Ortadoğu\'yu İyi Okumak
Yusuf Polat

Yusuf Polat

Ortadoğu\'yu İyi Okumak

15 Mayıs 2013 - 22:43

Türkiye iki bombalı aracın Hatay Reyhanlı’da patlatılmasıyla sarsıldı. Elliden fazla vatandaşımız yaşamını yitirdi. Onlarcası yaralandı.

 

Olaya ilişkin hükümet kanadından yapılan ilk açıklamalar Suriye rejimini işaret ediyordu. Zira daha önce de Cilve Gözü sınır kapısında buna benzer bir eylem yapılmıştı.

 

Suriye’de 2011’de başlayan iç savaşla beraber ve hatta daha önce Türkiye, diğer Arap liderlerin başına gelenin kendi başına da gelmemesi için reformlar yapması konusunda Esad’ı birçok kez uyarmıştı. Çünkü başlayan Arap baharı dalga dalga yayılıyordu ve bu dalga Suriye’ye de yetişmişti. Uyarılara kulak asmayan Esad’a karşı Türkiye muhalifleri açık bir şekilde destekledi. Hatta muhalif liderlere ev sahipliği yaparak birçok kez bir araya gelmelerini sağladı. Çok defa hükümet yetkilileri de bu toplantılara katılarak bir strateji belirlemeye çalıştılar. Yani bir nevi abilik görevini üstlendi.

 

Yine hepinizin bildiği gibi Suriye’deki iç savaştan kaçan yüzbinlerce insana Türkiye kucak açmış ve çeşitli yerlerde kamplar kurarak bütün ihtiyaçlarını karşılamış ve karşılamaya da devam etmektedir.

 

Türkiye, Esad’ın gitmesi ve muhaliflere açık desteğinden dolayı bir numaralı hedef haline geldi. Geçmişten beri gerek Suriye’de, rejime karşı olanlara ve dışarda rejime düşman olan kişilere yönelik sansasyonel eylemlere imza atan El-Muhaberat yani Suriye’nin resmi istihbarat servisi, gerek Cilve Gözü ve gerek Reyhanlı’daki kanlı eylemleri yapma olasılığı yüksektir. Aynı zamanda Türkiye’ye şu mesajı da vermektedir: Eğer içişlerime karışırsan ben de gelip senin topraklarında hatta gerekirse senin vatandaşlarından taşeronlar da bularak eylem yapabilirim ve bu kabiliyete de sahibim diyerek hala ayakta olduğunu söylemeye çalışmaktadır.

 

Soru şu; Türkiye nasıl oluyor da bunu göremeyip bu kadar istihbarat açığı veriyor? Sınır zaten yolgeçen hanına dönmüş, giren çıkan belli değil. Hem muhalifleri açıkça destekleyeceksin hem de bu tür eylemlere karşı tedbir almayacaksın. Suriye rejiminin girdiği bu sıkıntılı durumda bu tür eylemlerin yapılabileceğini bizim istihbarat örgütleri kestiremiyorlar mı yoksa gerçekten Muhaberat değil de muhalifler bu eylemi yaptırarak Türkiye’yi bataklığa mı çekmek istiyorlar? Bunun iyice düşünülmesi gerekir.

 

Türkiye, Ortadoğu’yu iyi okumalıdır. Ortadoğu’da söz sahibi olmak istiyorsa bunun bazı bedellerinin olacağını iyi bilmeli ve buna göre tedbirlerini almalıdır. Eğer büyük devlet ise veya olmak istiyorsa öncelikle kendi iç barışını sağlamalıdır. Başlayan barış süreciyle beraber Kürt halkının taleplerini iyi okuması gerekir. Sadece Kürtlerin değil aynı zamanda diğer etnik grupların ve inanç kesimlerinin taleplerini de iyi okumalıdır. Bu talepleri demokratik hamlelerle yerine getirirse sadece Ortadoğu değil dünyada söz sahibi olacaktır.

 

Dünyadaki birçok istihbarat örgütünün cirit attığı Ortadoğu coğrafyasında neyin ne zaman olacağı belli olmaz. Ortadoğu coğrafyası üzerinde birçok ülkenin emelleri var. Çünkü dünya petrolünün çoğu buradan karşılanmakta ve herkes bundan pay almak istemektedir. Ayrıca aynı zamanda semavi dinlerin merkezi olmasından dolayı da kutsal görülmektedir. Zira büyük peygamberlerin hepsi buradan seçilmişlerdir.

 

Tüm bunları üst üste koyduğumuzda Türkiye’nin ne kadar dikkatli ve uyanık olması gerektiği ortaya çıkıyor. Aksi takdirde kaybeder. Bir daha bu tür eylemlerin yapılmaması için sınırdaki istihbarat ve güvenlik zafiyetini bir an önce gidermeli ve böyle eylemlere karşı tedbirlerini üst seviyeye çıkarmalıdır.

Bu yazı 4453 defa okunmuştur .

Son Yazılar