Kula Yetimhanesi (1. Bölüm)
Necmettin Sağlam

Necmettin Sağlam

Kula Yetimhanesi (1. Bölüm)

30 Kasım 2012 - 13:56

Gecenin yarısında Kosova’ya girdiğimizde ilk durağımız olan Prizren şehrine gidiyoruz. Burada bizi İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) Kosova partnerlerinden biri olan ‘İyilik Başağı Yardım Kuruluşu’ndan Hacı Bayram abe karşılıyor bizi. Selamlaştıktan sonra bizleri doğruca geceyi konaklayacağımız yetimhaneye götürüyor. Burası müthiş bir yer, Prizren şehrinden yaklaşık 30 km uzaklıkta, 1600 rakımda, ormanlık alanın içinde kurulan bir yetimhane. Arsa alımından tutun binanın yapılışına kadar her kademesinde İHH’nın maddi katkısı ile yapılmış. Yetimhanenin bir özelliğide; yetimlerin kalmadığı dönemlerde, okul ve dershane eğitimi sıralarında halka konaklama yeri olarakta hizmet veriyor olmasıdır. Yetimhane aynı zamanda kayak merkezi ile sıfır konumunda. Akşam yemeğimiz geliyor, Makedonya grubu ile birlikte yemeğimizi yiyoruz. Yemekten sonra Hacı Bayram abe dağdan topladıklarıyla yaptığı özel bir karışım olan şerbeti ikram ediyor bize. Adını soruyorum Kosova’daki adı Boronisa’ymış.


 


                         Uyumak için odalarımıza geçiyoruz. Ranzalı 6 kişinin kalabileceği koğuş şeklinde, odalar. Kosova ile Türkiye arasında bir saat fark var, Sabah namazı vakti için uyanıyoruz, hava buz gibi. Namazımızı eda etikten sonra bir müddet dinleniyoruz, ardından kahvaltıya geçiyoruz.


 


                           Rehberimiz dışarıdan sesleniyor bizlere; ‘Araba hazır, gitmemiz lazım.’ Grup toparlanıyor ve çıkıyoruz. İlk durağımız şehir merkezinde bulunan Murat Paşa Camii. Şehir merkezini dolaşıyoruz, ardından Makedonya grubu ile birlikte Priştine şehrine yol alıyoruz. Yolculuk yaklaşık iki saat sürüyor..


                     


                         Priştine’ye vardığımızda öğle namazı için ezan okunuyor, birlikte namaza geçiyoruz. Priştine de bulunan Türk lokantasında öğle yemeğimizi yiyoruz. Sonra Arnavutluk ekibi geliyor, onlarla birlikte Murat Hüdavendigar’ın türbesine geçiyoruz. Tika tarafından restore edilen camii ve istirahathane, Kosova’daki Osmanlı eserinin en güzel örneklerinden biri. Esasında her ne kadar buraya Murat Hüdavendigar türbesi denilse de sadece Murat paşanın öldüğü yerde organlarının defnedildiği kabir. Konuyu anlatırken oradaki görevli şunları aktarıyordu; ‘Bir sırp tarafından bıçaklanan Murat Paşa burada ölür, ancak ceset çürüyüp kokmasın diye organları çıkarılır ve olduğu yere defnedilir. Daha sonra Murat Paşa‘nın cesedi Bursa ya götürülür. Esas türbe Bursa da inşa edilir’. Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi çocuklar burada da, gelen turistleri rahat bırakmıyorlar. Bu konuda görevli arkadaş özellikle uyarıyor. Oradan ayrılıp Prizren’e doğru geri dönerken Makedonya ekibi bizden ayrılıp, Arnavutluk ekibi katılıyor bu defa bizlere. Diğer grupla Prizren’e geri dönüyoruz. Bu arada bizim kurban programımız da değişiyor. Kosova ve Arnavutluk Cuma gününün kurban bayramı olarak ilan ederken, Makedonya Perşembe gününü bayram olarak duyuruyor.


 


                        Akşam Prizren’e ulaştığımızda yolumuz yine şehir merkezinden Kula’daki yetimhaneye doğru ayrılıyor. Ertesi gün sabah erken kalkıp Prizren’deki partner kuruluşa geçiyoruz. İyilik Başağı’nın burada birde kreşi var. Okul öncesi çocuklara eğitim veriyorlar burada. Küçük çocuklar ezberledikleri duaları yüksek sesle okuyorlar bize, çok duygulanıyorum, gerçekten çok etkileyici. Yeni İslam’a girmiş gibi bakıyorum o çocuklara. Dua ediyorum; ‘Yarabbi sen bizleri de onları da hepimizi İslam dini üzere sabit kıl, âmin’. İHH’nın sadece bir yardım kuruluşu olmadığını buradaki kreşte çok daha iyi anlamış oldum. Çıkıp şehir merkezinde dolaşıyoruz. Prizren’in ortasından bir nehir geçiyor, etrafında bir sürü kafeterya ve hemen hemen herkes kahve içiyor, çay buralarda pek nadir içiliyor. Türkiyeli komutanlarla selamlaşıyoruz. Onlar bizi soruyorlar geliş sebebimizi anlatıyoruz. Onlarda Prizren’de NATO’ya bağlı  güç olarak Almanlar ile birlikte Prizren’de olduklarını anlatıyor. Halk seviyor Türkiyeli askerleri daha doğrusu onlara güveniyor. Kosova barış gücüne bağlı olan birlik Kosova’nın kendi ordusunu kurana dek bölgede görev yapacağı söyleniyor.


 


                        Ertesi gün Arnavutluk ekibi görev yerine doğru yol alırken bizde Kosova ekibi olarak sorumluluğunu aldığımız kurban programı için İyilik Başağı’nın başkanı ile beraber hayvan pazarına geçiyoruz. Prizren için vekaletimiz 14 büyük baş kurban olarak önceden belirlenmiş. Burada büyük baş kurbanlıklar çok ucuz olmasına rağmen pazarlıklarımız çok sürüyor. Habire cambaz değiştiriyoruz. En sonunda istediğimiz fiyatlara 14 büyük baş kurbanı alıp sahibine parayı ödüyor ekip başkanımız. Büyük başlar mezbahadaki ağıla götürülüyor. Bizde şehir merkezine geri dönüp Priştine’ye doğru yol alıyoruz. Priştine’de bizi bekleyen AKEA’nın Yönetim Kurulu Üyesi ile birlikte bu defa Priştine için keseceğimiz 14 büyük başı almaya gidiyoruz, orası kısa sürüyor paralarını ekip başkanımız ödedikten sonra üzerimizden  büyük bir yük kalkıyor. Görevimizi yapmanın rahatlığı ile Prizren’e geri dönüyoruz. Artık kurbanlıklarımız hazır…


                        


                    Boş bir günümüz var onu da dolu dolu geçirmek istiyoruz. Hacı Bayram abe bize bir araba kiralıyor. Makedonya’ya program yapıyoruz. Yaklaşık iki saatlik yolumuz var. Yola koyuluyoruz, yetimhaneden direk Üsküp’e doğru yol alıyoruz. Yolumuz Priştine ile Prizren arasından geçiyor. Sınıra ulaştığımızda arabamızı parka çekiyoruz. Yürüyerek Kosova sınırından Makedonya’ya geçiyoruz. Vize sorunu yok ancak pasaportlarımız girişte ve çıkışta mühürleniyor. Makedonya tarafında bizleri almak için Ensar Vakfı tarafından gönderilen araç bekliyor, arabaya binip Üsküp’e doğru yol alıyoruz…


 


 


 


                                                                               Devamı Haftaya…


 

Bu yazı 10164 defa okunmuştur .

Son Yazılar