Çekilme Nasıl Olacak?
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Çekilme Nasıl Olacak?

16 Nisan 2013 - 09:13

 

      Akil insanlar bölge ziyaretlerine başladı. Bu ziyaretler çerçevesinde barış süreci ile ilgili halkın nabzını tutuyorlar bir anlamda. Yaptıkları çeşitli toplantılarla hem sürecin önemine dikkat çekmek hem de halkın beklentilerini dinlemek. Seçilen kişiler önemli şahsiyetler ve her biri kendi alanında kendisini kanıtlamıştır. Her ne kadar bazı kesimlerce eleştirilirlerse de bunların bu sürece verecekleri veya katacakları birçok şey olacaktır. Bu grubun içinde belki daha farklı şahsiyetler de olabilirdi. Örneğin İsmail Beşikçi, Kemal Burkay, Mustafa İslamoğlu, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal v.b. Belki de teklif edilmiştir fakat kabul etmemiş de olabilirler.

      Şu ana kadar birçok yerde yaptıkları çeşitli toplantılarda izlenimler olumlu yönde.   Zira birçok kesim desteklerini sunmakta. Bir iki yerde de protestolar yapıldı. Bazen insan kendini alamayıp şu soruyu sorabilir. Acaba bu barış sürecine karşı tavır koyanlar bu ülkede kanın akmasını mı istiyorlar? Kanımca hiç kimse bunu istemez. Süreci iyi okumadıklarını düşünüyorum. Bu topraklarda eşitliğin ve kardeşliğin yeniden tesisi bu ülkenin kazancına olur. Şu 3-4 aylık zaman diliminde konuşulan barış sürecinin sonuçlanmamasına rağmen tek damla kanın akmaması bile büyük bir kazanç değil midir? Geçen yılın bu aylarında her gün cenazeler vardı bu ülkede. Ama şimdi! Ve eğer bu süreç olumlu bir şekilde sonuçlanırsa artık ne Türk aileler ne de Kürt aileler kaygılanmayacak.

      Akil insanlar gittikleri bölgede daha önce yaşamını yitirenlerin ailelerini ziyaret edip taziyelerini de sunuyorlar. Ayrıca onlardan destek de bekliyorlar. Güneydoğu Anadolu grubu daha önce Diyarbakır Lice’de çobanlık yaparken havan mermisinin patlaması sonucu yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ailesini ziyaret etti. Geçenlerde Ceylan Önkol’un davası takipsizlikle sonuçlanmıştı. Yani sorumlular bulunamadı. Tıpkı 9 sene önce babasıyla beraber Kızıltepe’de evinin önünde öldürülen Uğur Kaymaz ve babasının davası gibi. O olayda da sorumlular aklanmıştı. 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın bedenine 13 kurşun isabet etmişti. Ve Ceylan’ın annesi Akil adamlar grubuna şu cevabı veriyordu; bu süreci destekliyoruz ancak kızımın katilleri de bulunsun ve cezalandırılsın. Size de söylüyorum tıpkı daha önce devlet büyüklerine söylediğim gibi Ceylan sizin kızınız olsaydı ne yapardınız? Evet, çok hüzünlü ve çok acı bir soru. Sahi, bizler hiç düşündük mü Ceylan veya Uğur bizim evlatlarımız olsaydı ne yapardık?

       Bu arada Roboski olayı da açıklığa kavuşmadı. Kamuoyuna açıklanan raporda olayın kasten yapıldığına yönelik olarak herhangi bir bulguya rastlanılmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır denildi. Dolayısıyla kasten yapılmadığı için kimsenin cezalandırılmasına da gerek yoktur!

       Süreç ilerliyor. Gündemde PKK’nin sınır dışına nasıl çekileceği, yani silahlı mı yoksa silahsız mı konusu var. Bunun için net bir yol ve yöntem yok. Kandil silahsız çekilmeye direniyor gibi gözüküyor. Daha doğrusu yasal güvence istiyor. Hükümet ise silahlarını bırakıp çıksınlar diyor. Hatta Başbakan geçenlerde bir televizyon programında; silahları toprağa mı gömerler başka türlü mü yaparlar bilemem. Fakat silahları bırakıp yani silahsız bir şekilde çıksalar, operasyonların yapılmayacağı garantisini verdiklerini söyledi. Aslında çekilmenin silahlı veya silahsız olmasından ziyade bu silahların ne olacağı sorusu akla geliyor. Bu adamlar silahları bir yerlere gömüp öyle mi çıkacaklar yoksa gidip bir karakola silahları teslim edip mi çıkacaklar? İkinci seçenek yasal olarak mümkün değil. Çünkü silahı teslim alıp sonra serbest bırakan yetkili yasalar nezdinde suç işlemiş olur. Ya da diğer seçenek, silahlar bir yerlere gömülüp öyle çıkıldı diyelim. Bu silahlar içinde patlayıcılar da var. Peki, bunlar patlarsa oralarda çobanlık yapanlar veya gayri ihtiyari oralardan geçenler öldü, bunun sorumlusu kim olacak? Bilmiyorum ama devlet büyüklerimiz herhalde bunu da düşünmüşlerdir.

     Şu ana kadar herhangi bir çekilmenin olmadığını da belirtelim. Çünkü netleşmeyen bazı konular var. Silah meselesi, dağdaki militanlarla ilgili nasıl bir formülün düşünüldüğü, bunların ne olacağı gibi… Öcalan’ı ziyaret eden 5.BDP heyeti önümüzdeki günlerde Öcalan’ın bu konu ile ilgili birkaç gün içinde bir mektup ile kamuoyuna açıklama yapacağını duyurdular. Tabi, Kandil’in bu konuda ikna edilmesi gerekir. Özellikle daha önceki röportajlarında Murat Karayılan’ın, orta kademeyi bu konuda ikna etmemiz biraz zor olacak ve zaman alacak demesi aslında bu konunun ne kadar da önemli olduğuna işaret ediyordu. Fakat daha önceden de söylediği gibi Öcalan’ın vereceği bütün kararlara da uyacaklarını belirtiyordu. Umarım en kısa zamanda en uygun yol bulunur.

Bu yazı 5539 defa okunmuştur .

Son Yazılar