Kurultay, Kongre Ve Yeni Başbakan
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Kurultay, Kongre Ve Yeni Başbakan

21 Ağustos 2014 - 14:30

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri bitti bitmesine fakat etkileri devam ediyor. Özellikle ana muhalefet cephesinde işler pek de iyi gitmiyor. İstenilen oy oranına ulaşılamaması ve oy sayısındaki düşüş, CHP içinde kavgalara sebep oldu. Özellikle ulusal kanat diye adlandırılan kesim seçimden hemen sonra genel başkanlarını eleştirerek acilen olağanüstü kurultaya gidilmesi yönünde açıklamalarda bulundular. Tabi ki genel başkan da hodri meydan dedi.

 

Ana muhalefet partisi lideri, genel başkan olduğu günden beri aslına bakarsanız pek de rahat edemedi. Zira partiyi dönüştürmeye çabaladıysa da parti içindeki ulusal kanat hemen dur! dedi. Bu seçimlerden sonra da ulusal kanat parti içindeki ağırlıklarını hissettirmeye çalışarak biz hala buradayız mesajını verdiler. Çünkü çatı adayın sağ kesim kökenli olmasını hazmedememişlerdi. Anlaşılan o ki çatı aday belirlendiğinde ses çıkarmamışlardı ve seçim sürecinde herhangi bir çalışmada bulunmamışlardı. Bunu da genel başkan söyledi zaten. Belki de bilerek çalışmayıp oy oranın düşük çıkmasını da isteyerek bunu fırsata çevirmeyi düşündüler. Ve seçimde alınan oy oranı onları harekete geçirdi. Karşı çıkanların yani kurultay isteyenlerin çoğunu genel başkan kendisi partiye getirmişti ve onları partiye getirmekle hata ettiğini yine genel başkanın ağzından duyduk.

 

Ulusal kanadın bir handikabı var. O da konjonktürü iyi okumamalarıdır. Dünyada artık bazı zihniyetlerin ve politikaların iflas ettiğinin hala farkında değiller. Kaldı ki Türkiye’deki realitelerin de hala farkında değiller. Örneğin daha önce kendi milletvekillerinden biri Türklerin ve Kürtlerin eşit ve eşdeğer olduğunu bana kabul ettiremezsiniz demişti. Ama maalesef parti içinde ona karşı çıkan pek olmamıştı. Yine başka birisi Kur’an’daki ölüm ayeti ile ilgili sinir bozucu demişti.

 

Gelelim iktidar kanadına. Onlar da Başbakanın, Cumhurbaşkanlığına seçilmesinden dolayı şimdi hem kongreye gidip genel başkanlarını seçecekler ve hem de seçilecek genel başkanın Başbakan olmasını sağlayacaklar. Hem parti genel başkanı hem de Başbakan olacak kişinin şüphesiz Sayın Erdoğan’la frekanslarının uyuşması ve uygulanan politikaların kendileri açısından devam etmesi –gerek iç gerek dış politika- gerekir. Ayrıca Sayın Erdoğan’ın anayasadan kaynaklı tüm yetkilerimi kullanırım demesi yeni başbakanın kendisine yakın olmasını daha da önemli hale getirmektedir.

 

Ve kongrenin yapılacağı tarihin Abdullah Gül’ün görev süresinin bitiminin bir gün öncesine yani 27 Ağustos’a alınması daha önce partinin yeni genel başkanı Abdullah Gül olacaktır diyenlerde şok etkisi yarattı. Abdullah Gül’ün de zaten öyle bir beklentisi vardı ve daha önce de partime döneceğim demesi bu beklentinin bir işaretiydi. Fakat olmadı çünkü Başbakanın daha önce yaptığı bir açıklaması vardı ve kişisel görüşünün partinin genel başkanı ile Başbakanın aynı kişi olması yönünde olduğunu söylemişti. Aslında Abdullah Gül’ün, olmayacağının da sinyalini vermişti. Zira Başbakan olacak kişinin milletvekili olması şartı var. Ve en son Sayın Gül’ün geçen gün verdiği resepsiyonda sitemlerini duyduk. Kırgın olduğunu da söyledi. Daha önce kullandığı partime dönerim ifadesini bu kez kullanmadı.

 

Ve yeni başbakanın da artık kesinleştiğini söyleyebiliriz. Ahmet Davutoğlu. Zira günlerdir konuşuluyor hatta hükümete çok yakın kişilerce konuşuluyor. Peki, neden Davutoğlu? Yukarıda da değindiğimiz gibi Sayın Erdoğan’la her konuda en çok uyuşan Davutoğlu’dur. Gerek dış politikada gerekse iç politikada ve özellikle cemaat konusunda hem fikir olduklarını söyleyebiliriz. Davutoğlu ismi kesinleşmiştir ki Sayın Gül de geçen günkü resepsiyonda; Sayın Davutoğlu’nu siyasete kazandıran benim, bakalım kendisini göreceğiz dedi. Belli ki Sayın Erdoğan, Davutoğlu’na çok güveniyor. Zira hem partiyi hem de Başbakanlığı ona emanet ediyor.

 

Bu arada siyaset kulislerinde konuşulan başka bir konu daha var. Dışişleri bakanının kimin olacağı ile ilgili ve en çok Mit Müsteşarı Hakan Fidan’ın adı geçiyor. Yine neden Hakan Fidan diye sorulabilir. Aslında Sayın Davutoğlu ile ilgili saydığımız nedenlerin aynısını sayabiliriz. Birbirleri ile her konuda uyuşabiliyor olmaları ve güven meselesi.

 

Görünen o ki kabinede de bazı bakanlar değişebilir. Örneğin Başbakanın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın adı da Başbakan yardımcısı olarak geçiyor. Bekleyip göreceğiz.     

  

Bu yazı 30396 defa okunmuştur .

Son Yazılar