Balıklıgöl\'de cinayet
Necmettin Sağlam

Necmettin Sağlam

Balıklıgöl\'de cinayet

09 Ağustos 2011 - 16:57

Dünyanın mukaddes şehirlerinin dördüncüsü olan ilimiz, rağbet açısından yeteri kadar ilgi görmese de gelecek yıllarda yerli ve de yabancı turistlerin ilgisini çekecek gibi görünüyor. Dünyanın her tarafında gururla peygamberler şehrinden olduğumuzu anlatırız. Hak ve batıl mücadelesinde önemli bir coğrafyada olan bu şehir, bize bıraktığı tarihi, kültürü, medeniyeti, sevgiyi, toplumsal barışı ile diğer şehirlerden çok daha farklı ve de çok daha zengin durur karşımızda.

Ancak son günlerde sıkça gerek yerel gerek ulusal medyada yer alan haberlere baktığımızda bu şehrin peygamberler şehrinden daha çok Nemrut’un şehrine dönüştüğü şeklinde bir imaj oluşmuştur. Tecavüz, intihar, kan davası, tefecilik ve son olarak madde bağımlılarının yaptığı cinayet. Nasıl bir madde bağımlılığı ki gencecik bir insanın boğazını koyun keser gibi vahşice, canice, insafsızca kesebilir?

Balıklıgöl ile cinayetin Balıklıgöl ile gaspın ya da Balıklıgöl ile her hangi bir olumsuz davranışın asla yan yana gelmemesi gerekir. Çünkü balıklıgöl demek ateşin suya, zalimin mazluma, haksızlığın hakka, şiddetin merhamete, küfrün nura yenildiği ve bütün dünyada sembol haline dönüşen mukaddes yerlerden birinin adıdır.

Esasında Balıklıgöl’ün önce ruhunu aldılar bizden sonra yavaş yavaş cismini. Sonra da geriye dönüş başladı. En başa! Nemrut’un hükümran olduğu en başa !

80’li yıllarda dergaha kur’an öğrenmeye gidiyorduk.Oralarda gayri meşru bir olay mı, görüntü mü yada şekil mi? Asla ! Kim cesaret edebilirdi ki. Yerli ya da yabancı turistlerin tamamı Hasan Paşa Camii’nin yanına geldiklerinde kendilerine çekidüzen verir üstlerini başlarını düzeltirlerdi. Aynzeliha’da Osmanlıcadan tutun fıkıh, kelam, kur’an öğretilirdi, o küçücük odalarda. Şimdi o odaların bir kısmını hediyelik eşyalar bir kısmını da güvenlik görevlileri işgal etmiş durumda.

Yani anlayacağımız önce dinini aldılar Balıklıgöl’ün sonra da namusunu, izzetini. Şimdi de emniyetini alıyorlar bizden. Uzaklaşın diyorlar, burasının sahibi bizleriz diyorlar. Ataları olan nemrutun intikamını almaya çalışıyorlar. Her şey aslından çıktı farklı bir hal aldı ülkemizde, yazıklar olsun bizi yönetenlere!

Hani ‘’Bir kurt bir kuzuya saldırsa adli ilahide onun hesabı Ömer’den sorulurdu’’ düsturuyla hareket ediyorlardı? Hani nerde ülkemin sorumluları ve onların taşraya atadıkları renkli adalet sahibi, kul hakkından imtina eden, yetimin hakkını asla başkasına kaptırmayan temsilcileri? Nerede can emniyeti nerde mal, namus, akıl, nesil emniyeti? Eğer sizler ellerinizdeki, devletin vermiş olduğu imkanlarla birkaç tane madde bağımlısına sahip çıkamıyorsanız, onları rehabilite edemiyorsanız, hala ne duruyorsunuz o makamlarda? Neden bir çare bulmuyorsunuz oralara? Sizler eğer bu ülkenin en kutsal mekanının güvenliğini sağlayamıyorsanız, her gün bir kişinin ya canı ya da malına zarar geliyorsa, bunun sorumlusu orada balıklara yem atanlar mı ya da pişmiş mısır satanlar mı? Kim? Oranın güvenliğinden kim sorumlu?
.

24 yaşındaki bir genç akşamın bir vaktinde peygamberler şehrinin orta yerinde bir kutsal mekanda boğazı kesiliyorsa eğer, o memlekete hiçbir kamu görevlisinin görevini yapmadığı anlamına gelmez mi ? Ve Allah o genç çocuğun hesabını o yörede yaşayan herkesten sormaz mı ? İster vali olsun ister emniyet müdürü ister belediye başkanı olsun ister müftü ya da o mahallenin muhtarı olsun hiçbir kişi kurum ya da yönetici onun sorumluluğundan kurtulamaz.


Bu şehirde kuraları kim koyar? Cezaları kim verir? İnfazları kim yapar? Hesapları kim sorar? Mahkemeler nerelerde kurulur? Olaylar nasıl kapanır? Bunları bilen var mı? Ya da tüm bunlardan habersiz olan var mı?

Nerede stk’lar ? Nerede toplumun kanaat önderleri? Yoksa bizim kanaat önderlerimiz mafya, tüccarlarımız tefeciler, malımızı koruyacaklar hırsızlar mı? Biz, canımızı madde bağımlılarına mı emanet ettik?

Ben artık balıklıgöle gitmiyorum. Can güvenliğimden emin değilim çünkü. Madde bağımlısı bir genç ile karşılaştığımda beni ondan kim koruyacak? Ya da onun kafasına sıkmaktan başka çarem olacak mı?

Sözlerimde tahrik aramayın, sadece tedbirli olun demek istiyorum.

Bu yazı 25363 defa okunmuştur .

Son Yazılar