Öğretmen
Sümeyye Gergerlioğlu

Sümeyye Gergerlioğlu

Öğretmen

23 Kasım 2012 - 00:15

İlkokul öğretmenim yaşıyormu bilmiyorum,kendisi tam bir psikopattı..
Üzerinden yıllar geçmiş ama silinmeyecek izler bıraktı bizlerde..
Soru sorduğunda bilemeyen bir öğrenciyi tekmeleyerek yere yatırdığını kaşık kadar çocuğun kasıklarına defalarca tekme attığını,bir başka seferde yine cevabı bilemediği için saçı don lastiğiyle bağlanmış Tülayı
kuyruğundan tutup kafasını defalarca Allah yarattı demeden, taak taak sıraya vurduğunu ne yazık ki hiç unutmadım.

Başka bir gün bizden üst sınıflarda okuyan oğlu,bir çocukla kavga etmişti,bahçede hışımla peşinden koştu çocuğun
uçan tekmeyi ilk o gün gördüm ve evet yine çocuğun kasığına çalıştı tekmeleri..Öyle Allah ne verdiyse şeklinde değil
de tarzı vardı yani  dayaklarının..


Çok sahipsizdi çocuklar.
Babamdan dolayı sanırım, sınıfta ilişmediği 5-6 kişinin arasına girebilmiştim..
İlişmedi dediysem,yinede felek şaşırtan bir tokat anım var kendisiyle..
Ki o yıllar öğretmen hem sever hem döver aynı zamanda vurduğu yerde gül biter anlayışının hakim olduğu yıllardı...

Babası çok zengin bir galerici olan, filmlerde izleyip 'abartmışlar yahu bu kadar da olmaz' denilecek şımarıklıktaki Şuleye;- Şuşuu  sen yorulma kızım ben açarım der Şulenin kalemini alır,çöp tenekesinin başına gidip o kalemi açardı..Korku filmi değil anlattığım,bizim mini mini birler,çalışkan ikiler' yıllarımız

Terlikle okula gelen,aşırı bakımsız sınıf arkadaşlarım vardı,şimdi düşününce
 o çok zor hayat şartlarının içindeki çocukların, topluma karışmak,
 mutlu ve başarılı olmak umutları okula geldiklerinde yanan bir zayıf mum ışığı gibiydi..Bu mum ışığına tükürüldü..

Taşındık, başka bir okul; 4 ve 5 okuduğum öğretmenim; ultra ideolojik bir öğretmendi,din derslerini asla işlemez serbest zaman olarak
değerlendirirdi, padişahlara ağır hakaretler eder,oğlunun gittiği dershanenin çok şahane olduğunu mutlaka bizimde oraya gitmemizi
söylerdi sürekli..
İlkokul yıllarım böylece bitti..

Orta okulda matematik hocamız, yerli malı haftası kutlanırken bizim özenle getirdiğimiz pasta ve börekleri yanında getirdiği kurban poşeti gibi torbalara, görevlendirdiği bir öğrenci ile birlikte
abartmıyorum,hiç izin filan almadan sırayla tarla hasat eder gibi tüm getirdiklerimizi o torbaların içine karman çorman koyar sonrada evine götürürdü.
(Yıllar sonra bankada çalışırken evsiz kılıklı bir kadın
müdür yardımcımız tarafından kapıya kadar uğurlandı,
kadın gittikten sonra bize dönüp; -Hesabında 2 trilyonu var
bir öğretmen bu serveti nasıl yapar,üstü başı da gördünüz değilmi'dedi.
Bahsettiği o kadın,benim hasatçı matematik hocamdı..)
 
Ders sırasında kazak ören hocamız da vardı, öğrencisini taciz etmiş olan da,ders geçirme tarifesi olan da..
Yani pek kutsal işler yapmıyorlardı anlayacağınız..
Peki özetle, eğitim öğretim hayatım bu kötü örneklerden mı ibaret?Şükür ki hayır..
Özellikle lisede Beden,Resim,Tarih ve Edebiyat hocalarım karakterlerinden kaynaklanan kaliteyle; aklımda ve gönlümde iz bırakmış,ufuk açmış,örnek olmuş minnet ve şükranla andığım insanlardır..

Öğretmenler günü münasebetiyle yığınla 'öğretmenim,canım benim' yazısı-etkinliği olacak.
Daha fazla hatırlanmak ve sevgi,saygı görmek haklarıdır...
Ama hepsinin değil,hatırlatmak istedim...

Çocukların kendilerine değerli birer emanet olduğunu bilen,çocuklara,gençlere değer katan,
emek veren,insan hayatında  çok kritik bir görev yaptığının farkında olan,
bazı ailelerin hiç ilgilenmeyip okula saldıkları çocukların gençlerin en problemli halleri ile meşgul olan,çocuğa sahip çıkma sınırını aşıp,çocuğunun hatalarının tek sorumlusu olarak öğretmeni gören hadsiz velilerle uğraşan,benim yabancısı olduğum nice fedakarlıkları yapan,öğrencilerini(bazıları için 'çocuklarını')seven,sayan, onlara yol açmaya,umut olmaya çalışan değerli öğretmenlerimizin,-başta canım babam olmak üzere-
Öğretmenler Gününü en derin saygı ve sevgilerimle kutlarım..

Burdayım; http://nefaset.blogspot.com/ .

Bu yazı 8766 defa okunmuştur .

Son Yazılar