Bürokrasi\'deki değişim ve oligarşi
Necmettin Sağlam

Necmettin Sağlam

Bürokrasi\'deki değişim ve oligarşi

28 Eylül 2011 - 15:50

        12 Haziran seçimlerinin üzerinden yaklaşık 3 ay geçti. Seçim döneminde en çok konuşulan konuların başında Sayın Faruk Çelik’in ilimizden aday gösterilmesiydi. Bu konu da en çok eleştiri başka bir ilin milletvekili adayının ilimizden aday gösterilmesiydi. Buna karşın feodaliteden canı yanmış İllallah etmiş ekseri çoğunluk bunun hayırlı olacağı kanaatini taşıyordu. Nitekim bende sayın bakanın ilimiz için son bir şans olduğu kanaatini taşıyanlardandım.

Ve ben halen aynı düşünceyi taşımaktayım. Bunun sebebi ise Sayın Faruk Çelik’in bakan olmasından beri başlayan bürokrasideki değişim ve de ilimizde yapılacak olan yatırımlar ile devam edecek dönüşüm.

Öyle inanıyorum ki artık ne bürokratlar ne de siyasetçiler ilimizde kendi gelecekleri için bir takım gereksiz reklâm kokan projelerden vazgeçecek, gerçek alt yapıya yönelik ilimizin kalkınmasında ciddi yer teşkil edecek projelere bundan sonra ağırlık vermek zorunda kalacaklarıdır. Sayın bakanımızda çok iyi biliyor ki bu projelerin gerçekleşebilmesi için şu andaki mevcut koltuklarına yapışmış, o koltuklar için yapamayacakları tavizler kalmamış kişililerle bunun başarılmasının imkânsız olduğunu görmüştür.

Ben ilimizin Valisinin değiştiği andan itibaren bu umudumu daha da güçlendirmiş bulunmaktayım; Çünkü değişimin hedefini büyütmeden yani zor olan yerden başlamadan yapma imkânınız mümkün değildir. Önce gerçekten böyle bir iradeye sahip olup olmadığınızı halka inandırmanız gerekir. Ve bunu sayın bakan başardı. Yani sayın bakanımızın güçlü bir siyasi iradesinin olduğu açık bir şekilde ortaya çıktı. Şimdi sıra değişime direnen diğer bürokratlarda. Tedaş müdürü gitti, Sağlık müdürü gitti gidecek, Emniyet müdürünün eli kulağında. Sırada kim var? Milli eğitim müdürünün bir daha asla müdür olamayacağı bir yere gönderilmeli. Sağlık müdürünün de. Ve daha niceleri... Nüfus ve vatandaşlık müdürü, Tapu müdürü bunlardan bir kaçı. Kendi kurumlarında başarılı olamayan halka hizmet noktasında ciddi problemler yaşayan kurumların başındakilerin bir an önce gönderilmesi gerekir.

.

Denetim yani oto kontrol mekanizmasının sağlamlaştırılması gerekir. Örneğin kamu kurumlarından sorumlu Vali yardımcılarının kaçının günde, haftada ya da ayda ilgili kurumları haber vermeksizin denetlediği aşikârdır. Bırakın vali yardımcılarını kurum müdürleri dahi oturdukları koltuklardan zahmet edip acaba ‘memurum şu anda ne yapar’ ya da ‘vatandaşın ne tür bir sıkıntısı var’ kaygısı içinde değildir.

Bütün bunları söylerken sadece bürokratlardan bahsetmek insaflı bir değerlendirme olamayacağının da bilincindeyim. Yani en başta siyasilerinde bu tür oto kontrollere tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum. Anlayacağımız her kesin bir karnesi olmalı. Vatandaş tarafından değerlendirilmesi yapılmış hakça ve vicdanen sorgulanmış karnelerimiz olmalı. Kim ki bu değişime dönüşüme direniyorsa oradan yani işgal etiği makamlardan uzaklaştırılması gerektiği kanaatindeyim.

Mesela il genel meclisinin bir karnesi çıkartılmalı meclis üyeleri ne kadar çalışmalara katılmış hangi konularda önerge vermiş. Kaç tane köyün yolunu, suyunu yapmak için mücadele vermiş ve bu mücadelesinde başarılı olup oraları yolsuzluktan, susuzluktan kurtarmaya vesile olmuştur. Ya da meclisin daha işlevselleştirilmesi için hangi projeleri sunmuş.

Yani her siyasetçinin her oda Başkanının her kurum amirinin kendisini birazcıkta olsa şöyle bir silkelemesi lazım. Başında bulundukları partinin odanın kurumun daha da nasıl faydalı hale getirilmesi konusunda fikir ve de projelere sahip olması lazım diye düşünüyorum. Aynı şekilde belediye Başkanlarının da belediye meclis üyelerinin de bu şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin kent konseyinin daha aktif vede ağırlığının olduğu bir konumda oradaki herkes tarafından ‘yılın yerel siyasetçisi’, adı altında belediye Başkanlarına, belediye meclis üyelerine, il genel meclis üyelerine, parti Başkanlarına, merkez ilçe başkanlarına, yıl içerisinde yaptıkları işlerle ilgili bir değerlendirme yapıldıktan sonra ödüllendirilip ya da kınana bilinmelidir. Aynı şekilde ilimizde görev yapan bürokratlara da ödül ya da kınama şeklinde bir değerlendirilmenin yapılabilinmesi gerekmektedir.

Son olarak sayın Bakanımızdan istirhamımız bu değişim sürecinde yapılan atamalarda önceliğin muhakkak yerelde görev yapan ehliyet, liyakat sahibi bürokratlara verilmesi lazım geldiği kanaatindeyim. Zaten yılardır feodaliteye boyun eğmediği için hakkı olmasına rağmen terfi ettirilmemiş yüzlerce bürokratımız bulunmaktadır.

Ya siz bunları feodaliteye mecbur bıraktırıp onların eliyle bir takım görevlere gelmesine seyirci kalacaksınız ya da onlara mecbur bırakılmadan kendi hakları ile başarılı bir şekilde olması gereken makamlara atayacaksınız. Bu tamamen sizin inisiyatifinizdedir. Temennimiz ikinci şekilde olması yönündedir. Hem ehil hem liyakat sahibi hem de başarılı, kimsenin adamı olmayan adam gibi adam bürokratlar.

Bu yazı 7097 defa okunmuştur .

Son Yazılar