Deprem
Sümeyye Gergerlioğlu

Sümeyye Gergerlioğlu

Deprem

25 Ekim 2011 - 18:47

                    Aylardır ülkenin içinden geçtiği darboğazdan etkilenmiş her insan gibi söz söylemeye,yazmaya mecali kalmamış bir haldeyim.
Son çukurca saldırısında ise bu konuda herşeyin iyi olacağına,tarafların birbirini  anlayacağına, bu meseleyi aşacağımıza dair inancım derin bir çukura düştü..
Bir süredir haber izlemiyorum. 


 Birkaç gün önce eşim aradı,deprem olmuş duydun mu dedi.Yaa dedim,pek de umursamadım açıkçası çünkü sadece batıda can kaybı olacak büyük deprem olur sanırdım.Sonra haber fragmanlarından yine aynı cümleyi duydum. \"SESİMİ DUYAN VAR MI?\" Yeniden hatırladım;

1999,Ağustos,izmit,geceyarısı,uyumuşuz...
Uykudan tarif edilmez bir uğultuyla ve sallanarak uyandım,doğrulmaya çalışarak camdan dışarı baktım kıpkızıl bir gökyüzü ve dalgalanan bir yeryüzü. lise son sınıfa gidiyorum, durumumu şöyle açıkladım,alem değiştirmiştim.Sonra evde annem,babam kapı çerçevelerine tutunarak bir yandan kelimeyi şahadet getiriyor bir yandan yavrum kalkın deprem oluyor diye bağırıyorlardı.Kalktım, düşmemeye çalışarak bir açılan bir kapanan çekmeceden bir tülbent aldım, apartmandan en son ben çıkmışım.

İnanılmazdı..Mahşer yeriydi.Gece saat 3 de sokaklarda yarı çıplak bir sürü insan,hiç ışıksız,nereye gittiğimizi bilmeden,sadece adım atıyoruz,
Kimse kendine gelemediğinden daha deprem kritiği bile yapılamıyor, konuşulmuyor, bellibelirsiz inlemeler ağlamalar var sadece. İnsanlar sessiz, şaşkın ve korkuyla yürüyorlar..
Ağustos ayı, çocuk parkında sabahlıyoruz. Sabah olunca herşey düzelir diye düşünüyorum.Sabah oluyor, hiç bir şey düzelmiyor.
Telefon yok, tv yok, yollar kapalı. Paranın-pulun, makamın-mevkinin hiç ama hiç birşeye yaramadağı bir zaman dilimiydi o saatler.
Milattan önce gibiydi,ne kadar çaresiz ve aciz kalmıştık..

Diğer mahalledeki bazı apartmanlar yerinde yoktu
yerlerinde biraz inşat artığı gibi şeyler vardı. Haberler gelmeye başladı,yüzlerce kişi önce sonra binlerce kişi dediler,ölmüş..
Babamın arkadaşı eşiyle birlikte vefat etmişler aynı odadaki bebekleri kurtulmuştu.Benim dünyalar şirini arkadaşım Şeyma gitmişti.

Önce haftalarca çadırda sonra sınıf atlayıp 4 mt barakalarda kaldık günlerce.Bu günlerden birinde elzem birşey almak için hasarlı evimize girdim.4.7 lik bir artçıya yakalandım.Asıl depremdeki soğukkanlılıktan eser yoktu tabi,ustteki 3 kat betonun altında sıkışarak,boğularak can verebilirdim.Dizlerim çözüldü,can bir kuş oldu çırpındı içimde.
Çıktım dışarı.Sonraki yıllar enkaz altından kalan,çıkan kaybolan yüzlerce depremzede hikayesi dinledim. Depremin \'sallanırız biter\' birşey olmadığını o günlerde çok iyi anladım.

\"Sesimi duyan var mı?\" cümlesiyle yenide hatırladığım günleri ayrıntıları atlaya atlaya, özet anlatmaya çalıştım.Gelelim bu güne;
Geçen sene gittik Van\'a.Giderken biraz kuşkuyle gittim,
değecek miydi ki onca yola? Değdi,Van gölü masal gibiydi 3 gün hiç aklımdan çıkaramadım bazı yolüstü manzaralarını.
Keşke herkes görse diye geçirdim içimden sonra da inşallah kimse farketmez buralarıda böyle özgün ve bakir kalır dedim.

Ve şimdi Van yaşayacak o travmayı.En kötüsü enkaz altında ve başında hala umutla bekleyenlerin hali..Sırada keşkeler var,deprem zamanının öncesine dönüp dönüp;oğlunu, kızını,annesini,arkadaşını oradan çıkardığını hayal etmek,keşke keşke diye dolanmak var.Ateş düştüğü yeri yakacak.

Enkaz altından can umudu kesildikten sonra ise yapılacak,konuşulacak çok şey var..Başta bu yapıları yapanların, denetlemeyenlerin, ihmalden değil cinayetten yargılanmasını istemek gibi.
Sonra Van\'a olan bu maddi manevi ilginin bölge insanının hayat kalitesine artırmaya yönelik kullanmak gibi..

Ve bu arada şimdilerde bir tartışma var.Biriler sosyal medyada \"Orada Kürtler var yardım etmeyelim ya da hakettiler\" türü görüş bildiriyorlamış
Aman ne ayıp yapmışlar.Bu ayıptır ama bunu bu kadar yaygarayla gündeme taşımak bir o kadar ayıptır.
Facebookta Türt ve Kürt faşistlerin yazdığı mesajlarda hayatımda duymadığım kadar adi küfürleri tek mesaja sığdıranlar mevcut..
ee yani? Bu insanlar üzerinden mi konuşacağız?

Ayrıca şimdiden söyliyeyim,deprem yardımları çokça suistimal edilecektir.Bir kişi alamazken biri 3 ayrı yerdesıraya girip alacak,
istif yapacak,sonra da en çok o bağıracaktır yardım gelmedi diye..Heryerde olur bu tip insanlardan, insanoğlu topraktan, ama bazıları çok daha çabuk çamur oluyor,bunlar yüzünden provoke olmamak lazım diye söylüyorum.

Şimdi son olarak resme geniş açıdan bir bakarsak,canım Türkiyemin insanlarını görüyoruz bu resimde.
Kurtarma ekipleri çok organize,olağanüstü işler başarıyor,İnsanlar deli gibi çırpınıyorlar ne gönderebiliriz ne yapabiliz diye.
Yardım için bir koli götüren birine bir inşaat işçisinin 2 kalıp sabun eklemesine ne dersiniz,
ya da bir taksicinin yardım duyurusuna hemen katılabilmek için üstündeki ceketi çıkarıp vermesine ?
Kadıköy belediyesinin topladığı yardımları paketlemek için ihtiyacı olan kolileri, kağıt toplayarak geçimini sağlayan sokak çocuklarının getirdiklerini biliyor musunuz?
Bırakalım da şu kardeşlik,insanlık yağmuru biraz yağsın içimize..
Sonra çok istersek kavgaya devam edebiliriz ama şimdi insan olduğumuzu hatırlama zamanı..

Bu yazı 6956 defa okunmuştur .

Son Yazılar