Modern zaman köleleri
Sümeyye Gergerlioğlu

Sümeyye Gergerlioğlu

Modern zaman köleleri

21 Aralık 2009 - 13:20

Bursadaki madende,çaresizlikten başka hiçbirşeyle açıklanamacayacak ilkel ve insafsız koşullarda çalışan 19 adam göz göre göre öldü.   Bu konuyla ilgili duygu ve düşüncelerimi çok net olarak ifade eden bir yazı okudum,yazıda diyordu ki;   19 adam 1 Münevver etmedi   Tuhaf bir şeklide “normal” kabul edildi 19 işçinin maden göçüğü altında kalıp ölmesi. Bir iki manşet, üç beş röportajı, bir iki köşe yazısı...

Hani “orada ölenleri kendi ağam, kendi kardeşim kabul ediyor ve sorumluları cezalandırılıncaya kadar bu işini peşini bırakmıyorum rum rum!” yeminleri?

Hani “nereye gidiyor bu gençlik” sitemleri?

Hani “analar babalar çocuğunuzun çalışmak zorunda kaldığı işe dikkat edin” uyarıları?

Hani “psikopat bir maden ocağını tanımanın on altın yolu” listeleri?

19 işçi Münevver’in onda biri bile etmedi.

Saçının teli bile edemedi.

***

O insanlar çok uzak bize. Başka dünyaların, başka galaksilerin insanları.

Ölür onlar. Arada böyle onar, yirmişer gider onlar. Madende ölürler, selde ölürler, kamyon devrilir ölürler..

Patlayan kuran kursu olsaydı Konya’daki gibi, biraz daha ilgi çekecekti ama heyhat! İçinde ideolojik bir şey de yok.. “İrtica işte efendim irtica” diye çın çın ortalığı çınlatabileceğin..

Bildiğin maden ocağı, bildiğin fakir, bildiğin Türkiye... Halbuki gericilikse al sana en gerisinden bir maden ocağı. En gerisinden bir enerji kaynağı..

Ama bu konuları yazıp oynayabileceğin bir tribün yok. Gazete okurları arasında kaç kişi vardır ki maden ocağında çalışan veya kocası, babası, ağbisi, kardeşi maden işçisi olan?

O vakit kim goygoylayacak seni? Kim “Cumhuriyetimizi çok güzel korudunuz hanfendi, sağ olun var olun” diyecek?

Cumhuriyet’in cumhuru pek kimsenin umurunda değil.

Dağdaki çoban işte di mi Aysuncuğum?

***

Halbuki sorulması gereken şu:

2010 Türkiye’sinde, milyon yıl önce ölmüş bitki ve hayvan cesetlerini bilmem kaç metre derinlikten 200 yıl öncesinin teknolojisi, ilkelliği ve güvensizliği ile çıkarmak yerine...

O işçilerin yer yüzünde, temiz temiz koşularda güneş paneli ve rüzgar türbini üretiyor olmaları gerekmez miydi?

Ve insanlarımızın, kömür yakmak ve kömür yakılarak elde edilen elektrik yerine güneş panelinden elde edilen elektriği kullanmaları (ve bu sayede pis bir havaya da mahkum olmamaları) gerekmez miydi?

Şu an gidin herhangi bir ilçeye nefes alamazsınız. Kirli havadan büyük şehirler kurtuldu sadece. Onların havası da kömüre geri dönenler sayesinde yine bozuluyor.

Bütün dünya harıl harıl güneş panel üretiyor. Güneşi olmayan Almanya mı istersinsiniz, Hindistan mı, şu hep kıçı kırık diye dalga geçmeye çalıştığımız Yunanistan mı. Ve pek tabi ki Çin.

Ve işin güzel tarafı güneş panelinin ham maddesi silikon.

Peki silikon nedir?

Silisyum ve oksijenin bir araya gelmesi.

Peki silisyum en çok nerede bulunur?

Deniz kumunda!

Yani? 3 bir tarafımızda olan şeyde!

E güneş de var!

E öyleyse niye şakır şakır güneş paneli üretmiyor ve kullanmıyoruz?

Çünkü vatanımızı çooook seviyoruz.

Hükümetiniz bilinmeyen nedenlerle yenilenebilir yani temiz enerji yasasını çıkarmıyor.

Vatandaşı temiz enerji üretmeye ve tüketmeye yönlendirilmiyor.

Üreticiyi güneş panel veya rüzgar türbini üretmeye yönlendirmiyor.

Gidiyor Antalya’ya ya BİLE doğalgaz bağlıyor.

Gidiyor bizi Rusya’ya mahkum ediyor.

Ve sonra insanlarımız maden ocaklarında ayda 600 lira için ölüyor.

***

Ben diyorum ki biz çok sevdik bu vatanı, artık daha fazla sevmeyelim. Anladığım kadarıyla aşırı sevgiden maraz doğuyor ve ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Sevmeyince belki daha mantıklı oluruz. Belki bu kadar merhametsiz ve acımasız olmayız vatan topraklarına karşı. Mutlu Tömbekici/21.12.2009

Bu yazı 4941 defa okunmuştur .

Son Yazılar