları bir tarafa koyup var olan durumunu kendi içinde değerlendirelim istiyorum. Hanın içinde tavuk döner satandan tutun da “kaçak” çay deposu olarak kullanan, “sade yağ” satandan tutunda terzi dükkanı olarak kullanan bir çok hemşehrimiz var ama sözüm onlara değil yanlış anlaşılmasın.

 

Bu hanın amacına ve aslına uygun hali de zaten orada esnaf tarafından kullanılmasıdır yüzyıllar önce bu amaçla tasarlanmıştır. Gel gör ki yüzyıllar geldi geçti hala orayı alelade bir pasaj gibi kullanmak (kullandırtmak) ne kadar doğru sizce?

 

Şehrimize 1.5 saat uzaklıkta olan ve burun kıvırarak baktığımız Diyarbakıra gidin Hasanpaşa hanına bir bakın (hiç bir şey bilmiyorsanız) kahvaltıcılar kafeteryalar, hediyelik eşya satanlar v.s. “Üsteçelik” akşamları da açık Aman Allahım olacak iş değil nasıl akıl etmişler diyerek kendimi paralıyorum.

 

Çünkü tarihi bir hanı böyle bir amaçla kullanmayı akıl etmek için üstünzekalı olmak lazım. Hatta ben eminim gidin hasanpaşa hanını restore eden ve turizme kazandıran abiyi bulun kesin dünyanın en akıllı adamlarından biridir. Yoksa kimin aklına gelir böyle bir hanı bu amaçla kullanmak.

 

Yani oraya gelen turist kahvaltısını yapsın orda saatlerce oturabilsin kahvesini yudumlarken kimse bağırıp çağırıp rahatsız etmesin, e üstüne kuş .ıçmasın. Ha bi de bu konu var ki hala dondurma şemsiyesinin altında oturuyor insanlar Gümrükhanı’nda. Collezium’da gladyatörleri seyreden barbarlar bile yüzyıllar önce oraya çadır germe sistemi düşünmüşler ama biz daha o kadar gelişemedik. Vay vay ki ne vay vay. Urfa Turizmi’ne bir de bu açıdan bakın ki Mardin’e Antep’e ve hata Diyarbakıra’a gelene kadar sabah olsun.

 

Neyse daha fazla uzatmadan başka bir konuyu da arz edip huzurlarınızdan ayrılıyorum “GÜMRÜKHANINDA MİLLET BİRBİRİNE 30-40 BİN LİRA HAVA PARASIYLA DÜKKAN DEVREDİYOR aramızda kalsın kimseye söylemeyin”. Bu han kimindir bilmiyorum ama galiba çok düşük kiralar aldığı için millet mal sahibini uyandırmadan dükkanları takla attırıyor. Siz anladınız onu. Kalın sağlıcakla.

Bu yazı 8064 defa okunmuştur .

Son Yazılar