Haydi Çocuklar Bara!
Necmettin Sağlam

Necmettin Sağlam

Haydi Çocuklar Bara!

03 Mayıs 2012 - 14:38

                    Milli Eğitim Bakanlığı’nın vermeye başladığı ‘Sağlıklı nesil için, süt için’  programının akabinde süt içen çocuklarımızdan bazılarının benim küçük kızım dâhil olmak üzere, karın ağrısı şikâyeti ile doktorlara gitmesi üzerine koparılan yaygara beni hayli düşündürdü. Milyonlarca öğrenciden bir kaçının zehirlenmiş olması elbette ki önemlidir. Dikkatli olunması gerekir. Velev ki bir tane dahi çocuk içtiği sütten maazallah başına bir şey gelse affedilir bir durum değildir, sorgulanması gerekir.  
                   Ancak beni esas düşündüren şey her gün binlerce çocuğumuzu zehirleyen internet kafeler, barlar, türkü evlerinin yaş sınırı gözetmeksizin denetimsiz bir şekilde ortada durmalarıdır. Geçen yıl bu konuda il genel meclisine kafelerin denetimleri ile ilgili önerge vermiştim. Ancak konunun tam olarak muhatabının kim olduğunu yapılan araştırmada da öğrenemedik. Ve hala ben şahsen bu işin birinci derecede muhatabı hangi kurumdur bilmiyorum. Bilen varsa lütfen bu konuda aydınlatsın bizi.

                   Acaba bu bahsettiğim konu birkaç tane çocuğun sütten zehirlenmesinden daha da önemsiz bir konu mudur? ki bizim gündemimizde yer almıyor. Midesi zehirlenen bir çocuğa yapılacak tıbbi bir müdahalenin ardından o mideyidi temizleyip eski haline getirebilirsiniz. Peki beyni zehirlenen bir çocuğu siz hangi tıbbi müdahalenin ardından eskisi haline getirebilirsiniz. Zihni zehirlenen bir çocuğun ailesine vereceği zararı bir tarafa bırakın, topluma ne tür zararlar vereceğinin kimse hesabını yapabilir mi? Niye okulda olması gereken çocuklar kafelerde, barlarda, türkü evlerinde gündüz vakti dolup taşıyor. Bunun denetimi niye yapılmıyor?



 



                   Sayın Emniyet Müdürüm şehir merkezindeki kafelere gidin bir bakın öğrenci kıyafeti ile dolup taşan mekânlardan hiç haberiniz yok mu?  Polisin gidip bakması için illaki bir olayın olması mı lazım? Allah razı olsun Balıklı göl’ün etrafı temizleniyor yavaş yavaş, ancak polislerin kalenin etrafına uğradıkları yok. Halen kale çevresi ve hendek balicilerle dolu. Gecenin ilerleyen saatlerinde oralar dolup taşıyor. Bir gelin konvoyuyla beraber şehir merkezinde ilerleyin bakın sokaklardan baliciler nasılda atlıyorlar önünüze. Ahmet Bahçıvan iş merkezine gidin kulenin içi balicilerle dolu. Bu konuda hassas olduğunuzu da biliyorum, en azından ayda bir denetim yapsanız, çocuklarımızı bu çetelerin elinden alıp topluma kazandırsanız güzel olmaz mı?



 



               Sayın Belediye Başkanım bu kafelerin, barların ruhsatlarını hangi kriterlere göre veriyorsunuz. Bu tür yerlerin çoğunun ruhsatı da yok, kaçak işletmeler. Peki urfa’da ruhsatı olmayan bir tane fırın var mı? Fırınların ruhsatı kadar bu tür işletmelerin ruhsatlarında da aynı hassasiyeti gösterseniz güzel olmaz mı?  Zabıtalarınız, Müdürleri ile birlikte ayda bir denetim yapsa, güzel olmaz mı? Oradaki çocukların vebalinde sizinde sorumluluğunuz yok mu?



              Sayın Milli Eğitim Müdürüm niye bu çocuklarımızı öğretmenler ders çıkarmak için internet kafelere gönderiyorlar? Allah aşkına bütün okular da bilgisayar sınıfları var niye haftanın belli bir gününü öğrencilerimizin kullanımına açarak onları kafelerden uzak tutmaya çalışmıyoruz? Bunda sizin sorumluluğunuz yok mu? İmkânınız mı yok? Ya da sorumluluktan mı kaçıyor bizim sevgili okul idarecilerimiz?



 



        Sayın valim siz bu konuya el atın, yoksa yarın çok geç olabilir.

Yazık oluyor peygamberler şehrimize.

Bu yazı 8669 defa okunmuştur .

Son Yazılar