Çağdaş Fener
Sümeyye Gergerlioğlu

Sümeyye Gergerlioğlu

Çağdaş Fener

05 Mayıs 2009 - 18:12

İzliyorum...
Yurdun dört bir yanında, Ergenekon davası kapsamında
12.dalga diye tabir edilen, ÇYDD tüm şubelerinin
eş zamanlı aranması ve bazı eski rektörlerin gözaltına
alınması gerçekleşti geçtiğimiz günlerde…

Bazı yazar, çizer, sanatçı, haberci tayfasında olayları algıma biçiminin
bu kadar yanlı oluşuna hala şaşırarak bakıyorum...
Bu çifte standart yaklaşımlardan insan biraz utanır diye bekliyorum...





Biliyorsunuz Ergenekon soruşturması çerçevesinde operasyonlar düzenleniyor,hemen söyleyeyim, hala \'\' Ergenekon diye bir şey yoktur,
hükümetin muhalifleri içeri alabilmek için uydurduğu bir şeydir\'\' diyengillere
diyecek lafım yok, -Yeraltından çıkan onca silah,
darbe günlükleri, onca karanlık ilişki ne peki ?
derim ama bir yararı olmaz sanırım..





12 dalga da ifadesine başvurulanların içinde en flaş isim;
Türkan Saylan, emeklilik yaşı gelmiş, geçmiş,kanser gibi bir hastalıkla
uğraşırken dahi çalışmalarına ara vermemiş,’mücadele azmi’ örnek bir insan...




Herkesin siyasi bir düşüncesi bir ideolojisi olabilir
ama tüm toplumu kucaklaması, evrensel değerler üzerinden vurgu
yapması gerekenlerin başında sanatçılar, eğitimciler gelmeli diye düşünüyorum..



Lakin;Türkan Saylan ve ÇYDD’nin eğitimde fırsat eşitliğini savunduklarını söylerken burs talep eden öğrencilerin başvuru formları üzerine;\'Annesinin başı kapalı,Fethullah Gülen sempatizanı,başı kapalı\'  diye notlar düşüp bu gerekçelerle bursları reddetmesi,dertlerinin eğitimde fırsat eşitliğinı sağlamak olmadığını açıkça göstermekte…

Biliyorsunuz, soruşturulanlar arasında ÇYDD yetkilileri de var,Veli Küçük\'e,
\'\' emrinizdeyim paşam\'\' diyen rektörler de...



Medyamızın önemli bir bölümü isyanda...
Nasıl olabilirmiş,bu insanlar hiç hata yaparmıymış,
ifadelerinin alınması bile onlara toz kondurur,
töhmet altında bırakırmış...
Vay vay vay...




Hukuksal sürece biraz saygı göstermek bu kadar mı zor?
Bakalım ben doğru anlamışmıyım...
Şu izlemekte olduğumuz hukuk anlayışında;
eğer başörtüsüne karşı olan bir rektörsek veya ÇYDD\'ne üyeysek,
bu bizi dokunulmaz yapar,kutsanırız,hakkımızda bir araştırma yapılamaz,
eğer birileri, kanun önünde eşit olduğumuzu filan söylemeye kalkarsa
bir medya ordusu marifetiyle suçlu durumuna düşürülür..



Sadece soruşturma safhasında başka bir sivil yardım kuruluşunun
nasıl linç edildiğini biliyoruz.
Deniz Feneri e.v, yani aynı derneğin hesabı kitabı ayrı Almanya iştirakinde
ortaya çıkan yolsuzluk davasını hatırlayın, olay nasıl çığırından çıkmıştı...




(Şimdi dosya Türkiye de. Araştırılsın, ak kara belli olsun, yardım için toplanan paralar ihtiyaç sahiplerine mi,başka bir yere mi gitmiş, bizde öğrenelim…
Zaten yardım dernekleri öyle  işlemeli ki, internetten vatandaş
dahi toplananı, dağıtılanı bilebilmeli...
İnşallah bu olaylar ders olurda bu tür derneklerde
gerekli şeffaflık yasal zorunluluk olur…)




Deniz feneri e.v.deki bir adamın yediği haltı bireysel bir suç olmaktan çıkarıp,
Türkiye’deki Deniz Fenerini, binlerce insana ekmek,iş,çatı olan bir sivil yardım kuruluşunu bitirme noktasına getirmişti. Deniz Fenerine cüzamlı muamelesi yapıldı.Türkiyede yargılama henüz başlamamıştı ama dernek; topyekun yardımları hiç etme kuruluşu,
çalışanlarının tamamı sahtekar gibi gösterildi...





Şimdi bu gözaltıların ÇYDD\'den, burs alan çocuklar için bir
 yıkım olduğundan dem vurup, bu gözaltının
kişilere değil okumaya çalışan küçüklere gözaltı,tutuklama
olduğunu söylüyorlar ya,Türkiye Deniz Fenerinden ilaç,
iaşe alan yüzlerce insanın vebali üzerinize olsun..





\'Bu soruşturmalardan yardım alanlar etkilenmesin’ hassasiyetiniz,
başkalarına gelince nasıl bu kadar körelebiliyor?





Artık insanlar hukuksal süreçlerde; ‘sendendir, dolayısıyla direkt suçlu’
ya da ‘bendendir dolayısıyla  direkt masum,  iftira atılıyor’
hükümlerini çok kolay verir oldu…
Ne kadar tehlikeli ve yoz bir hukuk anlayışıdır bu, farkında mısınız?

Medayada ,bu soruşturmanın ‘okumaya çalışan
zavallı kız çocuklarına,eğitime aydınlığa,çağdaşlığa açıldığı’  işlendi.
Söylendiğine göre dernek burs patlaması yaşıyormuş…
Allah artırsın,yeter ki bir çocuk daha okusun...




Deniz fenerinden yardım alan yetimler mi?
Kimin umurunda ki?
Nasıl olsa bir gün 3.sayfa haberlerinde karşımıza
çıkacaklar ve biz diğer sayfaya geçene kadar üzülürüz belki onlar için, yetmez mi?



Yazıya zorunlu ek:Nasıl oldu bilmiyorum ama Deniz Fenerini savunduğum zannedildi..Hayır efendim savunmuyorum,Deniz Feneri kendini mahkemede savunsun..


Hesapları üzerindeki incelemeyi,mahkeme sonucunu dört gözle bekliyorum.


Ama kendi gözlerimle gördüm 3 yetim çocuğun bu derneğin yardımlarıyla hayata tutunmaya çalıştığını..Bırakın da biraz üzüleyim,çocuklara şimdi ne olacağını düşüneyim,inşallah Türkiye soruşturmasında birşey çıkmaz diye ümit edeyim...


Sadece hukuku sürece biraz saygı,linç anlayışından uzak,olaylara objektif yaklaşım\'\' diyorum.. 




 



 

Bu yazı 4705 defa okunmuştur .

Son Yazılar