Filistin'den Rojava'ya
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Filistin'den Rojava'ya

18 Temmuz 2014 - 15:46

 

Yine İsrail yine vahşet yine katliam yine insanlık dışı bir savaş ve yine yalandan sebeplerle Gazze’ye saldırı, bu mübarek Ramazan ayında…

 

Bunlar Yusuf’u kuyuya atanların soyundan geliyorlar. Ardından Yusuf onları affetti fakat Mısır’a yerleştikten sonra tekrardan Allah’ın kendilerine yaptığı lütfu unuttuklarından dolayı köle durumuna düşmüşlerdi. Firavun ve ahalisi onları insan yerine koymazken Allah yine onlara lütfunu gösterdi, Musa ve kardeşi Harun’u peygamber olarak onlara gönderdi. Musa onları Firavundan kurtarmaya çalışırken bile yani Kızıldeniz’e doğru ilerlerken Firavunun ordusunu gördüklerinde Musa’ya sitem ediyor ve kendilerine yapılan zulme razı olduklarını Musa’ya söylüyorlardı. Oysa Firavun onların erkeklerini öldürüyor ve onlara insanlık dışı muamelede bulunuyordu. Derken kurtuldular, Allah’ın kendilerine yemek ve su göndermelerini, yoksa çölde yürüyemeyeceklerini söylediler. Musa’nın dualarıyla bu istekleri de yerine getirildi. Filistin’e girmeleri söylendi onlar ise Musa’ya hayır sen ve Rabbin gidin savaşın biz sonra geliriz dediler. En sonunda onların bu her türlü isyanı ve sapıklıkları yüzünden Allah onları cezalandırdı ve 40 yıl boyunca çölde başıboş kaldılar. Daha sonra da Allah (C.C) onlara nice peygamberler gönderdi. Davut, Süleyman, Zekeriyya, Yahya, İlyas, İsa… Şüphesiz Kuran-ı Kerim’den öğrendiğimiz kadarıyla dünya üzerinde Allah’ın en çok peygamber gönderdiği kavim Beni İsrail kavmidir. Dört büyük kitaptan üçü onlara gönderilmiş. Sebep ise çok asi bir kavim olmalarından dolayıdır. Fakat en son Allah da onları lanetlemiştir. Zira hiçbir zaman yapıcı, barışçı bir kavim ve Allah’a iyi kul olamadılar.

 

Tarih onların iyi bir şey yaptığını yazmamıştır. Sadece Hitlerin onlara karşı yaptığı katliamın -ki hepimiz bu katliamı kınıyoruz- insanlık dışı bir hareket olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Başka da zaten herhangi bir mazlumluluk durumları olmamıştır. Sonra gelip Müslümanların başına bela oldular ve Ortadoğu’ya yerleşmeye çalıştılar.

 

Ve Filistin’de yıllardan beridir yaptıkları katliamın, zulmün haddi hesabı yok. Gazze’nin etrafını kuşatarak burayı açık hava hapishanesine çevirmiş, buralara herhangi bir insani yardımın gitmesine dahi izin vermemektedir. Dünyanın birçok ülkesinin yönetimlerinde kendi lobilerini oluşturmuş ve dolayısıyla yaptığı bu zulme de kimse ses çıkarmıyor/çıkaramıyor. Bir başka ifade ile bu gün dünyayı yöneten ülke ve bloklar İsrail’in bu şımarıklığına hiç biri tepki göstermediği gibi kendini savunma hakkı olduğunu söylemektedirler. Oysa ölen değil öldüren konumunda, işgal edilen değil işgal eden konumunda, zulüm gören değil zulmeden konumundadır.

 

Çeşitli bahaneler üretip her seferinde Filistinli mazlumların toprağını almaya çalışan ve ele geçirdiği yerlere kendi insanını yani Yahudileri yerleştirerek yayılmaya çalışan ve her yaptığını da meşru gören İsrail, Hamas’ın en ufak bir hareketine karşı her seferinde Gazze’ye saldırarak yüzlerce sivil insanı katletmektedir. Başbakanımızın dediği gibi Hamas’ın attığı roketlerle kaç tane israilli ölmüştür de Gazze’ye havadan ve karadan saldırıyorsun ve bu kadar mazlum insanı katlediyorsun? Ne zaman yeni yerleşim birimlerini açmak isterse sudan sebepler bularak Filistin toprağına saldırıyor ve birçok Filistinlinin evini bombalarla, iş makineleriyle yıkıyor ve onları öldürüyor. Yetmiyor plajda oynayan çocukları da bombalarla öldürüyor. (Bu en son Kara harekâtının başladığı gün aynı aileden 4 çocuk plajda oynarken israilin bombalaması sonucu hayatlarını kaybettiler.) Ve bu en son harekâtta havadan ve karadan başlattığı operasyonla Gazze’yi yoğun bir şekilde bombalıyor ve çocuk, kadın, demeden öldürüyor. Fakat Türkiye dışında hiç kimseden tepki mahiyetinde çıt yok. İngiltere; kendini savunma hakkı var diyor, Fransa sadece endişeliyiz diyor, Birleşmiş Milletler israil sivil ölümlerin önüne geçmeli diyor, hepsi de böyle cılız açıklamalar. Arap Birliği, Avrupa Birliği neredesiniz? Ey Arap ülkeleri ve ey İslam ülkeleri bir İslam aliminin dediği gibi her bir vatandaşınızın bir kova su dökmesini sağlamış olsaydınız bu gün israili sel götürürdü yani israil diye bir siyonist ülke olmazdı. Fakat israilin varlığı birçok Arap ülkesinin hesabına geliyor.

 

İsrailin, Filistin topraklarına saldırıp mazlum insanları öldürdüğü gibi Işid denilen ve kendine müslümanım diyen bu örgüt de Rojava’da mazlum Kürt halkına saldırıyor ve onları öldürüyor. Yine Işid, Irak’ta sünni olmayan Müslümanları katlediyor ve yerinden yurdundan ediyor. Peki, soruyorum, bunların yaptığının İsrailin yaptığından bir farkı var mıdır? İsrail de mazlum Filistinlilerin toprağına giriyor Işid de mazlum Kürt halkının toprağına girmeye çalışıyor. İsrail mazlum Filistinlileri suçsuz bir şekilde öldürüyor, Işid de mazlum Kürt halkını Rojava’da öldürüyor. Yani Yahudi de Müslümanları öldürüyor, Müslüman da müslümanı öldürüyor. Ve şimdi bir daha soruyorum hakkaniyetli ve adaletli olan bir müslüman veya herhangi bir insan hem Filistine hem de Rojavadaki zulme tepki göstermesi gerekmez mi? Zulmü kim yaparsa yapsın zulüm, zulümdür ve her Müslümanın zulme tepki göstermesi gerekir. Onun için bütün İslami kesimler bu tür konularda hassas, hakkaniyetli ve adaletli olmalılar.

 

Ve şimdi de Işide soruyorum; Ey Işid, madem sen bu kadar Müslümansın, hazır Irak’ta birçok yeri ele geçirmiş ve ağır silahlar da elde etmişsin, gücün de çok ve İslam için savaştığını söylüyorsun peki neden Filistinli mazlum kardeşlerimize yardıma gitmiyorsun? Bu mazlumlar İsrail zulmü altında inim inim inliyorlar neden israilin bu zulmüne dur diyemiyorsun? Yoksa sen de Amerikan ve İsrailin İslam ümmetinin başına getirilmiş bir bela mısın? Sadece müslümanların yaşadığı topraklara saldırıyorsun oralarda show yapıyorsun. Bir de israil meydanındaki showunu görelim.             

 

Allah bütün mazlum insanların yardımcısı olsun. Filistinli kardeşlerimize sabırlar versin. Onların ve Rojava’dakilerin direniş gücünü artırsın. Ve Allah bütün zalimlere lanet etsin… 

 

 

 

Bu yazı 6132 defa okunmuştur .

Son Yazılar