Demokratikleştik Mi?
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Demokratikleştik Mi?

06 Ekim 2013 - 18:17

Merakla beklenen paket açıklandı. PKK önderiyle başlatılan barış görüşmeleri ve ardından PKK gerillalarının ülke dışına çekilmesiyle devam eden sürecin, hükümet tarafından nasıl bir paketle karşılık verileceği kaç zamandır merak ediliyordu. Zira Abdullah Öcalan’ın Amed Newrozunda okunan mektubu silahlı mücadelenin miadını doldurduğu ve bundan sonraki süreçte demokratik zeminde ve demokratik siyaset yöntemiyle hakların mücadelesinin yapılması gerektiğini açıklamıştı. PKK de buna mukabil silahlı unsurlarını çekmeye başlamış ve Öcalan tarafından verilen talimatlara aynen uyacağını açıklamıştı.

 

Hükümet de bu olumlu adımlara karşılık sadece Kürtler için değil bütün kesimleri kapsayacak bir demokratik paketin hazırlıklarına başlamıştı. Çünkü bu ülkenin sırtında kambur gibi duran inançlı kesimlerin, Alevilerin sorunları ve özellikle başörtüsü yasağı gibi çağdışı yasakların artık üçüncü dünya ülkelerinde bile ayıp sayılan bu yasağın kaldırılması da Kürt Sorunun çözümü kadar önemliydi.

 

Paket açıklandı fakat tartışmaları da beraberinde getirdi. Kimisine göre paketin içi boş, seçim yatırımı ve oyalama taktiğinden başka bir şey değil, kimisine göre mükemmel, kimisine göre hükümet PKK’ye boyun eğmiş ve onların isteklerini yerine getirmiş dolayısıyla hükümet bu ülkeye ihanet etmiştir, kimisine göre de yetmez ama evet.

 

Başbakan paketi ilk açıklarken en başta şu cümleleri sarf etmişti ‘’ Ne ilk ne de son pakettir. Değişen dünya konjonktürüne ve halkların ihtiyaçlarına göre daha sonra yeni adımlar da atılacaktır. Bu paketi bir son nokta olarak görmediklerini siyaset bir hak arama yöntemi olarak güç kazandıkça bu reformların devam edeceğini ‘’ söyleyerek bir anlamda bu paketin bazı hakların eşiği sayılabilecek – en azından ben böyle bir anlam çıkarıyorum - bir paket olacağı mesajını vermekteydi. Belki de paketin içeriğinden çok, bu açıklamanın daha fazla önemli olduğunu söyleyebilirim. Fakat bazı taleplerin özellikle temel hak ve hürriyetler eksenindeki hakların zamanı çoktan geçmiş durumdadır. Örneğin anadilde eğitim hakkı gibi…

 

Pakete şöyle bir baktığımızda, bomboş demek insafsızlık olabileceği gibi ihanet paketi olarak görmek de insafsızlık olur. Aynı şekilde yeterli görmek de hakkaniyete ihanet olur. Paketin eleştirilebilecek tarafları elbette ki vardır. Fakat olumlu tarafları da mevcuttur. Örneğin andımızın kaldırılması, başörtüsü yasağının kalkması çok önemlidir. Yine isteyen istediği dilde siyasi propaganda yapabilmesi, Q,X,W harflerinin kullanımı ve köy isimlerinin iade edilebilmesi önemli gelişmelerdir. Demokratikleşme konusunda atılan önemli adımlardır. Fakat özel okullarda anadilde eğitimin serbest olması yani bir başka değişle ana sütü gibi helal ve en temel insani bir hakkın parayla satın alınması da demokratikleşmeye ve hakkaniyete aykırı bir durumdur. Zira dünyanın hiçbir yerinde Kürtlerden başka anadilini parayla öğrenen veya anadilinde eğitim görebilecek hiçbir halk yoktur.

 

TMK ve TCK’da da değişiklerin yapılması gerekiyordu. İnsanların birçoğu bu iki kanundan dolayı çok mağdur ediliyorlar. Siyasi fikir ve söylemlerinden dolayı bugün binlerce insan cezaevinde yatmaktadır. Bir kere bu ülkede siyasi fikir ve düşünce özgürlüğü sağlanmadığı sürece tam bir demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla bazı konularda atılan adımlar önemli olsa da bazı kemik şeyler değişmediği sürece değişiklikler çok da yerine oturmuyor. Bunun adına belki yarı demokratikleşme diyebiliriz.

 

Kürtlerin büyük umutlar bağladığı bu paketin onları çok da memnun ettiğini söyleyemeyiz. Zira bu paketten KCK tutuklularının serbest bırakılması ve anadilde eğitimin yapılabilmesi beklentileri vardı. Anadilde eğitimin olmayacağını paket açıklanmadan önce belli olmuştu. Fakat en azından tutukluların ki buna milletvekilleri de dâhil serbest kalacağı beklentisi vardı. Maalesef o da gerçekleşmedi. Dolaysıyla beklentilerin bir kısmı boşa çıktı.

 

Yine bu paketin eleştirilen taraflarında bir tanesi de paketin hazırlık sürecinde hiç kimseyle görüşülmemesi yani sadece hükümetçe hazırlanması idi. Çünkü pakete akil insanlardan da tepkiler vardı. Belli ki onların verdikleri raporlar da pakette pek de yer almadığı gibi görünüyor. Alevi vatandaşların hakları konusunda da herhangi bir açılım olmadı. Gerçi Başbakan bu konuda çalışmalar devam etmektedir dedi fakat Alevi vatandaşlar da sanki hayal kırıklığına uğradıklarını söylüyorlar.

 

Yine de umudumuzu kaybetmeyelim diyorum ve bu paketin bazı haklar için bir eşik olduğunu kabul ederek demokratik zeminde mücadeleye devam etmek gerektiğini düşünüyorum.

 

EM DIBÊJIN JI HER KESÎ RE U JI HER TIŞTÎ RE AZADÎ…

BİZ DİYORUZ Kİ HERKESE VE HER ŞEYE ÖZGÜRLÜK…             

Bu yazı 5157 defa okunmuştur .

Son Yazılar