Bu kadına haddini bildirin!
Necmettin Sağlam

Necmettin Sağlam

Bu kadına haddini bildirin!

30 Haziran 2011 - 16:30


Sarayın birinde bahçıvan olarak çalışan adamın biri varmış. Bakımını üstlendiği bahçede padişahın çok sevdiği önemsediği sürekli kokladığı gülü için tembihte bulunurmuş bahçıvana. Aman ha dikkat et bu güle! Kimse koparmasın! Bahçıvanda tabii ki efendi hazretleri! Çok dikkat ediyorum sizin gülünüze! Dermiş. Gel zaman git zaman bir gün bahçıvan ne görsün bülbülün biri konmuş güle ha bire gagasını vuruyor gülün yapraklarına! Adam çaresiz koşa koşa varır huzura, efendim der; Titrek bir sesle, gülünüzü koruyamadım, bülbülün biri haşat etti gülünüzü! Padişah gülmüş ona; Merak etme sen demiş, kalmaz o bülbüle!




Bir zaman sonra adam ne görsün bülbül yılanın azgında çaresizce kıvranıyor! Adam manzarayı hemen padişaha bildirmek için huzura varmış; Haşmetlim dediğiniz çıktı, bülbülü yılan yedi! Gülünüze tam konmak üzere iken yılan onu yakalayıp yuttu! Padişah yine gülümsemiş ona; Merak etme sen, yılana da kalmaz!




Adam geri dönmüş, bir müddet sonra bahçede çapa yaparken kazmayı istemeyerek te olsa indirmiş yılanın kafasına ve yılanın kafası kopmuş! Bahçıvan şaşkınlık içerisinde padişaha koşmuş efendim demiş yine dediğiniz çıktı, ben çapa yaparken yılanın kafasını kopardım ve yılan öldü demiş, padişah yine gülümseyerek bahçıvana dönerek sana da kalmaz demiş!




Adam bu defa korkarak geri dönmüş bahçeye ama bu seferki padişahın gülümseyişi onu çok tedirgin etmişti.





Epey bir zaman sonra bahçıvan düşünceli bir şekilde çalışırken, haremdekilerin bahçeye geldiklerini görmeyerek çalışmasına devam ediyormuş. Tam o esnada haremdekilerin bahçeye intikallerinde bahçenin acil bir şekilde boşaltılıp terk edilmesi hükmü varmış. Borazan öter bahçedekiler dışarı çıkar ama adam dalgın olduğu için içerde kalır. Birde ne görsün padişahın haremi içerde kendiside içerde çaresizce bir ağaca tırmanarak görülmemesi için daların arasında saklanmaya çalışmış. Bahçede dolaşan kadınlardan biri ne görsün adamın biri ağacın tepesinde onları gözetliyor. Kadın yanındakilere haber vererek, imdat diye bağırmaya başlamışlar hep birlikte.




Çaresiz bir şekilde indirmişler adamı ağaçtan.Götürmüşler bahçıvanı huzura yasa açık ve net, kim ki padişahın haremini gözetlerse başı vurulur.Yapacak bir şey yoktur çağırırlar cellâdı, tez kafası vurulsun diye. Adam çaresizdir yapacak bir şey yoktur, her şey apaçık ortadır. Padişah var mı son bir isteğin diye sorunca ,bahçıvan var efendim,eğilin kulağınıza bir şey diyeyim,padişah eğilir ve o geçmişte padişahın kullandığı müthiş cümleler dökülür adamın ağzından;Padişahım sana da kalmaz!




Ben hikâyenin devamını bilmiyorum, ama anlatmak istediğim şey hikâye ile paralellik arz eden geçmişteki bir olay;




Yıl 1999 Merve Kavakçı fazilet partisinden milletvekili seçilmiş diğer milletvekili gibi mecliste yemin törenine gelmişti, Nazlı Ilıcak ile birlikte, ama onun bir farkı vardı diğer vekillerden. O bir başörtülü vekildi! Mecliste masalara eller vuruluyor dışarı dışarı diye bağırıyorlardı o günkü CHP zihniyeti!




Gazetelerden okudum o günkü 200 milletvekilinden sadece iki tanesi bugün mecliste ve o günkü zihniyetin mensupları olarak ancak 135 milletvekili çıkara bildiler. (Devlete meydan okuyan)o günkü onların ifadesi ile Merve Kavakçının zihniyetine mensup olanlar ya da devamı niteliğinde olanlar 326 milletvekili çıkardı. O gün yemin içmeye müsaade etmeyen ler bu gün yemin içmediler! İçemediler! Ve geçici meclis başkanı olan zat Oktay ekşi! O gün için gazetesinde neler yazmıştı!





O gün bu kadına haddini bildirin diyenler! Bu gün nerdeler! Boşuna mı dedi bahçıvan garibi, padişahım sana da kalmaz!




Evet, hiç kimseye kalmaz! Yeterki biz sabırlı olalım İlahi adalet bir şekilde tecelli ediyor.

Bu yazı 14349 defa okunmuştur .

Son Yazılar