Ramazan-ı Kerim
Nur Sumeyra

Nur Sumeyra

Ramazan-ı Kerim

27 Temmuz 2013 - 03:34

Ne güzel bir ifade dedim haberi okuduğumda. Dahası her şeyi özetleyen bir ifade olmasına hayran kaldım.

      ABD Başkanı Barack Obama’nın ifadesi bu. Beyaz Saray’da Ramazan dolayısıyla verdiği iftarda bu ifadeyi kullanmış Başkan Obama. Konuşmasını Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle süsleyerek, özellikle Zilzal Suresinin üzerinde durmuş ve şöyle demiş: “Kuran bize kim zerre miktar ağırlığında iyilik yaparsa onun karşılığını görür diyor.”   

       “Ramazan-ı Kerim” ne kadar doğru ve yerinde bir ifade değil mi? Bir o kadar da anlamlı.

         Zira Kur’an-ı Kerim Ramazan ayında nazil olmaya başlıyor. Bakara Suresi 185. Ayeti Kerime’de şöyle buyruluyor: "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an’ın indirildiği aydır.''

       Demek ki Ramazan-ı Şerif’i diğer kameri aylardan üstün kılan sebeplerin başında Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bu kutlu ayda indirilmeye başlaması geliyor.

      İşte Başkan Obama’nın buna yönelik vurgusu ve atıfta bulunması bana göre gerçekten çok anlamlıydı.

      Bu vurguyu ve atfı biz Müslümanların da şuurla yapması gerekiyor.

       Misafir artık Ramazan. Geriye doğru sayım başladı ve son on günün içerisine girmek üzereyiz. Denildiği gibi seneye kim öle kim kala. Ya da bu mübarek oruç mevsimini, bu kutlu ayı bu seneki gibi değerlendirmek nasip olacak mı bize?

      Öyle ya! Başımıza ne geleceğinden emin değiliz. Ki bir sene diğer bir senede ayniyle tekrar etmiyor. Hal böyle olunca gün bu gündür demek düşüyor bize de.

      Yeterince değerlendiremediğini düşünenler açısından (başta kendi nefsim) geç kalınmış mıdır? Hayır.

         Yüce Peygamberimiz (s.a.s) Ramazan’la ilgili olarak; "Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluştur” buyuruyor.

        Yine Peygamberimizin (s.a.s) “Kadir Gecesini son on  günün içinde, tek rakamların içinde arayınız” buyurması gibi.

        Bu iki hadisi şerif bana göre birbirini tamamlar niteliktedir. Şöyle ki Ayet-i Kerimeyle de sabit olduğu üzere; "Şüphesiz ki Biz Kuran'ı Kadir Gecesinde indirdik. (Ey Resulüm!) Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler de inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir." (Kadir Suresi)

       Ne mutlu o geceyi ânında yakalayanlara ve ne mutlu layıkıyla değerlendirebilenlere. Demek ki son on gün bu açıdan da çok önemli ve bunun için bir kurtuluş vesilesi.

      Neyle arınırız diye de bir soru gelebilir insanın aklına. Veya kimlere nasip olur bu geceyi anında yakalamak ve değerlendirmek. Veyahut da en doğru ifadeyle Yüce Allah kimlere nasip eder bu geceyi idrak edebilmeyi?

       Son on güne yayılmasının ve Peygamber Efendimizin net bir bilgi vermemesinde de derin anlamlar, incelikli mesajlar ve çok hassas püf noktaları vardır kuşkusuz.

       Yüce Allah buyuruyorsa bu gecenin kurtuluşa vesile olduğunu, elbette salih kullarına nasip edecektir, o geceyi yaşamayı.

        Sair günleri boşa geçirmiş, o günü de kurtuluşa ayırmış uyanıklara değil elbette.

        Kimdir onlar?

         Yine Obama’nın bilinçle veya bilinçsiz üzerinde durduğu bir kavramdan yola çıkacağım ben müsaadenizle.

       “İyilik yapanlar.”

        Çünkü ibadetler kendimize. Bu anlamda “iyiliksiz” ibadetler, yani sabahlara kadar namaz kılıp, akşama kadar oruç tutmak bir anlamda kendimize yatırım ve belki o da kurtuluş için bir reçete ama takva ve Allah katında makam noktasında biraz eksik bırakabilir bizi.

       Ramazan-ı Şerif’te zekatın, fitrenin ve infağın birlenmesi de bu anlamda manalarla doludur ve bize verilmiş ipuçlarıdır.

        Fırsatlar sundu ve sunmaya devam ediyor bu anlamda bize Ramazan. “Zerre miktar iyilik yapanların karşılığını göreceğini” Kur’an-ı Kerim’de an be an bize yankılandırarak.

       İbadetler kadar yer alır “iyilik” ve “iyi insan” ifadeleri Kur’an-ı Kerim’de.

        Müslümanın Allah’ın hoşuna giden melekelerle ve elbette ki ibadetleriyle bir bütünlük arz edeceğini, bu şekilde takva boyutuna ereceğini sık sık zikrederek.

        Kısaca, inceliklerle ve çok ince mesajlarla dolu yüce dinimiz İslam, samimiyetle ilerlersek yolumuzda, hikmetleri de açacaktır zihnimize ve kalbimize ve Yüce Allah’ta nasip edecektir, niyeti tertemiz kullarına bu ve benzeri geceleri yakalamayı ve layıkıyla değerlendirmeyi.

          Çokça tefekkür etmemiz, akledip, düşünmemiz ve samimiyeti muhafaza etmemiz  koşuluyla…

         Ramazan-ı Kerim, son on günüyle misafirimizken, Allah bizi “iyilik” eden, iyiliğe eren, manayı idrak eden kullarından olmayı nasip etsin. Ki henüz geç kalmış sayılmayız.

       Yeryüzünde “iyilik” için bekleyen öyle çok mazlum, mağdur ve garip var ki…

       Hem şu püf noktasını da iyi kavramak gerekiyor. İyilik ederken biz onlara mı iyilik ediyoruz, kendimize mi yoksa?

       Buyurunuz tefekkür:

       “Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükafatını yitirmez.” ( Hûd Suresi/ 115) 

Bu yazı 4288 defa okunmuştur .

Son Yazılar